• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
20 Nisan 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Ekoloji

Yer altı kaynakları bölüştürülüyor: Aslan payı AKP’lilere, Cengiz ve Limak Holding’e verildi

20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:00
Kategori: Ekoloji, Manşet

AKP rejimi, Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki yer altı kaynaklarını milletvekillerine ve yandaş şirketler arasında bölüştürdü. Aslan payı, AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz, Cengiz Holding ve Limak Holding’e verildi

Ormanlar yakılıyor, ağaçlar kesiliyor, dağlar dinamitlerle patlatılıyor ve nehirler kurutuluyor. AKP rejimi, biyoçeşitliliği ve ekosistemi sermayedarlara kurban ediyor. Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Aydın ve İzmir gibi birçok kentte binlerce hektarlık alanları maden, petrol, JES ve HES ihalelerine açıyor. Özellikle son iki yılda başlayan ve 2026 yılının ilk aylarında artan yıkım; devlet ve yandaş şirketlerin organize bir şekilde çalıştığını ve her bölgenin yer altı zenginliklerini göz önünde bulundurarak ihaleler açtığını ortaya koyuyor.

2021 yılının Temmuz-Ağustos aylarında çıkarılan orman yangınları, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) eliyle maden sahalarına çöküş ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarıyla hızlandırılan süreç, ülkeyi adeta büyük bir ekolojik yıkıma, ekonomik krize ve toplumsal çöküşe doğru sürüklüyor.

Devlet, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) eliyle 2023 yılı başından 2025 yılı sonuna kadar açtığı maden ihalelerinde yüzlerce sahayı maden ve petrol şirketlerine peşkeş çekti. Maden ihaleleri rekor kırdı ve binlerce proje ÇED’den geçirildi. Tüm ihaleler ise AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait Alagöz Maden başta olmak üzere, Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır, Çalık Holding’e bağlı Lidya Madencilik, BNP Üretim Anonim Şirketi, Karadeniz Zemin İnşaat Mühendislik Limited Şirketi, Lider Bentonit Madencilik, Petsan Bentonit Madencilik ve Safi Galata Madencilik gibi rantçı şirketlere verildi.

Karadeniz’de HES, taş ocakları ve maden sahaları

Coğrafik yapısı ve doğal enerji kaynaklarıyla, devletin radarında olan Karadeniz Bölgesi’nde en büyük yıkım hidroelektirik santralleri üzerinden yapılıyor. Hidroelektirik santralleri kaynaklardaki bütün suyu kullandığı için, vadilerde küçük kollardan gelen suyu yaz aylarında tamamen kurutuyor ve ekolojik dengeyi tamamen bozuyor. Ayrıca akarsu doğal akışını ve yapısını değiştirmesi, su kalitesini de bozuyor. Su miktarı azaldığı için, mikroorganizmalardan balıklara kadar suda yaşayan canlıların, karada yaşayan hayvanların ve tarım arazilerine olumsuz etkisi ile tarım ürünlerine kadar tüm canlıların yaşamlarını tehdit ediyor, doğal yaşam alanlarını yok olan bazı türlerin neslini tüketiyor. Karadeniz’de 250’den fazla HES’in olduğu belirtilirken, son yıllarda buna taş ocakları ve maden sahaları da eklendi.

HES’ler özellikle Giresun, Trabzon, Rize ve Ordu illerine yapılırken, taş ocakları ise yine Giresun, Ordu ve Samsun’da inşa ediliyor. Bu illerden Türkiye’nin yanı sıra dünyada da önemli fındık üretim merkezlerinden olan Giresun’da HES’le başlayan ekolojik yıkım son yıllarda madenler ile hız alarak devam ediyor. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre 45 aktif HES’in bulunduğu kentte yeni HES projeleri için de sürekli girişimlerde bulunulurken, kentin yüzde 85’i maden ruhsatıyla kaplandı.

Kent özellikle MAPEG ihalelerinden sonra şu anda Alagöz Madenciliğin kıskancında. MAPEG verilerine göre, kentin yüzde 85’i 4’üncü grup (altın, gümüş, bakır, çinko vb.) madenlere ruhsatlı durumda. 16 ilçesinin 11’inde bu oran yüzde 90’ın üzerindeyken, orman alanlarının yüzde 90’ı, tarım alanlarının yüzde 85’i, meraların yüzde 99’u, iskan alanlarının yüzde 84’ü maden ruhsatlı alanlar. Yine bölgenin hem doğal hem tarihi alanları da maden tehdidi altında.

Tirebolu’na bağlı Sekü köyü başta olmak üzere Derli, Görele ve Çanakçı ilçelerini kapsayan geniş bir alanda başlatılan maden çalışmaları, çevre örgütleri ve köy halkının tepkisini çekiyor. Yaşam alanlarını ve su kaynaklarını korumak isteyen bölge sakinleri, hukuki süreci başlatarak mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı aldı. Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen, şirketin gece saatlerinde kaçak olarak faaliyetlerine devam ediyor. Halk ise bölgede kurduğu çadırla madenci şirkete karşı direnişini sürdürürken, köylüleri ziyaretler de sürüyor. Kentte ayrıca Kartepe, Duman, Küllük, Çakırgöl ve Dereyurt gibi birçok yaylası da büyük şirketlere ihale edildi.

Öte yandan, Ordu, Rize, Samsun ve Sinop illerinde binlerce hektarlık alan, 9 Nisan’da yapılan ihalelerle başta Eti Bakır olmak üzere yandaş şirketlere verildi. Yine Kastamonu’nun Küre ilçesinde 1939 yılından bu yana işletilen bakır madeni ihaleleri de Eti Bakır’a verildi. Hanönü ilçesinde İlbak Holding ve Akfen Holding ortaklığında bakır madeni işleten Acacia Maden İşletmeleri başka bir ocak daha açmak istiyor. ÇED süreci başlatılan maden Vakıf Geymene Mahallesi’nde bin 448,17 hektarlık bir alanda açılmak isteniyor. Alana ocağın dışında zenginleştirme ve atık depolama tesisleri de kurulacak. Zonguldak’ın Alaplı ve Ereğli ilçelerinde kafes balıkçılığı ve organize sanayi siteleri, Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde maden ocağı ve Samsun’da “atık dökme” projeleri onaylandı.

Ege’de yıkım daha görünür

Ege Bölgesi’nde 2020’li yıllardan bu yana yaz mevsiminde yerleşim yerlerine ve sahile yakın yerlerde çıkarılan, tepkilere rağmen “yangın söndürme uçağı yok” denilerek söndürülmeyen yangınlar sonucu küle dönüşen yerler birer birer imara açılıyor. Yakılamayan yerler de tıpkı Karadeniz’de olduğu ÇED raporlarıyla sömürülüyor. Oteller ve lüks villalar yapılıyor, maden ve kömür ocaklarının açılması için halkın topraklarına el konuluyor, geçim kaynakları çalınıyor ve direnen kişiler tutuklanıyor.

Bergama’da altın madeninden Akbelen’de kömür ocakları ve termik santrallerine, Karaburun’da rüzgâr enerji santrallerinden (RES) Aydın’da jeotermal enerji santrali (JES) kadar birçok bölgesinde talan yürütülen İzmir’de açık bir eko-kırım yapılıyor.

Urla ilçesine bağlı Kuşçular ve Yağcılar köylerinde, 13 Mart’ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan yeni imar planları ile 15 hektarlık “Doğal sit alanı” yapılaşmaya açıldı. Yapılaşmaya açılan bu alanda doğal koruma alanındaki araziler ve tarım arazilerine 85 adet villa yapılacağı belirtiliyor.

Zeytin, arıcılık ve organik tarımın üretim merkezlerinden Seferihisar’ın Orhanlı köyünde halk, 6 yıldır JES’e karşı hukuk mücadelesi veriyor. 2 bin 500 kişinin yaşadığı zeytincilik, arıcılık ve organik tarımla geçimini sağlayan köy, Küçük Menderes şirketinin inşa etmek istediği JES’in tümden kapaması için yargıdan çıkacak kararı bekliyor.

Aydın’ın Söke ilçesindeki Latmos bölgesi çam fıstığı ve zeytin cenneti olarak biliniyor. Latmos, 2004’ten bu yana Kale ve Kormed şirketlerinin yürüttüğü kuvars, kuvarsit ve feldispat madenciliği faaliyetleri yüzünden eko-kırıma uğruyor. Şirketlerinin 18 yıl boyunca ruhsatsız biçimde işlettikleri madenler nedeniyle birçok yer taş ve toprak yığına dönüştü. Ruhsatsız işletmeye karşı üç yıl önce dava açılmış olsa da şirketler devletten ruhsat alarak maden çıkarmayı sürdürüyor.

Akbelen’de direniş

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı’nda maden sahasını genişletmek için gerçekleştirdiği ağaç kesimine karşı bölge halkının mücadelesi 2019 yılından beri sürüyor. Geniş bir alana sahip olan orman, 740 hektarlık bir alanı kapsıyor; çam, meşe, kızılağaç, kestane ve çınar gibi çeşitli ağaç türlerine ev sahipliği yapıyor. Burada 200’den fazla bitki türü, 100’den fazla kuş türü ve 30’dan fazla memeli türü yaşıyor. Uzmanlar, ormanın kesilmesinin sadece ağaçların değil, bütün bir ekosistemin kaybına yol açacağını, yeraltı ve yerüstü sularını kirleteceğini, iklim değişikliğine katkıda bulunacağını ve insan sağlığını tehdit edeceğini uyarısını yapıyor. 2019’dan bu yana doğa kıyımına karşı direniş şöyle başlamıştı: Tarım ve Orman Bakanlığı, Akbelen Ormanı’nı Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine kömür temin etmesi için Limak Holdinge bağlı Yeniköy Kemerköy Enerji (YK Enerji) şirketine verdi. 2018 yılında bölgedeki kömür madenlerinin genişletilmesiyle birlikte İkizköy istimlak edilerek boşaltılmaya başlandı. Bunun üzerine İkizköylüler birkaç kilometre uzaklıktaki Karadam Mahallesi yakınındaki tarım alanlarına yerleşmek zorunda kaldı. Ancak maden şirketi, köylülerin yeni taşındıkları Karadam Mahallesi’ndeki arazilere de ihbarname gönderdi. İkizköy halkı, Akbelen Ormanı’nda linyit madeni işletmesi açmak isteyen YK Enerji’ye karşı 2019 yılında dava açtı. Ancak devlet, dava sonuçlanana kadar YK Enerji’ye orman kesimi için izin verdi. Bunun köylüler, orman kesimini durdurmak için 17 Temmuz 2019’da Akbelen Ormanı’nda doğa nöbetine başladı. Akbelen Ormanı, devletin onayıyla 220 bin dönümlük ruhsatlı kömür sahası olan YK Enerji’ye devredildi.

2021 yılında İkizköy’ün Işıkdere bölgesindeki yerleşim, kömür madeninin genişlemesi yönünde kaldığı için yıkıldı ve üretim sahasına dönüştürüldü. İkizköylüler tarafından kurulan doğa koruma derneği olan KARDOK tarafından bölgenin arkeolojik sit alanı ilan edilmesi için Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na karşı açılan dava 2022 yılı sonunda Muğla 3’üncü İdare Mahkemesi’nin bilirkişi incelemesi yapılmaksızın arkeolojik sit alanı talebini reddetmesiyle sonuçlandı. 740 dönümlük Akbelen Ormanı’na komşu olan İkizköy’de yaşayanlar, Orman Bakanının ormanı şirkete devretmesine karşı çıkarak, tahsisin iptaline ilişkin Muğla 3’üncü İdare Mahkemesi’ne dava açtı. 2023’te sabaha karşı devletin kolluk kuvvetlerini arkasına alan şirket halka saldırıya geçti. Köylüler bir yandan direnişini sürdürüp bir yandan dava sonucunu beklerken; 2025’te çıkarılan maden yasasının ardından İkizköy ve çevre köylerde yaşanan zeytin talanı başladı. 10 Ocak 2026’da Cumhurbaşkanı imzası ile yapılan acele kamulaştırma da baskıları arttırdı.

Şu anda Akbelen Ormanı çevresindeki 6 mahallede 679 parsel tarım arazisinin acele kamulaştırma kararı dolayısıyla başlayan bilirkişi keşifleri yapılıyor. Muğla 2’nci Asliye Mahkemesi’nin görevlendirdiği bilirkişi heyeti, termik santrale “kömür sağlamak” için kamulaştırılacak alanların değerlerinin tespit edilmesi ve el koyulması için parsellerde çalışmasını sürdürüyor. Duruma tepki gösteren köylüler ise 30 Mart’tan bu yana köy girişinde nöbet tutuyor. Keşif heyetine tepki gösteren İkizköy Mahallesi Muhtarı Nejla Işık’ın Esra Işık ise aynı gece gözaltına alınarak, 31 Mart’ta tutuklandı. Bölgede söküm devam ederken, köylülerin de alanda bekleyişi sürüyor.

Söndürülmeyen orman yangınları

Yaz mevsiminin her başlangıcında ülkenin ucundan diğer ucuna birçok yerde orman yangınları çıkıyor. Bazıları söndürülürken bazılarına ise müdahale dahi edilmiyor. Yangınların söndürülmemesi, biri devam ederken alevlerin başka bölgeleri sarması, bilinçli bir eko kırımın yapıldığını ortaya koyuyor. Özellikle 2021’den bu yana Haziran, Temmuz ve Ağustos ayında çıkan yangınlara karşı hiçbir önlemin alınmaması, devletin “yeteri kadar yangın söndürme uçağı ve ekipman yok” yönündeki açıklaması büyük bir ihmali de gözler önüne seriyor.

Türkiye’de 2011-2020 arasındaki 10 yılın ortalaması alındığında yılda 9 bin hektar ormanın yandığı, 2021’de ise bu miktarın 139 bin hektara yükseldiği görülüyor. 2021 yılı Temmuz ayı sonlarında ilk Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan ve ardından birçok bölgeye yayılan orman yangınları uzun bir süre söndürülememiş, yangınlarla mücadelede söndürme uçaklarının yetersiz kaldığı eleştirileri yapılmıştı. 2021’de yangın sayısı 2793 olarak kayıtlara geçmişti. Bu da 139 bin 505 hektarın yanması anlamına geliyor.

2021’in ardından en büyük yangınlar geçtiğimiz yaz meydana geldi. İzmir’in Aliağa, Seferihisar, Çeşme ve Buca ilçelerinde yanan alanlar çarpıcı. 27 bin hektar 2025 yazında kül oldu. Bu da 37 bin futbol sahasına tekabül ediyor. Türk Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü, 2025 yılında çıkan 3 bin 224 orman yangınının 1933’ü “ihmal, dikkatsizlik, kasıt ve kazadan” kaynaklandığını iddia etse de yangınlar 43 bin 577 hektarı küle dönüştürdü. Muğla, İstanbul, Hatay ve Antalya’ya ya da sıçrayan yangınların ardından yaşananlar devletin rant için yabani hayatın yanı sıra insan hayatını da rant için riske attığını ortaya koyuyor. Yangınların ardından yeniden yeşillendirme çalışmaları yapılması gerekirken, aksine çoğu yerin oteller, konutlar veya maden arama projeleri yapması için yandaş şirketlere peşkeş çekildiği açığa çıktı. Yangınlar ayrıca yabani ve evcil hayvanın ölümüne de neden oldu. Habitat kaybı sonucu memeliler, kuşlar, sürüngenler ve böcek popülasyonlarında ciddi azalmalar yaşandı, toprak erozyonu ve sel riski arttı, biyolojik çeşitlilik kalıcı hasar gördü.

Haber: Gurbet Sarya / ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Foça ve Karaburun’a dip çamur dökülmesine karşı imza kampanyası

Sonraki Haber

Bergama’da antik yol ve kale bulundu

Sonraki Haber

Bergama'da antik yol ve kale bulundu

SON HABERLER

Kongo Başbakanı Makosso istifa etti

Yazar: Yeni Yaşam
20 Nisan 2026

Aralarında askerlerinde olduğu ‘Fuhuş çetesi’ davası ertelendi

Yazar: Yeni Yaşam
20 Nisan 2026

İran’dan ikinci tur müzakere açıklaması: Herhangi bir plan yok

Yazar: Yeni Yaşam
20 Nisan 2026

Polisler Gülistan dosyasına PolNet uygulaması üzerinden erişmiş

Yazar: Yeni Yaşam
20 Nisan 2026

Tarımsal girdi fiyatları bir yılda yüzde 31.55 arttı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Nisan 2026

BM’de liderlik yarışı: İlk kez bir kadın sekreter seçilebilir

Yazar: Yeni Yaşam
20 Nisan 2026

Gülistan Doku dosyasında üst düzey kamu görevlileri yargılanacak mı ?

Yazar: Yeni Yaşam
20 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır