53 yıldır terzilik yapan Münevver Ecer, ‘Ekonomik özgürlüğümü kendi tırnaklarımla elde ettim. Geçinmek çok zor ama kendi işimi yapıp kendi emeğimin karşılığını alıyorum’ dedi
Mêrdîn’in (Mardin) Kerboran (Dargeçit) ilçesinden ekonomik zorluklar nedeniyle İstanbul’a göç etmek zorunda bırakılan Münevver Ecer, çocuk yaşta öğrendiği terzilik mesleğini 53 yıldır sürdürüyor. Henüz 12 yaşındayken kumaş parçalarını birleştirerek dikiş dikmeye başlayan Münevver Ecer, 14 yaşında evlendirildi. Çocuk yaşta tarım işlerinde çalıştırılan, ev içi emek ve çocuk bakımını üstlenen Münevver Ecer, tüm zorluklara rağmen terzilik yapmayı sürdürdü. Yaklaşık 13 yıldır İstanbul’da yaşayan Münevver Ecer, ilerleyen yaşına ve derinleşen ekonomik krizde terzilik yaparak geçimini sağlamaya devam ediyor.
Münevver Ecer, çocuk yaşta öğrendiği terzilik mesleğiyle ekonomik özgürlüğünü kazanma mücadelesini JINNEWS’ten Elfazi Toral’a anlattı.
‘İşimi kendi imkanlarımla öğrendim’
Terziliğe başlama sürecini anlatan Münevver Ecer, şunları söyledi:
“Küçükken dikiş makinemiz yoktu. Kumaş parçalarını birleştirip el dikişiyle başlayarak öğrendim. İşimi bana kimse öğretmedi, kendi imkânlarımla öğrendim. Burada mahalleli de beni çok sever ve saygı duyar.”
Münevver Ecer, şunları dile getirdi:
“Köydeyken pamuk topluyordum, çobanlık yapıyordum. Hem çocuklarıma baktım hem ev işlerini yaptım. Gece gündüz çalıştım; çok yoğun ve yorucu bir yaşamım oldu. Şu an haftanın 6 günü, sabah 08.00’den akşam 19.00-20.00 saatlerine kadar dikiş dikiyorum. Eşim yaşlı olduğu için çalışamıyor; hem kendime hem eşime hem de torunlarıma bakıyorum. Ekonomik özgürlüğümü kendi tırnaklarımla elde ettim. Geçinmek çok zor ama kendi işimi yapıp kendi emeğimin karşılığını alıyorum.”
‘Kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum’
Ekonomik kriz nedeniyle yeni kumaş almakta zorlandığını belirten Münevver Ecer, tekstil atölyelerinden temin ettiği kumaş parçalarını değerlendirerek üretimini sürdürdüğünü söyledi.
Yıllardır kendi emeğiyle ayakta durduğunu belirten Münevver Ecer şunları ifade etti:
“Eskiden çocuklarım için çalışıyordum, şimdi ise torunlarım için çalışıyorum. Yıllardır kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum. Kızlarım ve gelinlerim de benim gibi güçlüler, hepsi kendi ayakları üzerinde duruyor. Tüm kadınların da kimseden destek beklemeden kendi ayakları üzerinde durmalarını ve mücadele etmelerini istiyorum.”
İSTANBUL









