KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, çerçeve yasa teklifinin Meclis’e sunulmasını ‘önemli bir aşama’ olarak değerlendirdi. Teklifte eksiklikler bulunduğunu belirten Zübeyir Aydar, taleplerini DEM Parti aracılığıyla ilettiklerini söyledi
KCK Yürütme Konseyi üyesi Zübeyir Aydar, sürece dair çerçeve yasa teklifini İlke TV’den Banu Güven’e konuştu. “Çerçeve yasa”nın Meclis’e gelmesinin önemine değinen Aydar, “Bu yasanın buraya kadar gelmiş olması, örgüt lideriyle, 28 yıldır cezaevinde olmasına rağmen, devletin görüşüyor olması ve bu çerçevede bir mutabakata varılıp bir yasanın hazırlanıp meclise getirilmesi önemli bir aşamadır, bunu önemsiyoruz. Diyalogu önemsiyoruz. Süreci önemsiyoruz. Hareket olarak da, halk olarak da bu sürecin gerçekten barışla ve çözümle sonuçlanmasını istiyoruz. Bunun çabası içindeyiz” dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı yasanın pratikleşmesi için sürecin merkezinde oolması gerektiğini vurgulayan Aydar, “Yani Kürt tarafının baş müzakerecisidir, partinin kurucusudur, hareketin önderidir, halk vehareket tarafından dinleniyor. Yasada beklentimiz şuydu, Sayın Bahçeli’nin ortaya koyduğu biçimiyle Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü biçiminde bir statüye kavuşmasını bekliyorduk” diye konuştu.
Yasa teklifinde eksiklikler olduğuna işaret eden Aydar, “Teklif, yasadan ‘1 Haziran 2005 öncesi (suçlar), müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar, bunun yanında müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet cezası (gerektiren suçlardan) haklarında soruşturma ve kovuşturma olanlar yararlanamaz’ diyor. Bu kategori olmamalıydı. Biz barışmak istiyoruz. Buna herkes dahil olmalıydı, herkes bundan yararlanmalıydı. Yani şimdi o tarih de iki şeye denk geliyor. Birisi ağırlaştırılmış müebbet o tarihte Ceza Kanunu’na girdi. Yani gerekçe biraz ona dayanıyor. Ama biraz da bir mühendislik var. Ben dahil birçok kişininönü oradan kesiliyor. Umarım bu durum düzeltilir. Talebimiz buradaki temsilciliği aracılığıyla DEM Partiye iletildi” diye belirtti.
“Biz herkesin dönmesini istiyoruz. Bu konuda ayrımsız herkesin gelip o ülkede siyaset yapabilecek konuma gelmesini istiyoruz. Bu bizim ayrımsız talebimizdir” diyen Aydar, “Şimdi şöyle bir şey var. Seçime yaklaşık iki yıl var. (Öngörülen siyaset yasağı) fiili olarak bir sonraki seçime kadar, yani fiili olarak yani yedi yıla çıkıyor” dedi.
‘Tahliyeyi şarta bağlamanın anlamı yok’
Cezaevinden tahliye şartına ilişkin Aydar, “Yani bunu bu şartlara bağlamanın anlamı yok. Hadi dağdaki için bir tartışma böyle yürütülebilir, ama cezaevindeki bir kişinin tahliyesi için dağdaki insanların silah bırakıp bırakmadığının teyit tespitini doğru bulmuyorum. Bütün bunlara rağmen bir çaba var. Bir yasa çalışmasıdır. Yani ciddi bir biçimde ekipler çalışıyor, üzerinde duruyor. İnanıyorum amaca doğru bütün bunlarla tartışarak amaca hizmet edebilecek duruma getirilir diye düşünüyorum. Şu anda görüşme aşamasındadır. Bu görüşlerimizin de dikkate alınarak yasanın düzeltilmesini bekliyoruz. Biz yeni bir sayfa açmak istiyoruz. Yani madem bir barışıyoruz, madem çözüyoruz, yeni bir sayfa, bir beyaz sayfa açmak istiyoruz. Böyle hareket edelim” ifadelerini kullandı.
Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesinin tartışmalı bir konu olduğunu dile getiren Zübeyir Aydar, “Bu hukuki anlamda çok tartışmalı bir konu. Yani soruşturma ve kovuşturma diyor… Belki birileri oradan beraat da edebilir. Belki savcı orada yanlış düşünmüş olabilir. Biliyorsunuz savcılar her türlü iddiayı bir biçimde iddianame biçiminde mahkemeye sunar. Mahkeme bu konuda karar verir. Şimdi bu konular tartışmalı konulardır. Orada o soruşturma ve kovuşturma (ertelemesi) olmamalıydı” dedi.
Avrupa’dan Türkiye dönmek isteyenlerin bazı çekinceleri olduğunu ifade eden Zübeyir Aydar, “Şimdi biz Avrupa’da bu sürece hazırlık için aranan kesimlerle toplantılar yaptık. Ne düşünüyorsunuz? Böyle bir yasa çıkınca ne yapacaksınız? Karşılaştığımız sorunlardan birisi de birisi de askerlik sorunuydu. Yani ‘Askerlik zorunlu olmasa dönerim’ diyen çok kişi var. ‘Bu yaştan sonra ben yeniden askere gidecek durumda değilim’ diyen çok kişi var. Bu Avrupa’dakiler için böyle. Dağdakiler için çok daha fazla bir şey. Oradakilerin hemen hemen hiçbiri askerlik yapmamış. Şimdi bütün o süreçlerden sonra gel git falan yerde ‘askere katıl, askerlik yap’ dendiğinde, bizim önümüze büyük sorunlar çıkar. Bu açıdan bunun halledilmesi lazım” diye kaydetti.
‘Avrupa’da misafirim’
Kendisinin Avrupa’da misafir olduğunun altını çizen Zübeyir Aydar, “Ben o ülkenin (Türkiye’nin) bir vatandaşıyım. Kendimi oraya ait hissediyorum. Oranın bir insanıyım. Burada misafirim. Evet, 32 küsur yıldır buradayım. Benim yaşam olarak en fazla, yanibütün yaşamda köyüm, şehrim, her taraf dahil en fazla yaşadığım şehir Brüksel’dir. Ama kendimi Brüksel’e ait hissetmiyorum. Ben ülkeme dönüp ülkemde yaşamak istiyorum, ama özgürce yaşamak istiyorum. Onurumla, kimliğimle, kültürümle, insanlarımla, halkımla birlikte yaşamak istiyorum. Bu yasa konusunda da beklentim önümün açılmasıydı. Ben birhukukçuyum, yasaya bakarım. Metne baktığımda kendimi dışında buldum” dedi.
Zübeyir Aydar, son olarak “Tabii ki doğduğum ve büyüdüğüm topraklara döneceğim. Oraya gitmek istiyorum” diye konuştu.
HABER MERKEZİ









