• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Temmuz 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Dr. Hayri Hazargöl

NATO Türkiye halklarına karşı kullanılıyor

6 Temmuz 2026 Pazartesi - 23:00
Kategori: Dr. Hayri Hazargöl, Manşet, Yazarlar

Türkiye’nin NATO içinde kalması ve bu yönlü angajmanlara girmesi esas olarak içerideki muhalifleri bastırmada destek almak içindir. Bu yönüyle NATO, Türkiye halklarına karşı bir savaş aracı olarak kullanılmaktadır. NATO’ya üye diğer ülkelerin konsepti başkadır

 Dr. Hayri Hazargöl

Türkiye’de NATO zirvesi toplanacak. NATO, Ortadoğu’da çatışmaların ve siyasi mücadelenin yoğunlaştığı bir dönemde toplanıyor. NATO’nun bu ortamda Türkiye’de toplanması dikkat çekicidir. Türkiye’de iktidar yanlıları bunun Türkiye’nin önemini gösterdiği biçiminde değerlendiriyorlar.

Türkiye NATO’ya girmek için Kore savaşına katıldı. Bu savaşta Türk askerleri çok fazla kayıp verdi. Yararlılar ise daha fazlaydı. NATO’ya girmenin bedeli bunlar oldu. Türkiye NATO’ya girerek hem Sovyetlerin güneyinde ve hem de Ortadoğu’da NATO’nun jandarması haline geldi. Türkiye’nin NATO’ya girişinde Sovyet tehdidi gerekçe gösterilmiştir. Türkiye kamuoyunu ikna etmede bu gerekçe kullanılmıştır. Ancak Türkiye’nin NATO’ya girmesinde en temel etken Kürtler üzerinde yürüttüğü soykırım politikasına Batı desteği almak içindi. Türkiye’nin Ortadoğu’da İsrail’i tanıyan ilk ülke olmasının nedeni de buydu. İsrail’le ilişki üzerinden Kürt soykırım politikasına ABD ve Avrupa’nın desteğini alma amaçlanmıştır ve bu destek alınmıştır.

Şu açıktır ki, Ankara’daki NATO toplantısında Türkiye’ye bazı roller verilecektir. Türkiye’de hep ne alınacağından söz ediliyor. Ama ne verileceği ve hangi konuda bağımlılığın artacağından söz edilmiyor. Zaten Türkiye’de iktidarın en temel özelliği Türkiye halklarını kandırmaktır. Hiçbir konuda halklara gerçekler söylenmez. Toplum basın ve her türlü araç kullanılarak kandırılır. Bu yönüyle Türkiye’de devlet aynı zamanda Türkiye halkına karşı özel savaş yürüten bir aygıttır.

Türkiye özellikle İbrahimi anlaşmalarla birlikte stratejik öneminde ciddi zayıflama yaşamıştır. Geçen yıllarda sık sık beka sorunundan söz edilmesi esas olarak bu nedenleydi. Çünkü Osmanlı’dan bu yana Türk devleti Ortadoğu’da stratejik önemine dayalı bir politika yürütüyordu. Bu stratejik önemiyle askeri, siyasi ve ekonomik güç devşiriyordu. Öte yandan İsrail’le yürüttüğü ittifakla da bu stratejik önemini artırmıştı. Bu stratejik önem bir tür altın yumurtlayan tavuk gibiydi. Ancak İbrahimi anlaşma Türkiye’yi Aşil topuğundan vurmuş oldu. Bu anlaşmadan sonra beka kaygısı yaşayan Türkiye, stratejik önemini güçlendirme çabası içinde olmuştur. Bunun için de kendini ABD’ye daha fazla bağlama arayışları içine girmiştir.

Türkiye, Suriye’de ABD politikalarına endekslenmiştir. İsrail-İran savaşında İsrail karşıtı gibi gözükse de ABD’nin İran politikasına uyum göstermiştir. İsrail karşısında bağırıp çağırarak bu yüzünü örtmeye çalışmıştır. ABD üzerinden İsrail’le uzlaşma arayışları içinde olmuştur. Nitekim ABD, biz İsrail ve Türkiye çatışmasına izin vermeyiz diyerek Türkiye’nin bu arayışına cevap vermiştir.

Türkiye’nin her zaman en büyük kaygısı Kürtler olmuştur. Özellikle son 50 yılda Kürtlerin mücadeleleriyle Türkiye ve diğer ülkelerde önemli aktör haline gelmesi Türkiye’yi ürkütmektedir. Bu açıdan Kürtleri klasik egemenlik politikaları altında tutmak için dış destek aramaktadır. ABD ve NATO’yla ilişkilerinde bu amaç önceliklidir. Türkiye’nin NATO içinde kalması ve bu yönlü angajmanlara girmesi esas olarak içerideki muhalifleri bastırmada destek almak içindir. Bu yönüyle NATO, Türkiye halklarına karşı bir savaş aracı olarak kullanılmaktadır. NATO’ya üye diğer ülkelerin konsepti başkadır. Esas olarak ülkelerinin dışa karşı güvenliğiyle ilgilidir; ya da dış politikada daha güçlü olma isteğidir. Türkiye’de ise esas olarak devletin ve iktidarın başta Kürtler olmak üzere muhalif güçleri bastırmada kullandığı bir aparattır. Kuşkusuz Ortadoğu’daki siyasi ve askeri önemini koruma amacı da vardır. Bu da önemli düzeyde içerde kendini güçlü tutmayla bağlantılıdır.

AKP-MHP ittifakı NATO’yla ilişkilerini ve işbirliğini yeni bir düzeye taşıyarak Kürt halkının özgürlük mücadelesine karşı kendine destek almayı amaçlamaktadır. Son zamanlarda Meclis’e geleceği tartışılan çerçeve yasanın NATO zirvesi sonrasına bırakılması da bununla bağlantılıdır. Bu süreçte nasıl bir politika izleyeceği NATO’dan sağlayacağı ilişki ve destek düzeyine göre olacaktır. Eğer istediği desteği alabilirse Kürt sorununun çözümü konusunda adım atma yerine yeni bir savaşı başlatma politikasına yönelmesi gündeme gelebilir. Zaten Kürtlere yönelik baskı politikalarında destek alabilirse bu aynı zamanda Türkiye’deki demokrasi güçlerine karşı baskı politikalarının artırılacağı anlamına gelir.

Barış ve demokratik toplum sürecinde iktidar şimdi oyalama ve zaman kazanma politikası yürütüyor. İmralı ile bir mutabakat yokken sanki varmış gibi yansıtarak toplumu aldatmaya çalışıyor. Halbuki Kürt Halk Önderi’nin sunduğu taslak üzerinde uzlaşma hâlâ sağlanamamıştır. Türk devleti kendi taslağını dayatmaya çalışmaktadır. DEM Parti’nin belirttiği gibi bir buçuk aydır İmralı’ya herhangi bir heyet gitmemiştir. Bu açıdan hem basında çıkan haberler hem de Numan Kurtulmuş’un belirttiği şeyler oyalama ve zaman kazanmaya yöneliktir. Zaten Mehmet Uçum’un yazısı da bir uzlaşma ve mutabakata ulaşılmadığını göstermektedir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

NATO Zirvesi ve son gelişmeler

Sonraki Haber

Savaş ABD hegemonyasının sınırlarını gösterdi

Sonraki Haber

Savaş ABD hegemonyasının sınırlarını gösterdi

SON HABERLER

Savaş ABD hegemonyasının sınırlarını gösterdi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

NATO Türkiye halklarına karşı kullanılıyor

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

NATO Zirvesi ve son gelişmeler

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Dostluk ve ‘Düşünme Etiği’ üzerine

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Küba Devrimi ve Barbudos’lar

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Macron, 16 yıl sonra Suriye’yi ziyaret ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Trump, NATO Zirvesi’ni işret etti: Ukrayna’da savaşı bitirmeye çok yaklaştık

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır