Tahliye edilen hasta tutsak Muhlise Karagüzel, ‘Bu barışı sağlayacağız. Umudumu hiçbir zaman kesmeyeceğim’ dedi
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mûş eski il Eşbaşkanı Muhlise Karagüzel, 9 Ağustos 2019’da gözaltına alınarak tutuklandı. Tutukluluğu süresince İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hasta tutsaklar listesinde yer alan Muhlise Karagüzel, 28 Kasım’da tahliye edildi. ,
Tekli hücrede tutuldu
Tahliyesinin ardından Mezopotamya Ajansı’nın (MA) sorularını yanıtlayan Muhlise Karagüzel, hastaneye gidiş gelişlerdeki zorluklara değindi.
“Cezaevinde kalamaz” raporu geldikten sonra tahliye edilmek yerine tedavi için istemi dışında İzmir Menemen Cezaevi’ne sevk edilen Muhlise Karagüzel, orada bir yıl tekli hücrede kaldığını belirtti.
Cezaevi idaresinin yaklaşımı
Sevk edildiği Menemen Cezaevi’nde, ceza verilmesine gerekçe yapılan “suçlama” üzerinden ayrımcılığa, baskıya maruz kaldığını ifade eden Muhlise Karagüzel, orada görevlilerin ismini kullanmadığını kendisine “terör” diye hitap edildiğini ifade etti. Özellikle cezaevine ilk götürüldüğünde çok fazla hakarete ve iki gardiyanın baskısına maruz kaldığını, eşyalarının etrafa fırlatıldığını belirten Muhlise Karagüzel, şunları belirti:
“Her şeyde bir baskı vardı. Mesela ben rahatsızım. Orada hasta bakıcılar var. Haftada iki sefer koğuşları temizliyorlardı, benimkini temizlemiyorlardı. ‘Niye benim odamı temizlemiyorsunuz’ diye sordum. ‘Seninkini yapmayacağız, bize öyle söylendi’ dediler. Bu ayrımcılığı yapmamaları gerektiğini söyledim. Sırf görüşümden dolayı böyle yapıyorlardı. Başgardiyan geldi, ‘Ben yapmayın dedim, sen yataklık değilsin’ dedi. Ben de, ‘Neye dayanarak bunu bana söylüyorsun? Benim hastalığım var. Beni ne diye buraya gönderdiler? Burada tedavi edileyim diye. Bu yaptığın doğru değil’ dedim. ‘Bence doğru’ dedi.”
Hastane sevkleri
Hastaneye sevk sırasında da çeşitli problemler yaşadığını ifade eden Muhlise Karagüzel, kimi zaman durumunun çok acil olduğunu fakat “Asker yok” denilerek veya başka türlü bahanelerle sevkinin geciktirildiğini kaydetti. Hastalığı için birçok milletvekilin, avukatın tahliye talebinde bulunulduğunu hatırlatan Muhlise Karagüzel, siyasi görüşünden kaynaklı hastalığının göz önünde bulundurulmadığına dikkat çekti.
‘Hasta tutsaklar serbest bırakılsın’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin herkesi çok sevindiren bir süreç olduğunu kaydeden Muhlise Karagüzel, “Ben bir anneyim, bir Barış Annesi’yim. Barışı en çok isteyen annelerdir. Artık anneler ağlamasın. Keşke 20 yıl önce bu sürece el atılsaydı. Ama barış için nereden dönsen tabii ki iyidir. Umudumuz da var, yok değil, inşallah artık hiçbir anne ağlamaz” ifadelerini kullandı.
Süreçle birlikte bütün hasta tutsakların serbest bırakılması ve ceza alan tüm tutsakların cezalarının kaldırılması gerektiğini söyleyen Muhlise Karagüzel, “Bütün cezaevleri boşaltılsın. Bütün hasta tutuklular bırakılsın. Ağır ceza alanların cezaları kalksın. Yani cezaevleri kapansın. Adım atılacak ki bir inancın bir güvenin de olsun” diye belirtti.
‘Barış için elimizden geleni yapalım’
Geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder’i de anan Muhlise Karagüzel, şöyle konuştu:
“Ne kadar mücadele ediyordu, barışı ne kadar istiyordu. Gidişi bizi çok çok üzdü. Onu kaybettik ama İnşallah onun şahsında barış sağlanacak. Hepimiz barışı göreceğiz. Artık silahlar değil de kalemler oynasın. Kalemle siyaset yapılsın. Êdî bese. Acı çekenler, çok çekti. Artık kimse acı çekmesin. Hep birlikte elimizi bu taşın altına koyalım. Barış için elimizden geleni ardımıza koymayalım.”
Cezaevinden çok buruk çıktığını dile getiren Muhsine Karagüzel, “Çünkü hem yoldaşlarımı hem yavrularımı içeride bıraktım. Aman bu da bizim bir gerçekliğimiz. Başaracağız. Dışarıdakiler, içeridekiler, sürgündekiler, halkımızla el ele vereceğiz, bu barışı sağlayacağız. Umudumu hiçbir zaman kesmeyeceğim” dedi.
Haber: Rukiye Payiz Adıgüzel / MA









