İran, ABD, Almanya, Fransa, Türkiye ve Ukrayna barolarından 60 hukukçu, Birleşmiş Milletler’e gönderdikleri mektupta İran’daki sistematik saldırılar nedeniyle acil müdahale çağrısı yaptı
İran, ABD, Almanya, Fransa, Türkiye ve Ukrayna barolarından 60 avukat, 14 Ocak 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne gönderdikleri bir mektupla, İran’da yaşananlar karşısında BM’nin acil müdahalede bulunmasını istedi.
Avukatlar, yargıçlar ve hukuk araştırmacılarından oluşan imzacı grup, hükümet güçlerinin sivillere yönelik yaygın ve sistematik saldırılarına dikkat çekerek, İran’daki durumun “insanlığa karşı suçlar eşiğine ulaştığı” uyarısında bulundu.
Mektupta, suçların bağımsız şekilde izlenmesini ve belgelenmesini engelleyen internet ve iletişim kesintileri; barışçıl gösterilere karşı gerçek mermiyle doğrudan ateş açılması ve keskin nişancı birliklerinin kullanılması; zorla kaybetmeler; kurbanların resmi olmayan biçimlerde defnedilmesi ve aileleri üzerinde baskı kurulması; hastanelere yönelik saldırılar ve yaralıların gözaltına alınması gibi çok sayıda ihlale yer verildi. Ayrıca yüz ve gözlere yönelik ağır ve geri dönüşü olmayan yaralanmaların yaygın kalıcı körlük vakalarına yol açtığı vurgulandı.
Mektupta, aralarında çocukların da bulunduğu binlerce kişinin yargılanmadan gözaltına alındığı, birçoğunun tecrit altında tutulduğu ve zorla itiraf almak amacıyla işkenceye maruz kaldığı belirtildi. Bunun yanı sıra, protestoların bastırılmasında yerel olmayan güvenlik güçlerinin görevlendirilmesinin, merkezi bir koordinasyona ve şiddetin tırmandırılmasına işaret ettiği ifade edildi.
İmzacı hukukçular, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nden ihlalleri açıkça insanlığa karşı suç olarak tanımasını, İran’daki durumu Güvenlik Konseyi’ne taşımasını, bağımsız soruşturmaları ve delil toplama mekanizmalarını güçlendirmesini ve sorumlulara yönelik önleyici uyarılar yayımlamasını talep etti.
Mektubun sonunda, mevcut koşullarda uluslararası toplumun hareketsiz kalmasının sivillerin korunmasına ilişkin uluslararası yükümlülüklerin ihlali anlamına geldiği vurgulanarak, imzacıların Birleşmiş Milletler’in önleyici misyonunun yürütülmesine katkı sunmak amacıyla her türlü ek bilgi ve belgeyi sağlamaya hazır oldukları belirtildi.
HABER MERKEZİ









