Kadın kurtuluş mücadelesinin ortak zeminine dikkat çeken TJA’dan Rojda Bedia Akkaya ve Kırkyama Kadın Dayanışması’ndan Tülay Korkutan, 8 Mart’ta tüm kadınları eşitliği ve özgürlüğü savunmak için alanlara çağırdı
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, hazırlıkları sürüyor. Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) aktivisti Rojda Bedia Akkaya ile Kırkyama Kadın Dayanışması üyesi Tülay Korkutan ile kadın mücadelesinin gündemlerini, dayanışma zemini, mücadeleyi ortaklaştırma çabaları önündeki engelleri ve barış sürecinde kadınların rolüne ilişkin konuştu.
Kadınların sorunları ortak
TJA aktivisti Rojda Bedia Akkaya, kadınların yaşadığı sorunların ortak olduğunu belirterek, mücadele edilen sorunların başında ise erkek şiddeti, kadın katliamları, yoksulluk, kadın ve çocuklara yönelik cinsel suçlar geldiğini söyledi
Devleti en fazla korkuttuğu kesimin kadınlar olduğunu kaydeden Rojda Bedia Akkaya, “Dikkat ederseniz, faşizm bütün aygıtlarıyla devreye girdiğinde; ilk saldırdığı kesim kadınlar oluyor. Devletin bu saldırılarına karşı kendini savunan, örgütleyen bir kadın gerçekliği var. Mücadelemizi daha güçlü ağ ve ittifaklarla devletin oluşturduğu alanların dışına çıkaracağız” ifadelerini kullandı.
50 yıllık Kürt kadın mücadelesi
Kürt kadınların yaklaşık 50 yıldır özgün ve özerk bir örgütlenme modeli olduğuna dikkati çeken Rojda Bedia Akkaya, örgütlenmelerinin adı değişse de özü ve ilkelerinin değişmediğini söyledi.
Kürt kadın hareketinin esas aldığı felsefe ve örgütlenme sistemleriyle Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyayı etkilediğine işaret eden Rojda Bedia Akkaya, şöyle devam etti: “Bundan dolayı birçok kadın hareketi ile yollarımız kesişiyor, mücadele alanında ortak örgütlenmelere gidebiliyoruz. Örneğin; Türkiye’de Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, tam da barış mücadelesine dair birlikte oluşturduğumuz, kadınların ortak dayanışmasının, kolektif iradesinin, kolektif kararının aynı zamanda barışa dair sorumluluk bilinciyle ele aldığı bir mücadele zeminidir. Kadınlar Birlikte Güçlü, Dünya Kadın Yürüyüşü, EŞİK Kadın Platformu yine Kürdistan’da birçok kadın platformuyla sayısızca ortak kadın mücadele zeminimiz var.
8 Mart’a çağrı
8 Mart’a çağrı yapan Rojda Bedia Akkaya son olarak şunları söyledi: “Kadınlar olarak sürece dair ortak mücadele zeminlerini daha güçlü örme konusunda komünler sistemine öncülük etmekte önemli bir sorumluluğa sahibiz. Dolayısıyla tüm kadınları tam da 8 Mart mücadele zemininde tüm bu başlıkları birlikte konuşmaya, örgütlemeye, örmeye çalışalım.”
‘Dünyanın her yerinde kadınlar mücadele ediyor’
Kırkyama Kadın Dayanışması üyesi Tülay Korkutan da, dünyanın birçok yerinde kadınların yüzyıllardır süren eşitsiz koşullara karşı mücadele ettiğini belirtti.
Türkiye’de kadınların ortak mücadele hattında yan yana gelebildiklerini belirten Tülay Korkutan, “Mesela Türkiye’deki kadın hareketleri olarak, Kürt kadınların yaşadığı bir soruna çok hızlı bir refleks verebiliyoruz. Rojava’ya dönük bir saldırı olduğunda da hemen kadınlar örgütlendi. Aslında tüm bu tablo itibariyle Türkiye’deki kadın hareketleri gerçekten en dinamik yerde duruyor” diye belirtti.
‘Barış konuşulurken kadın iradesi başta olmalı’
Kadınların olmadığı bir barış sürecinden bahsedilemeyeceğine dikkati çeken Tülay Korkutan, “Çünkü savaş koşullarında ya da herhangi bir kaos ortamından en çok kadınlar ve çocuklar etkileniyor. O yüzden de barış konuşulurken, kadınların sözünün ve iradesinin başta olması lazım. Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi bu sebeple kuruldu” dedi.
Süreç bağlamında Meclis’te kurulan komisyonun çalışmalarına değinen Tülay Korkutan, yapılan görüşmeler ve çalışmalar neticesinde bir rapor hazırlandığını ancak bu raporda kadına dair bir şeyin bulunmamasını eleştirdi.
8 Mart’a çağrı
Türkiye ve Kürdistan’da 8 Mart yaklaşırken, “Birlikte barışı ve toplumun demokratikleşmesini konuşacağız” diyen Tülay Korkutan, tüm kadınları eşitlik ve özgürlük için sokaklara davet etti.
Haber: Helin Özgün / MA









