• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Temmuz 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

DAİŞ bitti… Ama statü sorunu hâlâ tartışılmıyor-Nihat Kaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
22 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) yakın bir zamanda DAİŞ’ın toprak hakimiyetinin sona erdiğini ilan etmesi bekleniyor. Ancak gerçekten DAİŞ bitti mi? Daha doğrusu bundan sonra Suriye’ye sükûnet hakim olacak mı? Her şeyden önce Suriye’deki çatışmalarda isimi sık sık anılan ve ÖSO adı altında toplanan örgütler ile DAİŞ ve benzeri örgütler arasındaki farkı iyi koymak gerekir. Esad rejimiyle çeşitli nedenlerden ötürü gerginlik yaşayan kişi ve grupların hepsi çatışmaların ilk başladığı 2011 yılı ve sonrasında rejim karşıtı söylemlerle silahlı örgütlere dönüştüler.

Ancak ciddi bir ideolojik ve felsefik altyapıları olmadığı için söylemlerindeki rejim karşıtlığını siyasal perspektife dönüştüremediler. Bundan kaynaklı olarak da gerek ekonomik gerek başka nedenlerden dolayı kısa sürede dış güçlerin denetiminde, paramiliter güçlere dönüştüler. Ki, şu an bir çoğu Türk devletinin kontrolü altında varlık gösterebiliyor. Ancak DAİŞ ve Cephet El Nusra gibi örgütler ciddi bir ideolojik ve felsefik altyapıya sahipler. Radikal İslamcı anlayışla beslenen dünya bakışları, dünyevilikten ziyade uhreviliği ön plana çıkarmakta ve bu temelde cihadist bir savaş anlayışı benimsemekteler. Ki, DAİŞ bu sayede insanları ardı arkası kesilmeksizin intihar eylemlerine gönderebiliyor.

Bu tür örgütleri, alan hakimiyetlerine son vermekle bitirmek mümkün değil. Çünkü bir bakış açıları ve binlerce, belki de yüzbinlerce insanı bu görüşe inandırmış durumlar. Evet, son günlerde DAİŞ’ın Derazor’daki son mevzisinden binlerce sivilin kurtarılıp, özgürlüklerine kavuşturuldukları çokça söyleniyor, ama sözü edilen sivillerin DAİŞ’ten çok fazla şikayetçi oldukları da söylenemez. Hatta tam tersine evlerinin yıkılmasına neden olanın DSG ve Uluslararası Koalisyon Güçleri olduğu inancındalar. DAİŞ öyle sanıldığının aksine, AKP hükümetinin denetimindeki gruplar gibi, çapulcu, talancı sıradan bir örgüt olarak ele alınamaz. Hala görmezlikten gelinemeyecek kadar ciddi bir kitle tabanına sahip olduğunu söylemek mümkün.

DAİŞ ideolojik bir hareket, ideolojiler de ancak daha güçlü ideolojilerle yenilebilir. DAİŞ’in Kobani Savaşı’yla gerileme sürecine girmesi de, ABD’nin silahlarıyla değil, ideolojik-felsefik bir savaşla sağlandı. Asıl yengi de DAİŞ’ın dünyevi yaşamı siyah-beyaz yapan ve her şeyi yaşam ötesine öteleyen felsefesinin, Kuzey Suriye’nin tüm renkleri birer zenginlik ve saygı ve sevgi temelinde birlikte yaşamı üstünlük gören dünya görüşüne yenilmesiyle sağlandı. Ancak bu dünya görüşü kendisini sistemleştirip, siyasal ve idari bir yapıya kavuşturmadıkça, Ortadoğu toprakları ismi DAİŞ ya da her ne olursa olsun, sürekli yeni radikal grupların çıkmasına zemin sunmaya uygun. Asıl sıkıntı da işte bu noktada yaşanmaktadır.

‘DAİŞ bitti, bundan sonra ne olacak?’ sorusunun ikinci ve en asıl bölümü de işte bundan sonra başlıyor. ABD liderliğindeki DAİŞ Karşıtı Uluslararası Koalisyon Komutanı Korgeneral Paul LaCamera, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada DSG güçlerinin Rusya ya da Suriye rejimiyle işbirliğine girmesi halinde ABD’nin DSG’ye askeri yardımı kesmek zorunda kalacağını söyledi.

ABD Kuzey Suriye yönetimine kısaca, ‘Suriye rejimiyle anlaşma’ diyor. Ancak diğer yandan da askerlerini Suriye’den çekeceğini söylüyor. DAİŞ bitti, ama Kuzey Suriye’nin statüsünün ne olacağından kimse söz etmiyor. Bölge böyle isimsiz, tanımsız, statüsüz mü bırakılacak? ABD ne kendisi bunu tartışıyor, ne de başkasının tartışmasına izin veriyor. Belirsizlik kaosa davetiyedir.

Suriye rejiminin tutumu da ABD yönetiminden farklı değil. Esad’ın üst düzey danışmanlarından Buteyna Şaban, ‘’Özerklik Suriye’nin bölünmesi demektir. Suriye’yi bölmemiz asla söz konusu olmaz’’ diyerek, özerkliğin tartışma konusu dahi olamayacağını söyledi. Buteyna Şaban, Suriye rejiminin Kürtlerle ilişkisini de ‘’Suriye halkının önemli ve değerli bir parçası’’ şeklinde, büyüğün küçüğe sevgisi gibi sıradanlaştırdı.

Suriye rejimine göre bir takım kültürel haklar tanınabilir, ama siyasal hakların konuşulması mevzu bahis dahi yapılamaz. Suriye rejimi ‘bazı kültürel haklarla beraber 2011 öncesine dönelim’ havasında. Hiçbir açıdan Suriye’nin 2011 öncesi Suriye’sine dönemsi mümkün değil.

Suriye rejiminin bunu hayal etmesi kaosu derinleştirip, çözümsüzlük üretmekten başka bir işe yaramıyor. Tabi bir diğer sorun da güven sorunudur. Evet 21. yüzyılda siyaset güvene ve sözlere dayalı yapılmıyor. Hele hele Suriye rejimi ile Türk devletinin 1998’de Kürtlere karşı vardıkları Adana Mutabakatı’nın yenilenmesinden söz edildiği bir dönemde, Kürtlerin Suriye rejiminin ‘bazı kültürel hakların tanınacağı’ sözlerine inanmasını beklemek saflık olur.

Tabi bu duruma bir de Afrin’nin Türk devletinin kontrolüne geçmesinde Rusya ve Suriye rejiminin rolleri eklenince, güven sorunu daha da derinleşiyor. Bu koşullarda Kürtlerin Suriye rejimine güven duyması mümkün değil. Bundan kaynaklı, başta Kürtler olmak üzere, Kuzey Suriye halkı Suriye rejimiyle ilişkilerin bir resmiyete kavuşturulmasını, bölgenin statüsünün de anayasal düzeyde tanımlanmasını bekliyor.

Kuzey Suriye’nin statü sorunu tartışılmadıkça da bölgede istikrar beklemek mümkün değil. istikrarsızlık da kaosa yol açar ki, DAİŞ gibi radikal örgütleri besleyen temel zemin bu tür kaos ortamlarıdır. DAİŞ gerçek anlamda bitirilmek isteniyorsa, bölgeye istikrarı getirecek tartışmalara girmek, Suriye halklarının nasıl birlikte yaşayabileceğini tartışmak gerekir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

NATO Zirvesi’nin ardından

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Ankara’da yapılan 36. NATO Zirvesi sona erdi. Zirve boyunca silah üreticisi firmalar ile devletler arasında imzalanan milyarlarca dolarlık savunma anlaşmaları...

Yakılan silahlar ve zirve

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Türkiye, tarihinin en keskin çelişkilerinden birini yaşıyor. Bir yanda dünyanın en büyük silahlı örgütü NATO’nun “görkemli” zirvesi; diğer yanda ise...

Islanmış gülüşler

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Ertelenen yaşamların her şeyi geciktirdiği bir dünya dönüyor. Bir girdap rüyalara giriyor ve her şeyi kabusa çeviriyor. Eskiyen yerleri ağrıyor...

İktidar her yerde!

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Söz konusu olan iktidarın korunmasıysa gerisi teferruat! Devlet yönetiminden muhalefet partilerine, sendika başkanlığından muhtarlığa, hepsinde, iktidarda kalmak için yapılanlar aşağıya...

Futbola göre aşk ve aşksızlık…

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Dünya Kupası’nın kaçınılmaz “büyük coşkusunu” yaşadığımız bu günlerde; gördüğünüz statların, otellerin ve mesela alışveriş merkezlerinin altında kimlerin kaldığını ve hemen...

Komün: Yaşamın siyaseti

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’yle birlikte komün tartışması çölleşmiş ve skolastize olmuş politik-entelektüel zemini hareketlendiren temel tartışmalardan biri oldu. Konuya...

Sonraki Haber

Sistem masasının altında sert tekmeleşmeler var-Tahir Sami

SON HABERLER

Til Temir’de tutsakların bırakılması için uluslararası kurumlara çağrı yapıldı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

ABD Kongre üyesi İsrail tarafından alıkonuldu

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Denizli’de iş cinayeti: Toprağın altında kalan işçi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

‘Rojiya Jiyanê’ belgeseli yarın yayınlanacak

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Sokak hayvanlarının toplatılmasına tepki: Onları nelerin beklediğini biliyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Silah yakma töreninin yıldönümü açıklaması: Yasayı kim için çıkarıyorsanız onunla müzakere edin

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

İstanbul’da Zilan Katliamı konulu panel: Anılarını yaşatmalıyız

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır