• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
4 Mart 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Tuncer Bakırhan: DSG’den Türkiye’ye bir tehdit yok

15 Ocak 2026 Perşembe - 22:41
Kategori: Güncel, Manşet

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, katıldığı televizyon programında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın dilini eleştirerek ‘Kürtlerin orada güvenli bir ortamda yaşaması gerekiyor. Türkiye garantör ülke olsun’ dedi

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Sözcü TV’de katıldığı programda Türkiye’nin Suriye politikalarına, Suriye’deki saldırılara ve DSG’ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Halep’in Suriye’nin farklı inanç ve kimliklerin birlikte yaşadığı bir kent olduğunu belirten Tuncer Bakırhan, “DSG, Suriyeli bir örgüt; Suriye menşelidir. Şara Hükümeti de şu anda orada yönetimdedir. Şimdi Şara konuşsa anlarsınız, dersiniz ki Suriye’nin geçiş sürecindeki devlet başkanıdır. Mazlum Abdi konuşursa dersiniz ki DSG’nin yöneticisidir. Yani Sayın Fidan’ın her seferinde Suriye’nin bir bakanı gibi, Suriye kabinesinde bulunan bir bakan gibi konuşması gerçekten anlaşılır gibi değil. Şara’yla DSG’li yöneticiler otursun; başta Halep meselesi olmak üzere Kürtlerin orada ne istediğini, ne talep ettiğini müzakere etsinler, konuşsunlar” dedi.

‘Halep’te gücü kim kullanıyor?’

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın tehditkâr bir dil kullanarak güç kullanımından bahsettiğini hatırlatan Tuncer Bakırhan, “Halep’te gücü kullanan Türkiye mi, Şara Hükümeti mi, onu anlamakta insanlar güçlük çekiyor. Halep’teki sorun tabii ki çözülsün. Suriye’deki bu mesele artık çözülsün. Hemen yanı başımızda, sınırımızda bizi üzen, Türkiye’de çok önemli bir gündem olan, tartışmalara sebebiyet veren bir meseleden bahsediyoruz. Çözüm çok kolay. Sayın Fidan’ın anlattığı gibi zor değil. Kimsenin yerinden edilmesine, göç etmesine gerek yok. Suriye, Esad’ın devrettiği geleneklerle devam edecekse zaten oradan bir çözümden bahsetmek zor. Esad döneminde tekçi bir yönetim vardı; bu tekçilik Müslümana da, Kürde de, farklı inanç ve etnik kimliklere sahip insanlara da dayatılıyordu. Suriye’de henüz oturmuş bir rejim yok. Rejimin karakteri belli değil. Demokratik mi olacak, kapsayıcı mı olacak? Anayasasında Kürtler, Aleviler, Dürziler, Türkmenler; orada yaşayan bütün milliyetler ve inançlar yer alacak mı bilmiyoruz” diye belirtti.

Tehdit dilinden vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, “Geçici bir hükümet var ve kayıtsız şartsız ‘silahları bırakın, teslim olun, bulunduğunuz yerlerden çıkın, oralar size ait değil’ deniyor. Bence bu tehdit dili yerine, başta Sayın Fidan olmak üzere hepimizin yapması gereken bir şey var: Türkiye’den, Suriye’deki bir meselenin çözümüne nasıl katkı sunabiliriz, eğer gündemimizi oraya alabilirsek, emin olun yardımcı olabiliriz” ifadelerini kullandı.

‘Öcalan DSG’ye ilişkin bir çağrı yapmadı’

Tunver Bakırhan devamında şunları söyledi:

“Aslında 27 Şubat çağrısı, bir biçimiyle Öcalan ile örgüt arasında iyi bir şekilde devam ediyor. Ama şimdi, DSG’nin konuşulmadığı, bizim de içinde bulunduğumuz ortamda dahi DSG’ye dair Öcalan tarafından herhangi bir şeyin söylenmediği bir noktada, bu çağrının dünyadaki bütün Kürtleri ilgilendirdiği söylenebilir mi? Bir de, ‘tamam’ deniliyor… DSG’yi de ilgilendirsin. Bir de burada çözüm sürecini bir rayına koyalım. Hala insanlar inanmıyor, hala güvenmiyor. Hala adımlar atılmış değil. Hala, silahı bırakanlar kendi kamplarına geri döndü. Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye silah bırakılmasını çok istiyordu. Silah bırakanların gelip sosyal ve siyasal yaşama katılacağı söyleniyordu. Ama ortada herhangi bir adım yok. Şimdi tek taraflı olarak ciddi ve tarihi adımlar atılmış durumda. Buna rağmen şimdi yeni bir şey söyleniyor: ‘Bu DSG’yi de ilgilendiriyor. Japonya’da ana dilinde eğitim gören Kürt’ü de ilgilendiriyor.’

Söylemler gerçekçi değil

Suriye başka bir egemen; başka bir ülke… Irak başka. Benim demek istediğim şudur; Yapılan 27 Şubat çağrısında bizim yaptığımız görüşmede, bu süreç bütün coğrafyadaki Kürtleri ilgilendiriyor diye bir şey çıkmadı. Bu bir. İki; DSG dediğin şey PKK değil mi? DSG çeşitli adlardan oluşmuş. Neredeyse yarısına yakını Araplar, Türkmenler, Ezidiler… PKK’ye silah bırak diyebilir. PKK önerilerinde bulunabilir. Öcalan’ın düşünceleri tabii ki Suriye’deki Kürtler üzerinde de büyük etkisi var. Onu söylüyorum. DSG’nin kendi üzerinde de etkisi olabilir. Burada daha bir şey yapılmamışken, verilen sözler yerine getirilmemişken, basit bir özel yasa çıkarılmamışken; Suriye’yi merkeze almak, Suriye’deki DSG’yi merkeze almak… ‘Şuradan çekil, buradan çık. Hepiniz sıraya dizilin. Arabız, Sünniyiz diye hazır ola geçin’ demek… Bunlar gerçekçi değil. Yüz yıllık bir meseleyi tartışıyoruz. Türkiye ne yaptı ki Suriye’de? Şimdi ne diyoruz? Burada hangi adımı attık? Hangi iyileşmeyi sağladık? Burada insanların yaşamına attığımız hangi adım pozitif anlamda dokundu? Biz iki bine yakın toplantı yaptık. Hayatımda hiç bu kadar zorlanmadım. Ne diyoruz? ‘Hoş geldiniz’ Toplanıyoruz, bu süreci anlatıyoruz, toplumsallaştırmaya çalışıyoruz. Çünkü biz inanıyoruz: Türkiye’de kesinlikle çatışmasız, şiddetsiz, silahsız bir süreç olmalı. Süreç bunun üzerine inşa edilmeli. Bizde bir şey yok.

Madem DSG Kandil’den talimat alıyorsa ve bunu biliyorlarsa, kamuoyuyla da bunu paylaşıyorlarsa, delillerini ortaya koysunlar, biz de görelim. Bu Kandil nasıl bir şeymiş? Bir ara bizim demokratik zemini yönettikleri söyleniyordu. Adaylarımızı belirledikleri söyleniyordu. İşte bize yapılan bütün operasyonları oraya bağlıyorlar. İyi ki çok şükür adayları sandık kurarak seçtik de… Onu söyledikleri zaman o sandık görüntülerini gösteriyoruz. Bakın, on binlerce delegemiz sandığa gitti, kendi yöneticilerini seçti.

Şam’ın sorunu olmayan neden bizim sorunumuz?

Türkiye’ye ne DSG’den? Suriye’nin bir meselesi; buna Suriye Devleti karar versin. Şam bile DSG’nin silahının elinde kalmasını isterken Türkiye neyin derdine düşmüş de ‘DSG silah bırakmıyor’ diyor? Şam ile DSG; silahların tugay, tabur biçiminde örgütlenmesini, bir bölümünün iç asayişte görev almasını, bir bölümünün de orduya entegre edilerek Suriye’nin savunmasını sağlamasını zaten konuşup anlaşmış durumda. Şam’ın, Şara’nın sorunu olmayan bir mesele niye bizim sorunumuz oluyor? 

Bizim tehdit olarak gösterilmemiz kabul edilemez

Eğer birileri topların tüfeklerin yönünü Türkiye’yi çevirirse, en başta biz karşısında dururuz. Karşı durur muyuz? Tabii ki dururuz. Ne demek? Türkiye hepimizindir. Bizi ne zannediyorsunuz ya da ne zannediyorlar? Benim babam, atalarım yüzyıllardır bu topraklarda yaşıyor. Bu toprakların en eski, en kadim halklarından biriyiz. Bu topraklar bizimdir, hepimizindir. Her ne kadar bizi saymasalar, hesaba katmasalar, tırnak içinde farklı farklı gösterseler de… Türkiye’ye karşı bir tehditmiş gibi gösterilmek kabul edilebilir mi? Böyle bir saçmalık olabilir mi? Bunu kabul etmeyiz.

DSG’den buraya bir tehdit yok. Kendini Selefi güçlere karşı korumaya çalışıyor. Peki, ben söyleyeyim: DSG silah bıraktı diyelim. Onları bu güçlere karşı kim koruyacak? Alevileri katleden, Dürzîlerin bıyıklarını kesen, tekmeleyen, tokatlayan, öldüren, kadınlara saldıran kim? Selefi’nin silahı Türkiye için tehdit değil de Kürt’ün silahı niye olsun? Kürt ne zaman Türklere ihanet etmiş? Anadolu’ya geldiklerinden bugüne kadar birlikte olmuşlar, birlikte yaşamışlar, birlikte durmuşlar. Kurtuluş Savaşı’nda birlikte savaşmışlar.

Türkiye garantör olsun

1924’te ‘hepimiz Türk’üz’ denildiğinde, birileri ‘biz Müslümanız’ dedi. Asıl sorun orada çıktı. Yoksa Kürtler bugüne kadar Türklerle asla karşı karşıya gelmemiştir, savaşmamıştır. Ben üç defa cezaevine girmiş bir insanım. Cezaevi sevdalısı mıyım da sürekli cezaevine gireyim? En çok ben çözüm isterim, demokrasi isterim. Çocuklarımla birlikte huzurlu bir şekilde, sabah saat dörtte kapım çalınmadan, rahat bir uykuda uyumak isterim. Meclise girerken herkesin parmak salladığı, koltukta oturan bir insan olmak istemem. Biz kafamızı ekmek kuyruğuna mı soktuk? Bu sorun çok zor değil. Kürtlerin orada güvenli bir ortamda yaşaması gerekiyor. Türkiye garantör ülke olsun.”

HABER MERKEZİ

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

DSG: Dêr Hafir’de uluslararası hukuk ihlal ediliyor

Sonraki Haber

CENÎ: Şara’nın Almanya ziyareti iptal edilsin

Sonraki Haber

CENÎ: Şara’nın Almanya ziyareti iptal edilsin

SON HABERLER

İran basını: Ali Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney seçildi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Mart 2026

Kürdistan’da 8 Mart: Dilan Sineması’na herkes gelmişti

Yazar: Yeni Yaşam
4 Mart 2026

İkinci Hudeybiye

Yazar: Yeni Yaşam
4 Mart 2026

Umudun ötesi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Mart 2026

Rojava devriminin kaynağı demokratik ulustur

Yazar: Yeni Yaşam
4 Mart 2026

Klavye milliyetçiliği ve dijital koruculuk

Yazar: Yeni Yaşam
4 Mart 2026

Rojhilat’taki birliği İranileştirmek

Yazar: Yeni Yaşam
4 Mart 2026

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler
  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır