• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Mart 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sevr Antlaşması’nın Kürdistan maddesi-Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
10 Ağustos 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

99 yıl önce 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması ile Ermenilere ve Rumlara “Azınlıklar” statüsü verildi. Kürtlerle ilgili ise karmaşık süreçler içinde sonu belirsiz çözüm yöntemleri uygulanarak Kürt sorunu, emperyalistler ve bölgenin egemen devletleri tarafından çözümsüz halde bırakıldı. Müttefikler arasındaki görüş ayrılıkları, özellikle İngiltere’nin tavrını gelişmelere göre ve süreç içerisinde belirlemesi; Kürtler arasındaki farklılıklar ve Kemalistlerin engelleme çabaları Kürdistan’ın çözümsüzlük politikalarında etkili oldu.

Her şeye karşın Sevr Antlaşması’nın Kürdistan’la ilgili maddeleri Kürtler açısından bazı tarihsel önemde olgular da yarattı. Somutlarsak, a)Kürt sorunu ilk kez uluslararası bir platformda tartışıldı ve tarihsel olarak belgelendi. b)Kürtler ilk kez uluslararası bir platformda kendi ulusal kimlikleri ve temsilcileri ile yer aldı. c)Sevr Antlaşması Kürdistan’ın yeniden bölünmesinin resmi bir belgesi oldu.

Bu bakımdan Antlaşmanın 3. bölümünde “Kürdistan” başlığıyla hazırlanan “Siyasal hükümleri” kapsayan 62, 63 ve 64. maddelerinde tanımlanan unsurları ayrıştırarak bazı vurguları yapabiliriz.

Öngörülen “Kürt özerk bölgesi”, kuzeyde ve daha sonra kararlaştırılacak olan Ermenistan, doğuda İran, güneyde Suriye ile Irak sınırları arasında belirlenen küçük bir alanı kapsıyordu. Wilson tarafından belirlenmiş olan Ermenistan sınırı Bitlis, Şıtak, Muş, Erzincan, Gümüşhane, Tirebolu’yu içine almıştı. Kürtlerle Ermeniler arasında en önemli sorun olan sınır, Ermenistan devletinin kurulması ve ABD’nin mandaterliğini kabul etme koşuluna bağlı hale getirilmişti. Dolayısıyla bu şartlar gerçekleşmediği takdirde ABD Başkanı Wilson tarafından çizilmiş olan ve Kemalistlerin kontrolünde bulunan Ermenistan sınırı içinde kalan yerlerin Kürtlere verilmesi söz konusu değildi.

Güneyde Urfa, Antep, Birecik, Mardin Suriye’ye; Musul vilayeti Irak’a; doğuda Türkiye-İran ile kuzey doğuda Türkiye-Rusya arasında eski sınırlar kabul edilmişti. Güneyde Musul vilayeti Kürdistan sınırları içinde sayılmakla birlikte, ancak bağımsız bir Kürt devleti kurulduğunda ve halkı isterse kendi istekleriyle katılmalarını öngörüyordu. “Kürt özerk bölgesi” ise, Siirt ve Hakkari’yi içine alan son derece küçük bir alanı kapsıyordu.

Bu küçük bölge, “Halkının çoğunluğu Kürt olan bölgeler” olarak tanımlanmış olmasına rağmen, öngörülen şey esas olarak “yerel özerklik” planıydı. Bu plan, Süryani-Keldaniler yanında bölgedeki diğer etnik ve dinsel topluluklar için güvenceleri de içeriyordu. Bu amaçla, İngiliz, Fransız, İtalyan, İran ve Kürt temsilcilerinden oluşan bir Komisyon yerinde incelemelerde bulunarak bir durum tespiti yapacaktı. Yerel özerklik planını hazırlamak için İngiltere, Fransa ve İtalya hükümetlerinin tayin edecekleri üç kişilik bir komisyon kurulacak ve bu komisyon antlaşmanın imzalanmasından itibaren 6 ay içinde çalışmalarına başlayacaktı. Bu komisyon kararlarını oybirliği ile alacak ve herhangi bir anlaşmazlık halinde komisyon üyeleri sorunu kendi hükümetlerine götürecekti.

Antlaşmanın 63.maddesine göre Osmanlı hükümetinin 62.maddede belirtilen komisyonun kararlarına uymasını ve kendisine bildirildikten sonra üç ay içinde benimseyip uygulamakla yükümlü olmasını hükme bağlıyordu. 64. Maddesine göre ise 62. maddede belirlenen bölgede yaşayan Kürtler, antlaşmanın yürürlüğe girmesinden bir yıl içinde bu nüfusun çoğunluğunun Osmanlı devletinden ayrılıp bağımsız bir devlet olmayı kabul etmesi halinde Milletler Cemiyeti’ne başvurabilecekti. Milletler Cemiyeti de Kürtlerin bağımsızlık kazanma yeteneğine sahip olduklarını uygun görmesi halinde kendilerine bağımsızlık verilmesini Osmanlı Devletine tavsiye edebilecekti.

Sevr’de ve Lozan antlaşmalarında Kürdistan’ın bölünmüş sömürge statüsünün devam ettirilmesinde ekili olan iki tutumdan biri, Mondros Mütarekesi’nin çizdiği sınırları kabullenerek kendisini Osmanlı İmparatorluğu’nun yerine ikame eden Kemalist iktidarın gösterdiği siyasi tavırdı. İkincisi, Kürdistan’ın jeostratejik ve jeopolitik öneminden dolayı müttefiklerin ve özellikle İngilizlerin ve Fransızların isteksizliği ve Kürtleri yalnızlaştırma politikalarıydı.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Barış için ortak hükümet

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

Dün Yeni Özgür Politika’daki yazımda, “üçüncü” bir füze, provokatörler tarafından ateşlenip, Türkiye’ye düşerse, AKP iktidarının tek başına ABD ve İsrail’in...

‘Hüseyin abi hep iki kart gönderirdi, birisinin arkası boş’

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

Cezaevleri ile ilgili köşenin devam etmesi için gösterdiği özen, özveri ve hassasiyet duygulandırıyor. Yanımızdan giderken dahi bizi mahrum bırakmak istememiş....

Savaş ve Kürtlerin gücü

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

Bölge halklarına ve insanlığa zarar veren ABD-İsrail ve İran savaşı, şiddetlenerek ve yayılarak devam ediyor. Savaşan güçler başkaları olsa da...

Savaşın yeni grameri, devletin yeni fiziği

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

2026 yılının hızlı başlayan jeopolitik gerçekliği ve özellikle Ortadoğu merkezli sürekli tırmandırılan çatışma ortamı, ‘devlet’ merkezli tartışmaları da yeniden gündeme...

Yapay zekanın insan ve toplum üzerindeki etkileri

Yazar: Yeni Yaşam
14 Mart 2026

Yapay zekanın iktisadi ve emek üzerindeki etkilerinin yanı sıra, çok iyi anlaşılmayan ama potansiyel olarak ciddi sonuçlara yol açabilecek; psikolojik,...

Emperyalizm, İran ve devrim  

Yazar: Yeni Yaşam
14 Mart 2026

ABD emperyalizmi ile Netanyahu’nun Siyonist yönetimi, 28 Şubat 2026’dan bu yana İran’a açık savaş açtı. Saldırılar 15. gününde devam ediyor....

Sonraki Haber

Aram Tigran şarkılarıyla anıldı

SON HABERLER

Bir kırılma noktası: Halepçe’de insanlık öldü

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Prof. Dr. Akdeniz: Dijitalde mutlak itaat tehlikesi

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Kahvehanede kurulan dengbêj derneği

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Amed’de ‘Kırık Terazi’ belgeseli Rojin Kabaiş için adalet çağrısıyla gösterildi

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

Rojava’da sel felaketi: MSD’den ‘Hesekê’deki kamplara acilen yardım ulaştırılsın’ çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

Amedspor’dan kritik galibiyet: İkinci sıraya yükseldi

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

 İstanbul ilçelerinde Newroz kutlamaları sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır