• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
4 Ağustos 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sevr Antlaşması’nın Kürdistan maddesi-Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
10 Ağustos 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

99 yıl önce 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması ile Ermenilere ve Rumlara “Azınlıklar” statüsü verildi. Kürtlerle ilgili ise karmaşık süreçler içinde sonu belirsiz çözüm yöntemleri uygulanarak Kürt sorunu, emperyalistler ve bölgenin egemen devletleri tarafından çözümsüz halde bırakıldı. Müttefikler arasındaki görüş ayrılıkları, özellikle İngiltere’nin tavrını gelişmelere göre ve süreç içerisinde belirlemesi; Kürtler arasındaki farklılıklar ve Kemalistlerin engelleme çabaları Kürdistan’ın çözümsüzlük politikalarında etkili oldu.

Her şeye karşın Sevr Antlaşması’nın Kürdistan’la ilgili maddeleri Kürtler açısından bazı tarihsel önemde olgular da yarattı. Somutlarsak, a)Kürt sorunu ilk kez uluslararası bir platformda tartışıldı ve tarihsel olarak belgelendi. b)Kürtler ilk kez uluslararası bir platformda kendi ulusal kimlikleri ve temsilcileri ile yer aldı. c)Sevr Antlaşması Kürdistan’ın yeniden bölünmesinin resmi bir belgesi oldu.

Bu bakımdan Antlaşmanın 3. bölümünde “Kürdistan” başlığıyla hazırlanan “Siyasal hükümleri” kapsayan 62, 63 ve 64. maddelerinde tanımlanan unsurları ayrıştırarak bazı vurguları yapabiliriz.

Öngörülen “Kürt özerk bölgesi”, kuzeyde ve daha sonra kararlaştırılacak olan Ermenistan, doğuda İran, güneyde Suriye ile Irak sınırları arasında belirlenen küçük bir alanı kapsıyordu. Wilson tarafından belirlenmiş olan Ermenistan sınırı Bitlis, Şıtak, Muş, Erzincan, Gümüşhane, Tirebolu’yu içine almıştı. Kürtlerle Ermeniler arasında en önemli sorun olan sınır, Ermenistan devletinin kurulması ve ABD’nin mandaterliğini kabul etme koşuluna bağlı hale getirilmişti. Dolayısıyla bu şartlar gerçekleşmediği takdirde ABD Başkanı Wilson tarafından çizilmiş olan ve Kemalistlerin kontrolünde bulunan Ermenistan sınırı içinde kalan yerlerin Kürtlere verilmesi söz konusu değildi.

Güneyde Urfa, Antep, Birecik, Mardin Suriye’ye; Musul vilayeti Irak’a; doğuda Türkiye-İran ile kuzey doğuda Türkiye-Rusya arasında eski sınırlar kabul edilmişti. Güneyde Musul vilayeti Kürdistan sınırları içinde sayılmakla birlikte, ancak bağımsız bir Kürt devleti kurulduğunda ve halkı isterse kendi istekleriyle katılmalarını öngörüyordu. “Kürt özerk bölgesi” ise, Siirt ve Hakkari’yi içine alan son derece küçük bir alanı kapsıyordu.

Bu küçük bölge, “Halkının çoğunluğu Kürt olan bölgeler” olarak tanımlanmış olmasına rağmen, öngörülen şey esas olarak “yerel özerklik” planıydı. Bu plan, Süryani-Keldaniler yanında bölgedeki diğer etnik ve dinsel topluluklar için güvenceleri de içeriyordu. Bu amaçla, İngiliz, Fransız, İtalyan, İran ve Kürt temsilcilerinden oluşan bir Komisyon yerinde incelemelerde bulunarak bir durum tespiti yapacaktı. Yerel özerklik planını hazırlamak için İngiltere, Fransa ve İtalya hükümetlerinin tayin edecekleri üç kişilik bir komisyon kurulacak ve bu komisyon antlaşmanın imzalanmasından itibaren 6 ay içinde çalışmalarına başlayacaktı. Bu komisyon kararlarını oybirliği ile alacak ve herhangi bir anlaşmazlık halinde komisyon üyeleri sorunu kendi hükümetlerine götürecekti.

Antlaşmanın 63.maddesine göre Osmanlı hükümetinin 62.maddede belirtilen komisyonun kararlarına uymasını ve kendisine bildirildikten sonra üç ay içinde benimseyip uygulamakla yükümlü olmasını hükme bağlıyordu. 64. Maddesine göre ise 62. maddede belirlenen bölgede yaşayan Kürtler, antlaşmanın yürürlüğe girmesinden bir yıl içinde bu nüfusun çoğunluğunun Osmanlı devletinden ayrılıp bağımsız bir devlet olmayı kabul etmesi halinde Milletler Cemiyeti’ne başvurabilecekti. Milletler Cemiyeti de Kürtlerin bağımsızlık kazanma yeteneğine sahip olduklarını uygun görmesi halinde kendilerine bağımsızlık verilmesini Osmanlı Devletine tavsiye edebilecekti.

Sevr’de ve Lozan antlaşmalarında Kürdistan’ın bölünmüş sömürge statüsünün devam ettirilmesinde ekili olan iki tutumdan biri, Mondros Mütarekesi’nin çizdiği sınırları kabullenerek kendisini Osmanlı İmparatorluğu’nun yerine ikame eden Kemalist iktidarın gösterdiği siyasi tavırdı. İkincisi, Kürdistan’ın jeostratejik ve jeopolitik öneminden dolayı müttefiklerin ve özellikle İngilizlerin ve Fransızların isteksizliği ve Kürtleri yalnızlaştırma politikalarıydı.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Temmuz ayı enflasyonu artarken, ücretlerdeki erime sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Temmuz ayı enflasyonu açıklandı. Artık bir klasik haline dönüşen bir gerçek var: TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan aylık ve...

‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları                                                                        

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa kalkıştır.  Bireysel bir reddediş bile muazzam bir kafa tutmayı ve potansiyel...

74. Ferman gerçekliği

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

3 Ağustos 2014’te gerçekleşen 74. Ferman Êzidîler için bir dönüm noktası olmuştur. Artık Êzidîler eski Êzidîler değildir. Politikleşen ve öz...

Kritik müzakere

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ağustos 2026

İki yıl önce başlamış olan barış ve demokratik toplum süreci, başta Kürt halkı olmak üzere Türkiye halklarının temel gündemi olma...

Eğer iktidar süreci tıkarsa bunun müeyyidesi ne olabilir?

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ağustos 2026

Ben şahsen son İmralı görüşmesinde Çerçeve Yasa tasarısı üstünde bir müzakere olduğunu ve bunun üzerinde devlet temsilcileriyle Öcalan arasında mutabakata...

Kuyu Tipleri, infaz yakmalar ve tecrit

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ağustos 2026

Kuyu Tipi hapishanelerde baskı, yıldırma tecrit politikaları devam ederken, keyfi infaz yakmalarla tahliyeler engelleniyor. Barış ve Demokratik Toplum süreci cezaevlerine...

Sonraki Haber

Aram Tigran şarkılarıyla anıldı

SON HABERLER

Dedeoğulları ailesinin evine ilişkin imar planına itiraz edildi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Change.org’da ‘umut hakkı’ için imza kampanyası

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

AKP, ‘çerçeve yasa’ taslağı gündemiyle CHP’yi ziyaret etti

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

AKP Meclis Grup Toplantısı yarın kapalı yapılacak

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Çerçeve yasa 10 maddeden oluşacak, en geç Pazartesi günü yasallaşacak

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

YAŞ kararları: 63 general emekliye sevk edildi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

İHD: Marmara cezaevlerinde 3 ayda 355 hak ihlali yaşandı

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır