Artan maliyetler, yerinde sayan ürün fiyatları ve tarım politikaları çiftçiyi üretimden uzaklaştırıyor
Amed’in en geniş tarım alanlarına sahip ilçelerinden Xana Axpar’da (Çınar), yaklaşık 65 bin hektarlık alanda üretim yapılıyor. İlçede buğday, arpa ve pamuk başta olmak üzere birçok ürün yetiştirilirken, çiftçiler artan girdi maliyetleri nedeniyle üretimde zorlandıklarını ifade ediyor.
Hasat dönemine girilirken çiftçiler, son yıllarda artan maliyetler karşısında üretim yapmanın her geçen yıl daha da zor hale geldiğine dikkat çekti. Bölgenin önemli geçim kaynaklarından olan tarımda, mazot, gübre, zirai ilaç, sulama ve işçilik maliyetlerindeki artışların üreticiyi zorladığını belirten çiftçiler, ürün fiyatlarındaki artışların maliyetlerin gerisinde kaldığını dile getirdi. Üreticiler, bu durumun sadece çiftçiyi değil, tarıma bağlı tüm sektörleri de etkilediğini kaydetti.
‘Fiyatlar beklentiyi karşılamıyor’
Yaklaşık 7 yıldır çiftçilik yapan Ömer Faruk Tunç, Kasım ayında ektikleri arpanın biçimini yaptıklarını, buğdayı ise önümüzdeki haftalarda biçeceklerini söyledi. Bu yıl Arpa veriminin iyi olduğunu ancak fiyatların beklentilerini karşılamadığını belirten Ömer Faruk Tunç, “Arpaların verimi iyiydi ama fiyatı pek iyi değil. Geçen sene 10 TL 80 kuruşa sattığımız arpayı bu sene 12 TL’ye satacağız. Gübre artışı, mazot artışı yüzde 100 ve yüzde 150 artarken bizim ürünlerimiz yüzde 15-20 arttı. Bu bizi geriletiyor” dedi.
Üretim maliyetlerindeki artışa dikkat çeken Tunç, “Geçen sene 13 liraya sattığımız buğdayı bu sene 15 liraya satacağız. Yüzde 15-20 gibi bir artış var ama masraflarımız yüzde 100, yüzde 150 artışta. Mazot geçen sene 30 lirayken bu sene 60 liraya çıktı. Gübre 16 lirayken 35 liraya çıktı. İlaçların maliyeti de yüzde 70-80 arttı. Bu yüzden zarar edeceğimizi düşünüyoruz” diye konuştu.
Emeklerinin karşılığını alamadıklarını dile getiren Tunç, “Bu sıcağın altında çalışıp bu emeği sarf edip buğdayı, arpayı, pamuğu yetiştirmek basit değil. Gecemizden gündüzümüze zaman ayırıyorsak biz de emeklerimizin karşılığını almak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Taban fiyatlarından memnun değiliz’
Ziraat Mühendisi ve aynı zamanda çiftçilik yapan Muhammed Demirel ise son yıllarda tarımsal üretimin giderek daha maliyetli hale geldiğini ifade etti. Tarımda kullanılan hemen her girdinin bir yıl içerisinde katlandığını belirten Demirel, buna rağmen çiftçinin ürününden gelir elde edemediğinin altını çizdi. Geçen yıl yaşanan kuraklığın üreticiyi ağır şekilde etkilediğini hatırlatan Muhammed Demirel, “Bu yıl yağışlar iyi oldu, barajlarımız doldu ama çiftçi yine de kar edemiyor. Hükümetin açıkladığı taban fiyatlardan memnun değiliz. Hiçbir şekilde çiftçinin yanında olduklarını düşünmüyorum” dedi.
Çiftçilerin büyük bir belirsizlik içerisinde üretim yaptığını ve geleceğini planlayamadığına değinen Muhammed Demirel, “Memlekette her şeyin alış fiyatı da satış fiyatı da belli. İnsanlar ona göre hesabını yapıyor. Ama çiftçinin işi öyle değil. Çiftçinin kaderi yukarıdakilerin ağzından çıkacak iki kelimeye bağlı” şeklinde konuştu.
İşçilik maliyetlerindeki artışa da dikkat çeken Muhammed Demirel, “Geçen yıl işçi yevmiyesi 700-800 TL’ydi. Bu yıl bin 300- bin 500 TL’ye çıktı. Çiftçinin kullandığı her şey zamlandı ama ürününe aynı oranda fiyat verilmedi” dedi.
Elektrik maliyetleri üretimi zorlaştırıyor
Elektrik maliyetinin çiftçileri üretimden uzaklaştırdığını, birçok çiftçinin sulama yapmaktan çekindiğini ve kendisinin de yüzlerce dönüm arazide üretim yaptığını aktaran Muhammed Demirel, “Geçen yıl 480-500 dönüm arasında buğday ektik. Sondajımız da vardı, elektriğimiz de vardı ama korkudan bir düğmeye bile basmadım. Çünkü sulama yaptığımız zaman çok yüksek faturalarla karşı karşıya kalıyoruz. Adamlar uydu görüntülerinden hareketle günlük milyarlarca liralık fatura çıkarabiliyor. Sesimizi çıkardığımız zaman da cezalarla karşı karşıya kalıyoruz” diye ifade etti.
‘Pamuk ekim alanları daralıyor’
Muhammed Demirel, bölgede pamuk üretiminin ciddi şekilde gerilemesinden dolayı çiftçilerin zarar ettiğini ve üretimden çekilmeye başladığını söyledi. Geçen yıl çevre köylerden birinde 3 bin 200 dönüm pamuk ekildiğini, bu yıl ise bu rakamın 500 dönüme kadar düştüğünü belirten Demirel, “İnsanlar zarar ettikleri için pamuğu bırakıyor. Bu yıl pamuk da buğday gibi para etmezse ben gelecek yıl pamuk ekmem. Amelelik yapmam. Birçok çiftçi de aynı şeyi söylüyor” dedi.
Bazı üreticilerin artık buğday yerine daha az maliyetli ürünlere yöneldiğini aktaran Muhammed Demirel, “Çiftçiler mercimek ekiyor. Çünkü sadece tohum masrafı var. Gübre yok, ilaç yok. İnsanlar artık üretim yapmak için değil, borçlanmamak için hesap yapıyor” diye belirtti.
Tarımın yalnızca çiftçiyi değil, bölgedeki bütün ekonomik yaşamı ayakta tuttuğunu belirten Muhammed Demirel, çiftçinin zarar etmesinin zincirleme biçimde herkesi etkilediğini aktardı. Kendisinin aynı zamanda zirai ilaç bayisi olduğunu söyleyen Muhammed Demirel, “Benim kazancım çiftçinin kazanmasına bağlı. Çiftçi ürününü satıp borcunu ödeyemezse ben de zarar ederim. Esnaf da zarar eder. Hepimiz birbirimize bağlıyız. Bu bölge bir tarım bölgesidir. Devletin çiftçiye destek olması gerekiyor. Çiftçinin artık umudu kalmadı. Bu yıl da olmazsa üretim davası bitti” ifadelerini kullandı.
Kaynak: MA









