• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Şubat 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ayşe Düzkan

ortadoğu yeniden tasarlanmıyor

4 Kasım 2024 Pazartesi - 00:00
Kategori: Ayşe Düzkan, Yazarlar

arap halklarının, biladdüşşam ya da levant olarak adlandırdıkları bölgeyi batı avrupa’dan gelen emperyal güçler ortadoğu olarak tanımlamış; kendilerini merkez alarak! bugün, avrupa-merkezli bakış açısını benimsemeyen birçok yazar ve politik grup,bu bölgeden batı asya olarak söz etmeyi tercih ediyor. bu işin bir yanı.

buranın, kendini batılı sayan ve o güçlerle özdeşleşen türkiye cumhuriyeti vatandaşları tarafından sık sık “ortadoğu bataklığı” diye anıldığına da şahidiz, burayı kimin olduğu hale getirdiği üzerine bir an bile düşünmeden…

bu bölgede çok uzun zamandır halklar emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı mücadele veriyor. sadece kürt ve filistin direnişlerini kastetmiyorum, lübnan halkı farklı emperyal güçlere karşı çok uzun bir zaman mücadele etti, israil saldırganlığıyla da defalarca karşı karşıya kaldı. iran halkı, otokratik neoliberal rejime karşı mücadele ederken, ambargolarla hayatını daha da zorlaştıran abd’ye haklı düşmanlığı da sürdü; bu ülkede abd’den “büyük şeytan”, israil’den de “küçük şeytan” olarak bahsedildiği anlatılıyor. farklı ulus ve inançlardan suriye halkları, emperyal güçlerin silahlandırdığı cihatçılarla yıllarca mücadele etti ki bunların bazıları batı devletlerinin vatandaşıydı, türlü savaş suçları işlemek üzere suriye’ye gitmeleri için büyük kolaylık tanındı onlara. ırak’ta, özellikle 2003’teki işgal sırasında abd askerlerinin korkunç işkenceleri büyük bir infiale sebep oldu ve abd karşıtı fikirler güçlendi. kürt halkının dört ayrı devlet altında sömürgeciliğe karşı verdiği mücadeleyi bu gazetenin okurlarına anlatmaya gerek yok.

şunu da hatırlatmak istiyorum. genel olarak mücadeleyi, orduların meydan muharebesinde yenişmesi gibi tahayyül etmiyorsak halkların emperyal güçler arasındaki gerilimlerden, çelişkilerden yararlanmasının neden gerekli olduğunu, kaçınılmazlığını da görmemiz lazım.

hal böyleyken, suriye iç savaşı, rojava’nın inşası ve özellikle 7 ekim aksa tufanı operasyonu sonrasında gelişen süreçleri, bu süreçlerin yolunu açtığı dönüşümleri sadece emperyal güçler arasındaki gerilimlerle açıklamak, bütün bölgesel gelişmeleri devasa ölçekte işleyen bir komplo teorisinin içine sığdırmak akıl kârı mı? eğer öyleyse, halkların, direnişlerin herhangi bir biçimde özne olması söz konusu değilse, o zaman neden uğraşıyoruz, neden bu kadar çok insan can veriyor?

ana akım medyanın dış haberler sayfalarında ve buralardaki köşe yazarları arasında çok gözde olan yaklaşım halkların kendi kaderlerini tayin edemeyeceğini, direniş örgütlerinin herhangi bir biçimde özne olamayacağını, direnişlerin tarihi şekillendiremeyeceğini varsayar. bu bakış açısı yaygınlaştıkça halkın pasifizasyonu da artar, yani her şeyi abd-rusya-çin belirleyecekse, miting düzenlemeye, mitinge katılmaya falan ne gerek var diye düşünür insanlar, haklı olarak.

oysa bu doğru değil, her aşamada tarih, halkların iradesini temsil eden güçler, yapılar tarafından şekillendirilmiş, bundan sonra da böyle olması, hepimizin ortak çabasıyla mümkün olacak. yangınları sadece kurumsal itfaiyeler değil, evlerinden kovayla su taşıyanlar hatta ünlü öyküdeki, tek bir damla su taşıyan karıncalar söndürür. malum,nemrut’un yaktığı ateşe ağzında su taşıyan karıncaya “senin taşıdığın sudan ne olacak” demişler. karınca ise “maksat safımız belli olsun” demiş.

karınca haklı ve onurludur ama biz yine de safımızı belli etmekle yetinmeyelim, elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince harekete geçelim, yeraltı yerüstü zenginlikleriyle, bereketli topraklarımızın kaderini kendimiz belirleyelim, bizi hiçe sayan bakış açılarına da pabuç bırakmayalım derim.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Maltepe Belediyesi’nden eyleme katılan işçilere tehdit

Sonraki Haber

Sağlıkta dönüşüm programı neleri dönüştürdü?

Sonraki Haber

Sağlıkta dönüşüm programı neleri dönüştürdü?

SON HABERLER

2 işçinin yaşamını yitirdiği maden ocağının sahibi tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Efrîn ve Şehba’dan göç ettirilen aileler için geri dönüş başlıyor

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Seferberlik kapsamında Rojava’ya geçen gençler Silemanî’ye döndü

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Hesekê Kanaat Önderlerinden birlik mesajı: Fitneye ve nefret söylemine yer yok

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Adana’da halk buluşması: Kürt halkı diyalog ve müzakere sürecinin arkasında

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

KYK Yurdu’nda yaşamını yitirmişti: Zeren Ertaş davasında karar

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

İran’da protestolar 52’nci gününde: 40’ncı gün anmalarına gerçek mermiyle saldırı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır