TEV-DEM Eşbaşkanı Remziye Mihemed, Özerk Yönetimin seferberlik çağrısına halkların katılımının yoğun olduğunu belirterek, Suriye’nin işgalden ortak mücadele ile kurtarılabileceğini vurguladı
Suriye’de 27 Kasım 2024’te cihatçı Heyet Tahrir El-Şam’ın (HTŞ) Halep’i ele geçirmesi ardından Türkiye ve ona bağlı çete Suriye Milli Ordusu (SMO), Kuzey ve Doğu Suriye topraklarına saldırılarını yoğunlaştırdı. Bunun üzerine Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi 1 Aralık 2024’te tüm halklara seferberlik çağrısı yaptı. Kadın hareketinden gençliğe, sivil toplumdan siyasi parti ve komünlere her alan seferberlik çağrısına yanıt verdi. Birçok mahallede halk öz savunmalarını oluşturarak evlerini çete saldırılarına karşı korurken, kimileri de Şehba’dan çıkmak zorunda bırakılan halka destek oldu.
Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Eşbaşkanı Remziye Mihemed, seferberlik çağrısına tüm halkların katıldığını söyleyerek, Suriye’yi işgalden ancak birlik ve beraberlikle kurtara bileceklerinin altını çizdi
‘Seferberlik omuzlarımızda görev’
“Savaşçılarımıza destek vermek ve QSD’nin gücünü büyütmek istedik” diyen Remziye Mihemed, seferberliğe güçlü bir katılımın olduğunu kaydederek, “Kürtler, Süryaniler ve Araplar olmak üzere Cizîr bölgesinden çok sayıda insan seferberliğe katıldı. Qamişlo’dan da TEV-DEM, Kongra Star, siyasi partiler ve tüm bileşenler seferberlik çağrısını omuzlarımızda bir görev olarak gördük. QSD savaşçılarına destek vermek için Kobanê, Tebqa Rakka, Dêrazor gibi birçok bölgeden yönümüzü savaşçıların yanına verdik. Halk olarak savaşçılarımızın yanında olduğumuzu ve ihtiyaç duyulduğunda hazır olduğumuzu bilmelerini istedik” ifadelerinde bulundu.
QSD, YPJ ve YPG savaşçılarının direnişine dikkat çeken Remziye Mihemed, sözlerine şöyle devam etti:
‘Büyük bir güç yaratılıyor’
“Savaşçılar toplumu, ülkeyi ve devrimlerinin değerlerini koruyorlar, onlar çok değerli ve kutsaldır, onlar bizim onurumuzdur. Halkları DAİŞ gibi çetelerden ve Türkiye’den koruyorlar. Halk bir araya geldiğinde. ‘Biz savaşçılarımızın arkasındayız, biz QSD’yiz’ diyor. Savaşçılara destek için büyük bir güç yaratılıyor. Örneğin baba ve oğul aynı cephede savunma yaptıklarında birbirlerinden büyük güç alırlar. Şimdi savaşçılar Tişrîn Barajı’nı koruyor, halkımız da o direnişe destek veriyor ve bu saldırılara karşı birlikte duracağımızı söylüyor. Halk saldırılara karşı tavrını belirtiyor, tanklara, toplara hayır diyor, ölümden büyük olduklarını belirtiyor. Aslında başka hiçbir ülkede yaşanmamış bu duyguları burada görüyoruz. Başta mazlumlar olmak üzere halka karşı çok sayıda savaşın yürütüldüğünü görüyoruz, ancak Kuzey ve Doğu Suriye bileşenleri gibi devrime ve devrimin değerlerine bir arada sahip çıkıldığını görüyoruz” ifadelerinde bulundu.
‘Mücadelemizi sürdüreceğiz’
Seferberlik çağrısının tüm Kuzey ve Doğu Suriye halkına olduğunu kaydeden Remziya Mihemed, “Toplum birleştiğinde ve herkes ülkesinin korunması konusunda sorumluluk aldığında bu savaşı durdurabilecektir. Kuzey ve Doğu Suriye’de ne kadar barışı sağlayabilirsek birliğimizi de o kadar yaratabiliriz. Kadın örgütleri, gençlik örgütleri ve mevcut tüm kurumlar olarak birliğimizi inşa etmeliyiz. Birliktelik ile Suriye’yi işgalden kurtarabilir, merkezi olmayan ve renkli bir sistem inşa edebiliriz. Halkımız büyük fedakarlıklar yapıyor ve ağır saldırılara karşı direniyor. Başarısızlığı asla kabul etmeyeceğiz. Demokrasi ve barış için zafer ve özgürlük için her zaman mücadelemizi sürdüreceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.
Haber: Zeyneb Îsa / NûJINHA