PYD Eş Başkanlık Komitesi Üyesi Aldar Xelîl, ‘Saldırı Rojava topraklarındadır. Direnişten başka yol yok. Direnişimizi artırmalıyız. Elbette zafer bizimdir’ dedi
PYD Eş Başkanlık Komitesi üyesi Aldar Xelîl, ANHA’ya Rojava’ya yönelik gelişmeler ve saldırılar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Aldar Xelîl, küresel ölçekte talihsiz bir saldırının gerçekleştiğini, ABD, Türkiye ve çetelerin bir saldırı içinde olduğunu ve Rojava’nın varlığına karşı büyük bir oyun oynandığını söyledi.
Bu saldırıdan önce Şexmeqsûd’da Asayiş’e karşı saldırılar düzenlendiğini ve Şam’da toplantılar yapıldığını dile getiren Aldar Xelil, şöyle konuştu:
“Aniden saldırdılar. Beklemeden, Der Hafir’deki DSG güçlerine karşı ikinci bir saldırı başlattılar. Der Hafir’deki DSG savaşçıları geri çekilmeye hazırlanırken, hemen bir saldırı başlattılar. Bu şekilde saldırı için zemin hazırladılar.”
Türkiye’nin rolü
Aldar Xelîl, DSG güçlerinin 24 saat içinde Der Hafir’den çekilmesi gerektiğini, ancak bunun beklenmediğini ve çetelerin saldırıya geçtiğini ifade ederek, “DSG’nin çekilmesiyle büyük bir plan olduğu anlaşıldı, bu yüzden DSG güçleri geri çekilme kararı aldı. Karşı taraf sözde kabul etti, ancak sözlerini tutmadılar ve saldırıyı gerçekleştirdiler. Arkalarında onları destekleyen güçlerin olduğunu biliyorlardı. Bu da savaşçıların moralini etkiledi” dedi.
Aldar Xelîl, saldırılarda Türkiye’nin rolüne dikkat çekerek, “Türk devleti, Kürtlerin bu yüzyılda bir statüye sahip olmasını istemiyor. Barış süreci ve atılan adımlara rağmen Suriye’ye müdahale ediyor. Her müzakere yapıldığında Türkiye müdahale etti ve bir ittifakın kurulmasına izin vermedi. DSG, planın büyük olduğunu düşünüyordu, bileşenlerin çatışmasını istemiyorduk” şeklinde konuştu.
‘Kazanımlarımızı kaybetmeyeceğiz’
Aldar Xelîl, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin siyasi çıkarları ve bölgeye yönelik planları doğrultusunda toplumu bölmek istediğini kaydederek, “Onların planları sonucunda Kürt halkı geçen yüzyılda haklarını elde edemedi. Şimdi Kürt halkı bölgede önemli bir figür haline geldi. Yıllar içinde savaşlar sonucunda kazandıklarımızı kaybetmek istemiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
‘Tüm dünya için tehdit’
DAİŞ’in yeniden güçlenmesi tehdidine değinen Aldar Xelil, “Kendilerini kandırıyorlar, şimdi DAİŞ’i Şam’a iktidara getirdiler. Bunu daha önce Afganistan’da da yaptılar. DAİŞ tehdidi yüksek ve Suriye sınırını geçiyor. Tüm dünya için bir tehdit. Bizi bitmek bilmeyen bir savaşa sürüklemek istiyorlar, buna karşı uyanık olmalıyız” dedi.
‘Kürt halkı için tarihi adım’
Aldar Xelîl, Kürt halkının Kürdistan’ın dört parçası ve Avrupa’da Rojavaye Kürdistan için ayağa kalkmasını memnuniyetle karşılayarak, “Kürtlerin Rojava devrimine olan bağlılığının Kürdistan için tarihi bir gün olduğunu söyledi. Xelil, “Rojava devrimine olan bağlılık, bölgenin haritalarını etkiliyor. Halkımız ayağa kalktı. Rojhilat’taki duruma rağmen gençlerin buraya gelmesi sıradan değil. Bakur gençleri duvarların üzerinden atladı. Başûr gençleri, genel olarak halkımız, birlikleri için ayağa kalkıyor. Bu, Kürt halkı için tarihi bir adım. Daha önce tüm siyasi partilerle görüştük ve kazanımları koruma konusunda mutabık kaldık” diye konuştu.
‘Var oluş meselesi’
Aldar Xelîl, herkesi savunmadan sorumlu olmaya çağırarak, “Herkes kendi imkanlarına göre direnişe katılmalı. Ne yazık ki saldırılar düzenleniyor. Daha önce Rojava dışındaki bölgelerde sorunlar vardı. Ama şimdi saldırı Rojava topraklarındadır. Rojavaye Kürdistan sınırını koruyoruz. Bu, varoluş ve yok olma meselesidir. Şehirlerimiz bu günlerde her zaman canlı olmalı. Yerinden edilmiş halkımıza sahip çıkmalıyız. Kimse sokakları terk etmemelidir. Hepimiz tehlikedeyiz. Ülke dışındaki ve diğer bölgelerdeki Kürtlerin eylemleri saldırganlar üzerinde baskı oluşturdu. Çözüm bulmak için hala çabalar var. Ama en önemlisi savunma hattını geliştirmek” şeklinde konuştu.
‘Zafer bizimdir’
Xelîl, direnişin başarısının siyasi mücadelenin yolunu açacağını ifade ederek, “Görevimizi yerine getireceğiz ve demokratik bir Suriye’nin temellerini atacağız. Halkımızın direnişini bir kez daha selamlıyoruz. Direnişten başka yol yok. Direnişimizi artırmalıyız. Elbette zafer bizimdir” diyerek sözlerini tamamladı.
HABER MERKEZİ









