• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Nisan 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Sebahat Tuncel: Komisyon Sayın Öcalan ile görüşmeli

1 Eylül 2025 Pazartesi - 18:00
Kategori: Güncel, Manşet

Wan’da düzenlenen serbest kürsüde konuşan Sebahat Tuncel, ‘Komisyonun gidip Sayın Öcalan ile görüşmesi lazım. Gerekli hukuki düzenlemelerin yapılması ve demokrasi ile özgürlük için alanların açılması lazım’ dedi

Wan’da Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında “Kadınlar Barışı Konuşuyor” şiarıyla serbest kürsü kuruldu. Merkez Rêya Armûşê (İpekyolu) ilçesinde bulunan Sanat Galerisi’nde kurulan kürsüye, TJA aktivisti Sebahat Tuncel, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, DEM Parti Wan Milletvekili Gülderen Varlı, Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Neslihan Şedal, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Wan Eşbaşkanı, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Wan Eşbaşkanı ile çok sayıda kadın katıldı.

Serbest kürsüde ilk konuşan DEM Parti Wan Milletvekili Gülderen Varlı, kadınların beyaz renklerle barışı simgelediğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Erkeğin kurduğu ulus-devlet içinde savaşın yakıcılığını en çok biz kadınlar yaşıyoruz. Bunun örneğini bugün Filistin’de görüyoruz. Tüm dünyanın gözü önünde büyük bir savaş yaşanıyor. Tüm dünyanın bu savaşa karşı barışı haykırması gerekirken, erkeği-devleti koruyan zihniyet Filistin’i görmüyor. Alanlarda en çok anneler haykırıyor. Çünkü acının en büyüğünü anneler yaşıyor. Biz kadınlar yaşamın hiçbir yerinde nefes alamıyoruz. Barışı tüm kadınlar istiyor. Biliyorsunuz ki Sayın Abdullah Öcalan barış masasını ortaya koydu. Barışın nasıl oluşturulacağını ortaya koydu. Biz kadınlar kararlıyız, barışı getireceğiz. Öldürülsek de barışı getireceğiz. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü bizler yaşatacağız.”

 ‘Sözümüzü kamusal alanda kuruyoruz’

Ardından söz alan Sebahat Tuncel, Hannah Arend’in politika tanımıyla sözlerine başlayarak kadınların kamusal alanda söz kurmasının önemine değindi. Sebahat Tuncel, “Kadınlara kamusal alanlar hep yasaklanmış ve kadın hep evin içinde konuşuyor. Hatta evin içinde bile konuşamıyor. Geleneksel kadını aşmak kadının her yerde tüm kamusal alanlarda konuşmasıyla mümkün olabilir. Biz bugün kadınlar olarak bir eylem gerçekleştiriyoruz. Sözümüzü kamusal alanda kuruyoruz” sözlerine yer verdi.

“Barış bizim hayatımızda ne değiştirecek” diye soran Tuncel, bunları konuşmanın önemli olduğunu vurguladı. Tuncel, “Evi, köyü yakılan, çocuğu şehit olan çok sayıda aile var Wan’da. Özel sömürge hukukunun dayattığı birçok şey var ve bunlar sonucunda alanlarını terk etmek zorunda kalan sayısız insan var. Savaş bizim hayatımızdan ne götürdü diye konuşmak lazım. Bizi ‘terörize’ etti ve bizi ‘yurttaş’ olmaktan çıkardı. Söz konusu Kürtler olunca kısıtlanması doğal görüldü. Batıda bir eylemde yapılan gözaltılarda 2911 sayılı kanundan soruşturma başlatılırken, Kürdistan’da propagandadan veya örgüt üyeliğinden soruşturmalar açıldı” şeklinde konuştu.

‘DAİŞ gibi örgütler kadınlara saldırmaya devam ediyor’

Filistin halkına karşı bir soykırım düzenlendiğinin altını çizen Sebahat Tuncel, “Filistin halklarına ve kadınlarına yönelik soykırıma tüm dünya sessiz. Suriye’de hala El-Kaide, DAİŞ gibi örgütler kadınlara saldırmaya devam ediyor. Kadınlar köle pazarlarında satıldılar. Savaş kadınlar açısından çok daha derin yaralar açıyor. Kadınlara yönelik taciz ve tecavüzler artıyor savaş süreçlerinde. Ruanda’da kadınlara yönelik cinsel suçlar savaş suçu ilan edildi. Kadınlar olarak biz barış savunucusu olmak zorundayız. Dünyanın neresinde olursak olalım bunu savunmak zorundayız” dedi.

‘Sürecin başarıya ulaşması için yüzleşmeye ihtiyaç var’

Türkiye’de bir sürecin başladığını belirten Sebahat Tuncel sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sürecin başarıya ulaşmasını çok istiyoruz. Ama bunun için bir yüzleşmeye ihtiyaç var. Türkiye’de bunları tartışmadan Meclis’te kurulan komisyonla bir şeyler tartışmaya başlatıldı. Bu da kıymetli ama yeterli değil. Savaşın yoğun olduğu her yerde kadın barış örgütleri kuruldu. Tüm kadınların bu sürece dahil edilmesi gerekiyor. Batı ile Doğu’nun aynı ruhta birleşmesi ve barışı talep etmesi gerekiyor. ‘Bu devlete güven olur mu’ gibi çok sayıda soru var. Mevcut iktidarlar bizim hafızamızda olumsuz bir yerde duruyor. Dersim’i, Roboski’yi, Madımak’ı gören ve yüzleşmeyen bir halkız. Türkiye ‘Terörü çözeceğiz’ diyor. Ama bu yanlış bir dildir. ‘Terör’ varsa şiddet de vardır. O zaman bizim devlet şiddetini de konuşmamız lazım.

Sayın Öcalan, PKK’nin niye çıktığını çok açık bir şekilde ifade ediyor. Ama ondan öncesinde de bu ülkeyi Türkler ve Kürtler birlikte kurdu. Kürtler 1921 Anayasası ile Cumhuriyeti gönüllü olarak birlikte kurdular ama sonrasında 1924 Anayasası ile birlikte inkar edildiler dağa çıkarıldılar ve kart kurt sesleri çıkarmaya başladılar. Ardından isyanlar başladı. İşte PKK’nin kuruluşu buna dayanıyor. Sayın Öcalan eşit yurttaşlık ile silahlı mücadelenin son bulup demokrasinin konuşulmaya başladığı bir sürece geçiş yapılması gerektiğini söyledi. PKK’ye fesih çağrısı yaptı ve PKK de kongresini toplayıp kendini feshetti ve koşullar oluşursa geleceklerini söyledi. Hukuki ve siyasi güvence ile bu mümkün olabilir. Kürtler Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm haklarından faydalanmalı. Bizim kimliğimizi kabul etmiyorlar, reddediyorlar. Ben Kürt doğdum Kürt yaşayacağım. Ama bana diyorlar ki ‘Sen Kürt doğdun Türk yaşayacaksın’. Doğal haklar Türklere varsa neden Kürtlere yok. Eşit yurttaşlık temelli doğal haklarımızdan neden faydalanamıyoruz. Sayın Öcalan da, eşit yurttaşlığı uygulayın gerisini ben yapacağım, diyor. Konuşmanın suç olduğu başka bir dünya ülkesi yok. Türkiye’de konuşmak yasak ve suç. O yüzden aslında Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan süreç var. Devlet Bahçeli norm devletini temsil ediyor. Mevcut haliyle Kürt sorunun çözümsüzlüğünü gördü ve başka türlü olamayacağını anladı. O nedenle ‘Öcalan gelsin Meclis’te DEM grubunda konuşsun ve umut hakkından da faydalansın’ dedi. Çünkü artık Kürt sorununu güvenlikçi politikalarla sürdürülemeyeceğini anladı. Daha önce Turgut Özal devlet olarak bunu görmüş ve müdahale etmek istemişti.

‘Komisyon gidip Sayın Öcalan ile görüşmeli’

İktidar medyasının daha dili değişmedi. İkincisi de komisyonun gidip Sayın Öcalan ile görüşmesi lazım. Yine yasal güvenceler yapılmalı. Kayyımlar geri çekilsin ve halka teslim edilsin. Gerekli hukuki düzenlemelerin yapılması ve demokrasi ile özgürlük için alanların açılması lazım. Bir adım atarken, ‘başıma bir şey gelir mi’ diye düşünmememiz lazım. Türkiye’nin demokratikleşmesi için komisyonun bu adımları atması gerekiyor. Yeni bir süreç başlatılmalı. 1 Eylül vesilesiyle silahların susmasının önemini vurguluyoruz. Barışı hepimiz istiyoruz.”

Kaynak: JinNews

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Özgür Özel ve Tuncer Bakırhan hakkında fezleke

Sonraki Haber

Amed’de Dünya Barış Günü yürüyüşü: Hakiki bir çözüm istiyoruz

Sonraki Haber

Amed’de Dünya Barış Günü yürüyüşü: Hakiki bir çözüm istiyoruz

SON HABERLER

Akbelen direnişçisi Esra Işık için Ankara ve İzmir’den serbest bırakılsın çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

Nisêbîn’de mezarlığa saldırı: Mezar taşları kırıldı, ağaçlar tahrip edildi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

Esenyurt’ta CHP ve DEM’den ortak kayyım tepkisi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

 Mehmet Emin Çam cezaevinden çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

19 kişinin öldüğü tekne faciasına tepki: Bu ölümler politik

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

Kayıp gazeteciler Eva Maria ve Polat için Avrupa’da eylem

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

31 yıl sonra tahliye edilen iki tutsağı ziyaret

Yazar: Yeni Yaşam
1 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır