Fethiye’de bulunan Çiftlik Kız Yetiştirme Yurdu’nda kız çocukları belli aralıklarla kaybolup bulunuyor. Emniyet, ‘Yapabileceğimiz bir şey yok’ derken, yurt yetkilileri ‘Adımız geçerse zarar görürüz’ derdinde
Muğla’nın Fethiye ilçesinde bulunan Çiftlik Kız Yetiştirme Yurdu’nda kalan 15 yaşındaki Irmak Turgal’dan günlerdir haber alınamıyor. Irmak Turgal, 2025 Aralık ayının sonlarında beraber kaldığı başka bir çocukla birlikte yurttan ayrıldı. Daha sonra yurda dönmeyen Irmak Turgal’ın ailesine, Irmak Turgal’ın kaybolduğu söylendi. Yaklaşık bir hafta sonra 4 Ocak tarihinde bulunan Irmak Turgal tekrar yurda götürüldü. Ailesi, yurdun bu konuda sorumsuz davrandığını ve çocukların kaybolması üzerinde durulmadığını aktardı.
Jinnews’e ulaşan Irmak Turgal’ın ailesi, çocuklarının, yanında iki çocukla birlikte yurttan ayrıldığını, Irmak Turgal ve yanındaki diğer iki çocuktan yaklaşık 3-4 gündür haber alınamadığını belirtti. Irmak Turgal’ın annesi Kadriye Yalçın, bu durumun birçok kez tekrarlandığını, çocuklarının yurttan ayrılıp nereye gittiğini bilmediklerini, bulunduğunda ise kendilerine çocuklarının nerede olduğu konusunda bilgi verilmediğini söyledi. Kadriye Yalçın, yurt hakkında şikâyette bulunduğunu ifade etti.
Daha önce birçok kez kaybolmuş
Irmak Turgal’ın birkaç gün önce yeniden kaybolmasıyla ilgili savcılığa ifade verdiğini ve yurt hakkında şikâyette bulunduğunu söyleyen annesi Kadriye Yalçın, Irmak Turgal’ın farklı zamanlarda birkaç kere kaybolduğunu ve en son bulunduktan sonra kendilerine herhangi bir bilginin verilmediğini belirtti. Kadriye Yalçın, “Bir haftadır neredeydi, ne yapıyordu? Söylemediler. Dışarıda kalmış sözde. Bu soğukta nasıl dışarıda kalmış olabilir? Irmak da bana dışarıda kaldığını ve üç gün boyunca bir simit yediğini söyledi. Bir hafta sonra kendi gidip teslim olmuş. İlaç tedavisi de görüyor. Yani üç tane çocuk göz önünde kayboluyor, hiçbiri ilgilenmiyor. Birkaç keredir oluyor. Bu çocuk dışarıda ne yapıyor? Nereye gidiyor? Ben onu söyledim yurttakilere bu çocukların dışarıda nerede kaldıklarını araştırmalarını istedim. Kamera kayıtları vardır mutlaka dışarıda da kalsa. 3-4 gündür ortada yok yine. Bir kere kaçmışlardı ertesi gün jandarma bulmuş. Ondan sonra bir daha kaçıyor bu çocuklar. Bir değil, iki değil. Gözünüzün önünden kaçıyor, sizin gözünüz kör mü? Yurt bize diyor ki: ‘Biz onlara kendi evlatlarımız gibi bakıyoruz, ediyoruz.’ Hani çocuğum nerede benim? Çocuğun başına bir iş geldikten sonra mı bana haber vereceksiniz? Öldükten sonra mı haber vereceksiniz yani? Gidip ifade verdim, bekliyorum” diye belirtti.
4 Ocak öncesi kaybolma
Irmak Turgal’ın Aralık ayının sonlarında kaybolmasına ilişkin yengesi Nurgül Şahin ile Jinnews’in yaptığı röportaj, Irmak Turgal’ın aynı gün bulunması nedeniyle yayınlanmamıştı. Irmak Turgal’dan tekrar haber alınamaması üzerine yapılan görüşme yayınlandı.
Irmak Turgal’ın yengesi Nurgül Şahin, Irmak Turgal’ın 4 Ocak’ta bulunmasından birkaç saat önce şu ifadelere yer vermişti:
“Çocuk bir ay önce buraya izne geldi. Konuştuğumuzda bana meslek sahibi olmak istediğini, okumak istediğini söyledi. Bundan beş, altı gün önce teyzesi beni aradı. ‘Irmak kayıp’ dedi. Teyzesi, Irmak’ın kuaförde staj gördüğünü ve kuaföre gittiğini söylemesinden sonra kaybolduğunu söyledi. İki kız çocuğu beraber gidiyorlar. O günden beri herhangi bir haber yok onlardan. Ailesine ‘emniyette falan gittiniz mi? Kayıp başvurusu yaptınız mı’ diye sordum. Yurt aileye ‘Biz kayıp başvurusu yaptık. Sizin yapmanıza gerek yok’ demiş. Ben anne ve babasına böyle bir şeyin olamayacağını çünkü sonuçta çocuğun onların çocuğu olduğunu ve anne babanın da gidip kayıp başvurusu yapmasını söyledim. Buradaki yerel gazeteleri aradık haber yapmak için. Onlar da böyle bir yetkilerinin olmadığını, emniyetten izin almamız gerektiğini söylediler. Biz anne ile birlikte emniyete gittik”
Yurt, çocukların değil, kendi akıbetinin derdinde
Irmak Turgal’ın annesiyle birlikte emniyete gittiklerini ifade eden Nurgül Şahin, “Polisler Irmak’ın Fethiye’de kaybolduğunu ve Fethiye’den başvuru yapıldığını, bizim buradan bir şey yapamayacağımızı, annenin başvurusunu da kabul etmediklerini söylediler. Ben Irmak’ın 15 yaşında olduğunu, 5 gündür haber alınamadığını, iki kız çocuğun da parası ve telefonu olmadığını söyledim. Polisler bana ‘bizim yapabileceğimiz bir şey yok’ dediler. Birde emniyet bana ‘Kız zaten çok hiperaktif bir kızdı, gelir’ dedi. Hatta oradaki polis memuruna ‘Bu çocuk hamile bir şekilde gelirse veya başına bir şey gelirse bunun hesabını kim verecek?’ dedi. Bana, ‘2-3 gün önce zaten biz böyle bir vakayla karşılaştık. Yapacak bir şey yok” dediler. Daha sonra ben bu durumu basına bildireceğimi söyledim. Onlar da yurtla konuşmamızı istediler. Eve geldiğimde aradım ben yurdu. Saat 5 olduğu için yetkili bir kişinin olmadığını söylediler. Ben basına haber vereceğim dediğimde ‘Bir yetkili bulduk, onunla görüştürelim’ dediler. Ben yine aynı şekilde onlarla konuştum. Bu çocuğun kaybolmasının onların sorumluluğunda olduğunu söyledim. Çünkü oradan kaybolmuş çocuk. Devlet yurdunun çocuğa orada sahip çıkmaları gerektiğini, bu çocuğun başına bir şey geldiğinde sorumlusunun onların olduğunu da söyledim. Onlar da araya hafta sonunun girdiğini ve Pazartesi günü duruma bakacaklarını söylediler. Basına haber vereceğimi söylediğimde de bana ‘Yurdumuzun adı geçerse bize ne şekilde zarar verir?’ dediler” şeklinde konuşmuştu.
‘Yurttan birileri çocukların nereye gittiğini biliyordur’
Nurgül Şahin, “İki tane kız çocuğu sonuçta. Bunlar nerede kalabilir? Kamera kayıtlarına bakılsa zaten çocukların gidip geldiği yerler belli olur. Fethiye küçük bir yer. Tekrardan basına bildireceğimizi söylediğimde yine ‘Biz kurumun adının çıkmasını istemiyoruz’ diye yanıt verdiler. Bu şekilde başlarından saldılar. Irmak 15 yaşında bir çocuk. Nereye gittiği hakkında da herhangi bir bilgimiz yok. Ellerinde telefon da yok, paraları da yok. Bu çocukları o zaman birileri gelip almıştır oradan. Bu çocukların, gidecekleri yerlere servisle gidip gelmesi gerekiyor. Çünkü yurdun himayesi altında olan çocuklar bu çocuklar. Yurt hiçbir konuda bilgi vermiyor bize. Biz gerekeni emniyete bildirdik diyorlar. Zaten çok kötü bir süreçteyiz, kötü bir dönemde yaşıyoruz. İki tane kız çocuğu nereye gidebilir ki üzerlerinde para yok. Belki yani yurttan birileri biliyordur bu kızların nereye gittiğini. Sonuçta gözümüzün önünde olan Rojin’in ölümü var” ifadelerini kullanmıştı.
Haber: Nazlıcan Nujin Yıldız \ JINNEWS









