• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Ocak 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Forum

Haydutlar çağından kahramanlık çağına

16 Ocak 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Forum, Manşet

Bu kavga tanrılar çağından beri gelen bir kavgadır. Haydutlar ile direnen halkların arasında haydutlar ile kahramanlar arasındaki kavgadır. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê direnişleri insanlığın onur sayfasına yazıldılar. Dünyada açılan karanlık haydutluk çağının ilk kahramanlık hikayesi şimdiden Rojava’da yazıldı

Veysi Eski

Yeni yıla girerken hep birlikte güç arzusuna kendini kaptırmış bir dünyaya uyandık, Resmen güçlü olana her şeyin hak olduğu, ben yaptıysam oldu dediği bir an’a uyandık. Muktedir tüm dünyaya şöyle seslendi: “Yaşıyorsanız ben sizi şimdilik öldürmek istemediğim için yaşıyorsunuz, ben sizi kaçırmıyorsam ben buna gerek duymuyorum diye ‘sıcak yatağınızda’ yatabiliyorsunuz ya da ben sizi tutuklamıyorsam, sadece canım istemediği için tutuklamıyorum.” Bir devlet başkanı eşiyle birlikte yatağından alınıp kaçırıldı ve tutuklandı. Uluslararası hukuk, BM şartı, Cenevre sözleşmesi vesaire vesaire, birileri çıktı bir şeyler söyledi, sinek vızıltısı gibi geldi, kimse duymadı ve bir anda herkes bir konuda hemfikir oldu; haydutlar çağına hep birlikte ayak bastık. Tüm insanlık mücadelesiyle elde edilmiş bütün değerler, bütün kurallar tuzla-buz oldu. Çok kutuplu dünyada ezilen halkların ve sınıfların mücadelesiyle oluşan devletleri hem insanlara karşı hem birbirlerine karşı sınırlayan ulusal ve uluslararası hukuk kurallarıyla etikten oluşan “değerler çağının” tabutuna son çivisini 3 Ocak 2026 tarihinde Donald Trump çaktı. Aslında tüm dünyanın yüzüne bir tokat nakşetti, değerlerin ne kadar kırılgan ve aynı zamanda çiğnenebilir olduğunu gözümüze soktu.

Dünyanın bir ucunda açılan “haydutlar çağına” Ortadoğu’nun ayak uydurması iki gününü aldı. Reel politiğe dair herkesin kafa yorduğu masaların kurulduğu, masalarda barışçıl yollarla sorunların çözüleceğine dair insanların umudunun olduğu, herkesin savaştan yorulduğu bir anda Suriye’nin en büyük kenti Halep’in ortasında iki mahalle haydutlar tarafından kuşatıldı. Bunlar öyle gringolar gibi haydutlar değildi. Bunlar insanlığa dair her iyiye ve güzele düşman olan, kafa kesen haydutlardı ama yeni dünya düzeninde bunlara Suriye Ordusu adı verilmişti. Tıpkı gringolara ABD ordusu denilmesi gibi. Şêxmeqsûd ile Eşrefiyê mahalleleri, tüm dünyanın gözü önünde içindeki sivillerle birlikte abluka altına alınıp ağır silahlarla dövülmeye başladığında, dünyadaki tüm Kürtlerin gözü kulağı buraya dönerken, tüm dünya sırtını döndü. Kürtler seslerini duyurmaya çalıştılar ama kimse duymadı.

Kürtler, Müslümanların değerleriyle Müslümanlara seslendi, ‘böyle Müslümanlık olur mu?’ dediler. ‘Müslüman, sivillere, kadınlara, çocuklara bunu yapar mı?’ dediler. Suriye’nin güneyini Siyonistlere bırakanlar iki mahallede sıkışıp kalmış insanlara bunu yapıyorlar. Yarın Kürt halkına nasıl din kardeşiyiz diyeceksiniz dediler. İslam dininde kesin yasak olan sivillerin hedef alınması, yaralılara kötü muamele, düşmanın ölülerine kötü muamele, işkence ve bilumum değerler ayaklar altına alınırken, tüm İslam dünyası sırtını Halep’e dönmenin yanı sıra siyasi İslamcı yayın organları açıkça katliamı desteklediler.

Kürtler, sekülerlere onların değerleriyle seslendiler. Halep’te kuşatmayı yapanların üzerindeki DAİŞ simgelerini gösterdiler. Bunların daha bir kaç gün önce Yalova’da polis katlettiğini anlatmaya çalıştılar. Bu haydutların gözünde Türkiye devletinin tağut olduğunu ve herkesin kafir olduğunu anlatmaya çalıştılar ama Sekülerler buna rağmen haydutların yanında saf tutarak kuşatma altında ki Kürtlere terörist, haydutlara ise Suriye Ordusu demeyi tercih ettiler. Sözcü ve Cumhuriyet gazeteleri haydutlara iliştirilmiş medya olarak görevlerini yaptılar.

Kürtler, liberallere onların değerleriyle seslendiler. Bu haydutların El Kaide ve IŞİD artığı olduğunu anlatmaya çalıştılar. Bunların tüm özgürlüklere düşman olduğunu anlatmaya çalıştılar. Bir entegrasyon olacaksa özgürlüğün esas alınması gerektiğini, Suriye devleti diye pazarlanan devletin tüm farklılıklara düşman olduğunu anlatmaya çalıştılar. Liberaller de tiynetleri gereği haydutların yanında dizildiler. Rahat zamanlarda Kürtlerin programlarında baş köşelerde oturan Yıldıray Oğur ve Nevzat Çiçek gibi yazarların içinden Cem Küçük ve Şamil Tayar’lar çıktı.

Kürtlerler, sosyalistlere, sosyalist değerlerle seslendiler. Suriye’de tüm halkların barış içinde bir arada yaşama ve kendini var etme hakkının neden Kürtlere çok görüldüğünü, Rojava Devrimi’nin birleşik bir halklar devrimi olduğunu anlatmaya çalıştılar. Enternasyonal sosyalistler güçleri oranında Halep’te kuşatma altında olan halklara destek vermeye çalıştılar ama sosyal şoven diyeceğimiz yapılar ağızlarında yine emperyalizm; ABD vs. sakızlarını çiğneyerek gerici çeteler tarafından kuşatılan bir halka sırtını dönmeyi tercih ettiler.

Kürtler herkese kendi değerleriyle seslendi ama ağızlarını açtıklarında Trump’ı eleştirenler tüm değerlerin yerle yeksan olduğu bu haydutluğun ya arkasına dizildiler ya da kahredici bir sessizlikle izlemeyi tercih ettiler.

6 gün sürdü kuşatma, koca 6 gün 6 gece haydutlar adım adım insanlık suçu işlerken, tüm dünya sırtını döndü, canlı yayınlarda etnik temizlik yapılırken, insanlar bin yıllık evlerinden çıkarılırken, insanlık ve kadın düşmanları tarafından katledilmiş kadınların bedenleri binalardan atılırken, tüm dünya izledi.

Bir ara ateşkes olduğu ve mahallelerden direnen gençlerin çıkarılmasına karar verildiği gibi haberler çıktı ve o anda adını daha önce kimsenin duymadığı bir kişi yanında bir kaç genç kadın ve erkekle birlikte bir video ile cevap verdi ve mahallelerini haydutlara bırakmayacaklarını, son ana kadar direneceklerini söyledi. Bu genç adamın adı Ziyad Halep’ti, asayiş güçlerinin komutanıydı. Bütün dünyanın haydutlar çağına teslim olduğu bir anda bu genç adamın sesi adeta “kahramanlar çağından” geliyordu. Tüm haydutlara ve haydutların yanında dizilmiş olanlara Yunan kahramanlık çağından, tanrıların soyundan gelen bir kahraman gibi sesleniyordu. Haydutlara teslim olmaktansa şerefli bir ölümün yeğ olduğunu söylüyordu. Ziyad Halep’in sesi zalim Dehak’a karşı direnen ve halkına umut ateşi yakan Demirci Kawa’nın çağından geliyordu . Ziyad Halep, ismini aldığı Tarık Bin Ziyad’ın 80 bin kişilik İspanyol ordusuna karşı 10 bin kişilik ordusunun geri dönmesini engellemek için gemileri yakması gibi gemileri yakıyordu. Ziyad Halep insanlık hafızasındaki tüm kahramanların sesi olarak haydutlar çağının aynı zamanda mitolojik kahramanlar çağı olduğunu tüm insanlığa gösteriyordu.

Güce teslim olanlara, güç karşısında tüm değerlerini inkar edenlere, zulmün yanında saf tutan dilsiz şeytanlara karşı insanlık değerleri için direnmek Kürtlerin yalnızlığına kaldı. Bu yalnızlık en değerli yalnızlıktır. Çünkü bu kavga tanrılar çağından beri gelen bir kavgadır. Haydutlar ile direnen halkların arasında haydutlar ile kahramanlar arasındaki kavgadır. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê direnişleri insanlığın onur sayfasına yazıldılar. Dünyada açılan karanlık haydutluk çağının ilk kahramanlık hikayesi şimdiden Rojava’da yazıldı.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Siyasetçi Ahmet Yaman İsviçre’de son yolculuğuna uğurlandı

Sonraki Haber

Dayanışma değil görev çağrısı: İki, üç, daha fazla Rojava

Sonraki Haber

Dayanışma değil görev çağrısı: İki, üç, daha fazla Rojava

SON HABERLER

Kelimeler yetmeyince devreye kopuş girer

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
16 Ocak 2026

Halep, İran ve çözümsüzlük

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
16 Ocak 2026

Yol ayrımı ve Deniz

Yazar: Heval Elçi
16 Ocak 2026

Adana’da iki çocuk katledildi

Yazar: Bedri Adanır
16 Ocak 2026

Dayanışma değil görev çağrısı: İki, üç, daha fazla Rojava

Yazar: Aziz Oruç
16 Ocak 2026

Haydutlar çağından kahramanlık çağına

Yazar: Heval Elçi
16 Ocak 2026

Siyasetçi Ahmet Yaman İsviçre’de son yolculuğuna uğurlandı

Yazar: Bedri Adanır
15 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır