Kürt kültürünün yalnızca sözlü olarak kalmaması ve tiyatro ile tarihsel hafızaya dönüştürülmesi gerektiğini söyleyen Dr. Ghotbedîn Sadeghî yönetmenliğini üstlendiği Zembîlfiroş oyununun 19 Eylül’de Wan’da prömiyer yapacağını belirtti
Kürt sözlü edebiyatının önemli eserleri arasında yer alan Zembîlfiroş Destanı, ŞanoWan oyuncuları tarafından sahneye taşınıyor. Kürt tiyatrocu ve yönetmen Dr. Ghotbedîn Sadeghî’nin yönettiği oyunun prömiyeri 19 Eylül’de gerçekleştirilecek. Wan’da (Van) altı haftadır provası süren oyunun yardımcı yönetmenliğini Sabir Ebdulahîzad üstlenirken, metnin çevirisi Dr. Perwîz Cîhanî tarafından yapıldı. Dr. Ghotbedîn Sadeghî, oyunun hazırlık sürecine ve Kürt tiyatrosuna dair değerlendirmelerde bulundu.
Sözlü kültürden tarihsel hafızaya geçiş
Kürt kültürünün uzun süre sözlü kalmasının zayıflık yarattığını ve bunun aşılması gerektiğini belirten Dr. Ghotbedîn Sadeghî, mevcut kültürel birikimin tiyatro, film ve diziye dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Zembîlfiroş destanının bu anlamda en güçlü metinlerden biri olduğunu ifade eden Dr. Ghotbedîn Sadeghî, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ne yazık ki uzun bir süre kültürümüz sözlü bir kültür olarak kalmış, şehir kültürümüz ve sanatımız zayıf düşmüştür; şimdi bu zayıflığı telafi etmemiz gerekiyor. Elimizin altındaki gerçekten çok zengin olan bu tür değerlerden yararlanmalı ve bunları tiyatro, film, dizi biçimine ve Kürtler için tarihi ile kimliksel hafızasına dönüştürmeliyiz. Bu alanda Zembîlfiroş en iyi hikâyelerden biridir.”

Yirmi yıllık dramatoloji çalışması
Zembîlfiroş oyununun metin geçmişine ilişkin bilgi veren Dr. Ghotbedîn Sadeghî, çalışmanın temelini Alman araştırmacı Oskar Mann’ın kaydettiği metin ile Mamoste Hêmin’in hazırladığı Sorani versiyonunun oluşturduğunu aktardı. Oyunu yaklaşık 20 yıl önce dramatize ettiğini belirten Dr. Ghotbedîn Sadeghî, çalışmasını şu sözlerle anlattı:
“Ben, tiyatro oyununu yazmak için bu metni kullandım ve yaklaşık 20 yıl önce dramatolojisini yaptım. Oskar Mann’ın metni üç sayfadır ancak benim oyunum ondan çok daha büyüktür ve o hikâyenin Soranî versiyonudur. Yirmi yıl önce bu oyunu yazdım ve film olarak da yayımlandı. Ayrıca Sorani lehçesiyle aynı oyunu Îlam şehrinde sahneye taşıdım.”
Tiyatro ve modern şehir kültürü çağrısı
Kürt tiyatrosunun gelişimi için aşiret ve köy nostaljisinin ötesine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Ghotbedîn Sadeghî, tiyatronun düşünme ve analiz alanı olduğunu söyledi. Kültürün korunmasında halay ve müziğin tek başına yeterli olmadığını ifade eden Dr. Ghotbedîn Sadeghî, değerlendirmesini şöyle tamamladı:
“Tiyatronun modern kültürüyle temas kurmalıyız. Halay ve müzik Kürt kültürünü korumaya yetmez. Film, tiyatro, fotoğrafçılık gibi farklı alanları geliştirmeli ve bunlara sahip çıkmalıyız. İçimizdekileri dile getirebilmek için bu sanatları Kürt halkının içerisine yerleştirmeliyiz. Diğer halklar sorunlarımızı ve hayallerimizi bilmeli, biz de onları anlamalıyız.”
Kaynak: Adnan Bilen-Lütfi Pala / MA









