TTB, Halep’in Şêxmeqsûd mahallesinde sivil halka ve Xalid Fecir Hastanesi’ne yönelik saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Saldırıların kınandığı açıklamada, insancıl hukuka uygun bir şekilde çatışmaların sonlandırılması çağrısı yapıldı
Türk Tabipler Birliği (TTB), Halep’in Kürt mahallelerinde sivillere ve sağlık kurumlarına yönelik saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, 2024 yılının Aralık ayında yönetime gelen HTŞ ve ona bağlı cihatçı grupların yıllardır devam eden çatışmalı süreci sonlandırmak yerine; Süveyda’da Dürziler’e, Lazkiye ve Tartus’ta Arap Alevilere yaptığı saldırı ve sivil katliamların bir benzerini 6 Ocak’tan itibaren Halep’te Kürtlerin yoğun yaşadığı Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde düzenlediği ifade edildi.
Saldırıların Suriye’de farklı etnik ve inanç yapısındaki halkların eşit bir şekilde ve barış içerisinde yaşamasına engel olduğuna vurgu yapılan açıklamada, çatışmalı sürecin devam etmesi halinde, etnik çatışmaların Suriye ile sınırlı kalmayıp, sınırların ötesine geçebileceği ve Ortadoğu coğrafyasında büyük yıkımların olmasına sebep olabileceği uyarısında bulunuldu.
‘Savaş bir halk sağlığı sorunudur’
‘Savaş bir halk sağlığı sorunudur,’ denilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Silahlı çatışmalar yalnızca sakatlık ve can kayıplarına yol açmamakta; altyapıyı tahrip ederek hastalıklara neden olmakta, toplumların ruhsal ve fiziksel sağlığını uzun yıllar boyunca olumsuz etkilemektedir. Yerel, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına yansıyan haberlere göre Şeyh Maksud’da bulunan Halid Fecir Hastanesi’nin ve Eşrefiye mahallesinde bulunan Osman Hastanesi’nin bombalanması, sağlık çalışanlarının hedef haline getirilmesi ise asla kabul edilemez ve Cenevre Sözleşmeleri’ne açıkça aykırıdır. Hastaneleri, sağlık çalışanlarını hedef almanın gerek Gazze’de, gerek Rojava’da, gerek Ukrayna’da yeni savaş konsepti bağlamında normalleştirilmesi insanlık adına çok büyük bir tehdit olarak önümüzde durmaktadır.”
‘Sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi insancıl hukukun açık ihlalidir’
Suriye’de yaşanan gelişmelerin, hâlihazırda kırılgan olan sağlık sistemlerini daha da işlevsiz hale getirdiği; hastaneler, sağlık çalışanları ve ambulans hizmetlerinin ciddi risk altında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi, uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğuna vurgu yapıldı.
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
- Sivillerin, sağlık kuruluşlarının ve sağlık emekçilerinin derhal ve koşulsuz korunmasını,
- Sağlık hizmetlerinin tarafsız, kesintisiz ve güvenli biçimde sunulmasının güvence altına alınmasını,
- Tüm tarafların uluslararası insancıl hukuka ve Cenevre Sözleşmeleri’ne uymasını,
- Çatışmaların derinleşmesine yol açacak askeri adımların durdurulmasını,
- Diplomatik ve barışçıl çözüm yollarının ivedilikle devreye sokulmasını ve başta Türkiye olmak üzere, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kamuoyu ve tüm ülkelerin bu çözüm yollarına olumlu katkıda bulunmasını talep ediyoruz.
Hekimler olarak bizler, nerede yaşarsa yaşasın, her insanın yaşam hakkını savunmayı mesleki ve etik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Sınırlar ötesinde yaşanan acılar karşısında sessiz kalmayacağız.”
HABER MERKEZİ









