Yaşamını yitiren Özgür Basın emekçisi Hüseyin Aykol için bir mektup yazan tutsak gazeteci Ali Barış Kurt, kendisine İdare ve Gözlem Kurulu tarafından verilen infaz erteleme cezasının gerekçelerinden birinin de Hüseyin Aykol ile mektuplaşması olduğunu belirtti
Maltepe 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan gazeteci Ali Barış Kurt, Özgür Basın emekçisi Hüseyin Aykol’un ardından bir mektup kaleme aldı.
Mektubunda, kendisine İdare ve Gözlem Kurulu tarafından verilen cezanın gerekçelerinden birinin Aykol ile mektuplaşması olduğunu belirten Kurt, şunları aktardı:
“‘Sadece beni ilgilendiren, beni hiç ilgilendirmiyor.’
Hüseyin Hoca’nın hikmeti vücudunu tarif ediyor sanki bu söz. Halkların keder ve neşesiyle yola koyulmuş, hiç durmamış, yorulmamış ve hepimizdeki tesiriyle aslında hiç ölmemiş.
Zindana düştüğünüzde çok vakit geçmez; ruhunuz, ihtiyacınız kadar ısınır, zira ilk mektubunuz gelmiştir. Hüseyin Aykol’dur, karanlığın, demirlerin ve betonun yükünü sizinle ilk paylaşan. Ruhunuzun ısısı, bedeninize de nüfus eder; mevsim kış bile olsa.
Ankara’dan postalanmış olsa da sıcaktır mektupları ve bu arada beden, çoğu şeyidir tutsağın. Muhtemelen her tutsağa yazdığı gibi, sağlığımı korumamı salık vermişti ilk mektubunda. Belki de o zamanlar kendi sağlığını unutuyor, yine hepimizi düşünüyordu.
İdare ve Gözlem Kurulu, tahliye olmamı engellemek için ‘iyi halli’ olmadığıma dair yazdığı raporunda, Hüseyin Hoca ile mektuplaşmamı da gerekçe olarak göstermişti. Oysa bir insanın, onunla hasbihal ettikçe iyileşeceğini bilmiyorlardı.
O, bir hakikat insanıydı ve ondan korkanlar, hakikatin izinden korkuyor olmalıydı. Kurulun raporu hazırlanırken yoğun bakımdaydı ve o haliyle bile korkutmaya devam ediyordu adalete kin besleyenleri. Şu durumda “ölü” kim?
Özgür Basın oldukça Hüseyin Aykol da olacak. Alın teri mürekkebe, tecrübe bilince dönüşürken ince ruhu estetiğimiz olacak.”
Kaynak: ANF









