• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Eylül 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Yönetmen Semir Aslanyürek: Sinema barışın yanında durmalıdır

29 Eylül 2026 Salı - 11:19
Kategori: Editörün Seçtikleri, Kültür

Sinemanın egemen güçlerin gerici politikalarını aklayan bir propaganda mekanizmasına dönüştürüldüğünü belirten yönetmen Semir Aslanyürek, ‘Sinema barışın yanında durmalıdır. Sanatın yegane tavrı, insanın yaşama hakkını ve onurunu savunmaktır’ dedi

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde ikinci yıl geride kalırken, Türkiye’nin farklı kesimleri de sürece ilişkin görüşlerini ve eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı. 50 yıllık savaşın en fazla dezenformasyona uğrattığı alanlardan biri olan sanat da bu tartışmaların başlıklarından biri oldu.

Türkiye’de sinema ve dizi sektörünün geçmişine bakıldığında, başta Kürtler olmak üzere toplumun farklı kesimleri uzun yıllar belirli kalıplar içerisinde temsil edildi. Kürtler ve diğer ötekileştirilen toplumsal kesimler, çoğu yapımda “yardıma muhtaç”, “cahil” “kaba” ya da şiddete eğilimli karakterler üzerinden anlatıldı.  Yönetmen Semir Aslanyürek sinemasını ve Türkiye’de devam eden yeni döneme dair ANF’ye değerlendirmelerde bulundu.

‘Kirli politikaya hizmet eden filmler’

Türkiye’de kirli bir politikaya hizmet eden “politik” kılıflı film ve dizilerin yapıldığını dile getiren Semir Aslanyürek, şöyle konuştu:

“Şiddeti ve öldürmeyi kahramanlık gibi sunan, insanları birbirine düşürmeyi, kitleleri ayrıştırmayı ve uyutmayı meziyet sayan yapımlar ön planda tutuluyor.
Yalnızca Türkiye’de değil, bugün tüm dünyada güdülen ve doğrudan insanlığı hedef alan iğrenç, hatta faşizan politikaları eleştiren, bunlara karşı tavır alan filmler ise ya sansürlenmekte ya da gösterim şansı bulamamaktadır. Demem o ki, sinema bir sanat olmaktan ziyade, egemen güçlerin gerici politikalarını aklayan bir propaganda mekanizmasına dönüştürülmüştür.”

‘Ana akımda egemenlerin propagandası yapıldı’

Türkiye’de son elli yıllık sürecin uzun bir süre ana akımda egemenlerin propagandası üzerinden ele alındığını belirten Semir Aslanyürek, sözlerine şöyle devam etti:

“Çatışmayı ve insan unsurunu sığ şablonlara hapseden, şiddeti meşrulaştıran ve ‘ötekini’ karikatürize eden bu yapımlar, sanata değil, tam da az önce bahsettiğim, kitleleri ayrıştıran siyasete hizmet etti.
Ancak öte yandan, insanı, coğrafyanın kaderini ve savaşın yol açtığı yıkımı tüm çıplaklığıyla göstermeye çalışan bağımsız sinemacılar da oldu. Onlar savaşı kutsamak yerine, coğrafyadan bağımsız olarak acının evrenselliğine ve insanın trajedisine odaklandılar.”

‘Sinema barışı savunmalı’

Sinemanın ve sanatın barışı savunması gerektiğini belirten Semir Aslanyürek, sanatın bazı konularda geç kaldığını belirterek şöyle konuştu:

“Sanatın yegane tavrı, insanın yaşama hakkını ve onurunu savunmaktır. Ancak dürüst olmak gerekirse, sinemanın ya da genel anlamda sanatın tek başına savaşları durdurmada veya barışı tesis etmede sanıldığı kadar muktedir olduğuna inanmıyorum. Sinema barışın dilini kurabilir, vicdanlara ayna tutabilir; ama o aynaya bakıp yüzünü değiştirmek yine insanın kendi tercihi ve iradesidir.”

‘Barış birbirini anlayarak mümkün’

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin görüşlerini de aktaran Semir Aslanyürek, bu dönemi sürüncemede bırakmak isteyen güçlerin olduğuna işaret ederek şunlara dikkat çekti:

“Asıl çetrefilli mesele tam da bu ‘yeni süreç’ tanımında yatıyor. Ne yazık ki kendi iç irademizin ve toplumsal arayışımızın ötesinde, bu işi sürekli sürüncemede bırakmak isteyen çok daha güçlü küresel iradeler var. Türkiye’de kalıcı bir barışın ve huzurun tesis edilmesi bu odakların hiçbirinin işine gelmez. Kitleleri kışkırtmak adına çakacakları tek bir kıvılcım dahi bizi yeniden tutuşturmaya yetebilir.
Kürtçe veya Türkçe fark etmeksizin, sanatın üzerindeki engellerin kalkması, toplumun birbirini amansız bir ‘düşman’ olarak değil, ortak bir acının ve kaderin paydaşı olarak görmesini sağlayabilir. Gerçek barış ve özgürlük, ancak birbirini yok etmek yerine anlamayı seçen bağımsız bir akılla mümkündür.”

‘Barış sıvasız ve kerpiç evler arasında olmalı’

Barışın en çok sıvasız ve kerpiç evler arasında olmasının hak olduğunu belirten Semir Aslanyürek, son olarak şunları söyledi:

“Bu, acı bir gerçekliğin, yalın bir sınıfsal fotoğrafın ifadesidir. Adı ve haritası ne olursa olsun, tarihin her döneminde savaşların ve çatışmaların bedelini maalesef hep yoksul halk çocukları, yetimler ve gözü yaşlı analar ödemiştir. Bu açıdan bakarsak, evet, barış en çok da sözü edilen o sıvasız ve kerpiç evlerin hakkıdır. Gerçek bir kucaklaşma ve barış, ancak muktedirlerin siyasi ikballeri uğruna harcanan bu yoksul evlerin insanları birbirinin acısını anladığı ve o acıda ortaklaşabildiği zaman mümkün olacaktır.
Sanatın yapması gereken de tam olarak budur: O evlerin üzerindeki siyasi sloganları kazıyıp içerideki insan trajedisini ve evrensel sızıyı dünyada tüm insanların gözü önünde sergilemektir.”

Semir Aslanyürek hakkında

1956 Antakya doğumlu yönetmen ve senarist Semir Aslanyürek, 1979’da Sovyetler Birliği’ne gitti ve Moskova Devlet Sinema Enstitüsü’nde sinema eğitimi aldı. “Vagon”,  “Şellale”, “Eve Giden Yol”, “7 Avlu”, “Lal”, “Kaos” ve “Elif Ana” filmlerini yöneten Semir Aslanyürek, uzun yıllar Marmara Üniversitesi’nde sinema alanında akademisyen olarak görev yaptı.

HABER MERKEZİ 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

AYM’den isim değişikliği için Yeni Parti’ye savunma için 30 gün süre verdi

Sonraki Haber

İran delegasyonu ABD’den ayrılırken, Hürmüz Krizinin çözümü için bekleyiş sürüyor

Sonraki Haber

İran delegasyonu ABD’den ayrılırken, Hürmüz Krizinin çözümü için bekleyiş sürüyor

SON HABERLER

Dilan Cudi Saruhan’ın 10 yıllık üretimi: Bir İhtimal Gökyüzü  

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

BM raportörü Mai Sato’dan İran’da idamlara moratoryum çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Barış imzacısı Elçin Aktoprak görevine iade edildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bursa’da heyelan, Sakarya’da su baskını

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

İran delegasyonu ABD’den ayrılırken, Hürmüz Krizinin çözümü için bekleyiş sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Yönetmen Semir Aslanyürek: Sinema barışın yanında durmalıdır

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

AYM’den isim değişikliği için Yeni Parti’ye savunma için 30 gün süre verdi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır