Zîlan Vadisi’nde sürdürülen ekolojik talana dair yapılan protestoda, ‘İlgili uluslararası sözleşmeler ve çevre mevzuatı çerçevesinde, tüm bu projelerin derhal durdurulmasını, izinlerinin iptal edilmesini ve mevcut tahribatın giderilmesini talep ediyoruz’ denildi
Wan’ın Erdîş (Erciş) ilçesinde bulunan Zîlan Deresi’nde (Geliyê Zîlan) pay sulama kanalı projesi gerekçesiyle sürdürülen ekolojik talana karşı basın açıklaması yapıldı. Wan Ekoloji Derneği, Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Wan Barosu ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Erdîş İlçe Örgütü’nün ortak yaptığı açıklamada, “Zîlan yaralı topraktır, talan edilmesine ve madenlere peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz” pankartı açıldı.
Vadide başlatılan ekolojik kırımın bölgenin tarım alanlarını ve su varlıklarını geri dönülemez biçimde tahrip edildiğini belirtilen açıklamada, “Enerji ve hammadde üretimi amacıyla yürütülen faaliyetlerin, tarım ve hayvancılıkla geçinen yöre halkının geçim kaynaklarını da tehdit ediyor, su döngüsü ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkilerin yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakların yaşam koşullarını da ilgilendiriyor. Zîlan Deresi’nin doğal akışı bozulurken, verimli Erciş Ovası, Çelebibağ Sazlıkları gibi ulusal öneme sahip sulak alanlar ve endemik türlerin habitatları, enerji ve hammadde üretimi adı altında geniş ölçekli arazi kullanım değişikliklerine ve ekolojik kıyıma açılmaktadır” denildi.
Ortak basın açıklamasının tamamı şöyle:
“Van ili Erciş ilçesi Zilan Vadisi, Zilan Deresi ve Van Gölü Havzası’nda planlanan ve uygulanan Güneş Enerji Santrali (GES) projeleri başta olmak üzere, HES, jeotermal (JES), maden, kum-çakıl ocakları ve benzeri tüm müdahaleler, bölgenin tarım alanlarını, meralarını, su varlıklarını ve doğal yaşam alanlarını geri dönülmez biçimde tahrip etmektedir. Zilan Deresi’nin doğal akışı bozulurken, verimli Erciş Ovası, Çelebibağ Sazlıkları gibi ulusal öneme sahip sulak alanlar ve endemik türlerin habitatları, enerji ve hammadde üretimi adı altında geniş ölçekli arazi kullanım değişikliklerine ve ekolojik kıyıma açılmaktadır. Bu projeler, tarım ve hayvancılıkla geçinen yöre halkının geçim kaynaklarını, su döngüsünü ve biyoçeşitliliği yok etme riskini beraberinde getirmekte; doğayı satılabilir bir metaya dönüştüren yaklaşımın somut sonucunu oluşturmaktadır.
Daha önce benzer projelerde mahkemelerce iptal edilen ÇED kararları da göstermiştir ki, çevresel etki değerlendirmeleri çoğu zaman eksik, yüzeysel ve halkın katılımından yoksun biçimde yürütülmektedir. Zilan Vadisi’nden ovaya ve göle uzanan bu ekolojik kuşatma, yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin de yaşam alanlarını hedef almaktadır. Anayasa’nın 56. maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı, ilgili uluslararası sözleşmeler ve çevre mevzuatı çerçevesinde, tüm bu projelerin derhal durdurulmasını, izinlerinin iptal edilmesini ve mevcut tahribatın giderilmesini talep ediyoruz.
DEM Parti, Mezopotamya Ekoloji Hareketi (MEH) ve Van Barosu Çevre ve Ekoloji Komisyonu olarak, Zilan Vadisi ve Van Gölü Havzası’nın bütüncül bir ekolojik koruma alanı ilan edilmesi, mevcut ve planlanan tüm enerji-maden projelerinin gözden geçirilmesi ve yargı süreçlerinin etkin şekilde işletilmesi için hukuki ve toplumsal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bölge halkının iradesi ve bilimsel veriler göz ardı edilerek doğanın talan edilmesine ve satılmasına izin vermeyeceğiz.”
Açıklama alkışlarla son buldu.
Kaynak: MA









