İstanbul’un 3 ilçesinde eş zamanlı meşalelerle eylem düzenleyen TJA, ‘İmralı kapıları derhal açılsın, tecrit son bulsun, onurlu ve kalıcı barışın yolu açılsın’ mesajını verdi
Özgür Kadın Hareketi (TJA-Tevgera Jinên Azad), “Özgür önderlik için meşalelerle yürüyoruz” şiarıyla meşalelerle yürüyüş düzenledi. Yürüyüş eş zamanlı olarak İstanbul’un Küçükçekmece, Gaziosmanpaşa ve Sancaktepe ilçelerinde yapıldı.
Küçükçekmece’de Kanarya İlkokul Parkı’nda kitle toplandı. Burada kadınların yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Ardından meşaleler yakılarak, sloganlarla yürüşe başlandı. Ancak polis, kitlenin önünü keserek, abluka oluşturdu. Kitle ablukaya sloganlarla cevap verdi. Ardından abluka içinde basın açıklamasını TJA aktivisti Suna Kalmaz okudu.
Gaziosmanpaşa
TJA, Gaziosmanpaşa Karayolları Meydanı’nda yapmayı planladığı yürüyüşe polis engel oldu. Toplanılan yerde meşaleler eşliğinde “Bijî Serok Apo”, “Bê Serok jiyan N-nabe”, “Barışın elçisi İmralı’dadır” sloganları atıldı. “Şimdi Kadın Zamanı Özgür Önderlikle” pankartının açıldığı açıklamaya çok sayıda yurttaş katıldı.
Basın metninin Kürtçesini TJA aktivisti Leyla Eser, Türkçesini ise Selcan Saygı okudu. Okunan basın metninin ardından eylem sloganlarla sona erdi.
Sancaktepe
Sancaktepe ilçesine bağlı Emek Mahallesi’nde de yürüyüş gerçekleştirildi. “Şimdi kadın zamanı özgür önderlikle buluşma zamanı” pankartı açılan yürüyüşe, kentte bulunan siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Polis, yürüyüş yapılmasını engel olmak için kitleyi ablukaya aldı.
Ardından kitle basın açıklaması gerçekleştirdi. Meşalelerin yakıldığı açıklamada, ortak basın metnini TJA aktivisti Züleyha Çengel okudu.
Açıklama
Eş zamanlı yapılan eylemlerde okunan ortak basın açıklamasında, kadınların yaşamın kurucu gücü, toplumsal değişimin öncüsü ve barış mücadelesinin temel dinamiklerinden biri olduğu vurgulanarak, “Savaşın, şiddetin ve inkârın değil; özgürlüğün, eşitliğin ve demokratik yaşamın egemen olduğu bir geleceği birlikte kurmak istiyoruz. Bunun için barışın toplumsallaşması, müzakere sürecinin engelsiz ve müdahalesiz yürütülmesi ve halkların demokratik geleceğinin güvence altına alınması gerekiyor” denildi.
Kalıcı ve onurlu barışın demokratik ve siyasal yollarla çözülmesinün mümkün olduğu belirtilen açıklamada, “Bu çözümün öncüsü ve mimarı Sayın Önder Öcalan’ın üzerindeki tecride derhal son verilmeli; avukatlarıyla düzenli görüşmesinin, basın mensuplarının, kadın örgütlerinin, aydınların ve demokratik kurum temsilcilerinin kendisiyle görüşmesinin önü açılmalıdır. Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanmalı, barış ve demokratik çözüm sürecindeki rolü ve statüsü açık ve hukuki güvencelere kavuşturulmalıdır. Devlet ve iktidar başta olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çağrımızdır: Barış iradesini belirsiz açıklamaların ötesine taşıyın; müzakere koşullarını oluşturun, demokratik çözümün önünü açacak yasal ve siyasi adımları gecikmeden atın. Kadınların barışın öznesi ve karar süreçlerinin etkin bileşeni olduğu bir süreç geliştirin. Kadınların iradesini, sözünü ve örgütlü gücünü dışlayan hiçbir yaklaşım kalıcı barışın güvencesi olamaz” ifadeleri kullanıldı.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ile halkların özgür ve eşit geleceğinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği ifade edilen açıklamada, “Barış ve demokratik toplum mücadelesinde öncü güç olan biz kadınlar başlattığımız bu yürüyüşte , amacımıza ulaşıncaya dek hep alanlarda olacağız. Bu nedenle fiziki özgürlük talebimizi alanlarda, meydanlarda ve yaşamın her alanında büyütmeye; barışın toplumsallaşması için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” diye belirtildi.
‘Tecrit son bulsun’
Bütün kadınlara, demokratik kurumlara, toplumsal kesimlere ve kamuoyuna seslenilen açıklamada, devamla şunlar kaydedildi: “Barışa sahip çıkın, tecride karşı sesinizi yükseltin, demokratik çözümün ve Önder Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması için sorumluluk alın. Çünkü kadınların özgürlüğü ile toplumun özgürlüğü, barış ile demokratik yaşam birbirinden ayrılamaz. Biz kadınlar barışın bekleyeni değil, kurucusu ve öncüsüyüz! Önder Öcalan’a özgürlük, halka özgür gelecek! İmralı kapıları derhal açılsın, tecrit son bulsun, onurlu ve kalıcı barışın yolu açılsın!”
Kaynak: MA









