Rojava’ya yönelik saldırılara ve ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair konuşan Ferhat Kurtay’ın kardeşi Rabia Kurtay, saldırılara dair birlik çağrısı yaptı
Kürt Özgürlük Hareketi’nin faşizme ve Kürt kimliğinin inkarına karşı başlattığı mücadele, bugün Barış ve Demokratik Toplum sürecine kadar evirildi. Binlerce kişinin uğruna yaşamını yitirdiği demokratik, özgür ve eşit yaşam için direnişin yarım asırdır Kürt halkı, direnmeyi bir yaşam biçimine dönüştürdü. Direnişin kalelerinden biri de cezaevleri oldu. “Amed Zindanı” ise bunlar arasında en önemli sembol.
Direniş anlatıları ve işkencelerle bugün hala hafızalarda diri olan Amed Zindanı, birçok büyük eyleme mekan oldu. 1982 yılında yaptıkları eylemle bedenini ateşe vererek tarih yazan Dörtler bu eylemlerden birinin sahibi. Dörtler’den biri olan Ferhat Kurtay’ın özgürlük mücadelesinde bıraktığı iz hala diri. Ferhat Kurtay’ın ailesi için “barış” kelimesi, yalnızca bir siyasal tartışma başlığı değil; acı, direniş ve yarım kalmış bir yüzleşmenin adı. Sürece dair tartışmaların sürdüğü bugünlerde Rojava’ya yönelik saldırıların gerçekleşmesi, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin mirasına sahip çıkma gerekliliğini yeniden gösteriyor.
Ferhat Kurtay’ın kardeşi Rabia Kurtay, saldırılara ve sürece dair konuştu. Mücadelede büyük bedeller ödendiğini söyleyen Rabia Kurtay, sadece kendi kimlikleri, dilleri ve kültürlerini talep ettiklerinin altını çizdi. Rabia Kurtay, “Suçumuz yok, sadece Kürt’üz. Kürt olarak doğduk ve Kürt olarak öleceğiz. Bugün aramızda birçok mezhep var ama hepimiz biriz. Sadece birlik olmalı diyoruz. Kimsenin bize saldırma hakkı yok. Kürt kimliğimizle sonuna kadar yürüyeceğiz. Zafer Kürt halkının olacaktır” dedi.
‘Kürt halkı pes etmeyecek’
Abdullah Öcalan’ın yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısını kabul ettiklerini söyleyen Rabia Kurtay, “Bu süreç için bize verilen sorumluluk omuzlarımıza yüklendi ama onlar ne yapıyorlar? Ne yaparlarsa yapsınlar, bu barış kurulacak. Çünkü bu bizim kalbimizde var. Bizi öldürseniz de, kafalarımızı kesseniz de, çocuklarımızın cenazelerini kutularda bize verseniz de, bu süreç gerçekleşecek. Kürt halkı pes etmeyecek. İrademiz asla kırılmayacak. Biz Kürtler asla teslim olmayacağız. Biz Kürtler tek yürek olarak birleşmiş durumdayız. Önderimizi istiyoruz ve sonuna kadar onun arkasında duracağız” ifadelerine yer verdi.
‘Süreci bitirmek istiyorlar’
Rojava’ya dönük saldırıların yapıldığına dikkat çeken Rabia Kurtay, “Bu saldırıları gördüğümde yüreğim acıyor. Onların vicdanı nasıl rahat edebiliyor? Bütün dünya bu vahşeti neden görmüyor? Hukukçulardan başlayarak diğer bütün kesimlere kadar herkesin ayağa kalkması gerekir. Bu insanlar ne yaptı ki bugün onlara saldırılıyor? Onlar sadece Kürt. Bu saldırılara son verin. Gözlerini toprağa dikmişler ve bütün kazanımlarımıza göz koymuşlar. HTŞ ve DAİŞ Rojava’ya saldırıyor. Türkiye ise bu saldırılara destek veriyor. Barışın gerçekleşmesini istemiyorlar ve bu yüzden Rojava’ya saldırıyorlar. Bu süreci bitirmek istiyorlar. Bizi katlederken bile biz barış talep ediyoruz. ‘Süreci Kürtler bozuyor’ demesinler. Kürtler sürecin sahibidir; ama evet, onlar süreci yok etmek ve tasfiye etmek istiyor. Kürtlere karşı hiçbir tahammülleri yok. Kimse ‘süreci Kürtler bitirdi’ demesin. Kürt halkı onların oyuncağı olmamalı ve kendi birliğini kurmalıdır” mesajını verdi.
Rabia Kurtay, son olarak şunları söyledi:
“Bütün dünya sağır, kör ve dilsiz. ‘Adalet’ diyenler, ‘Hukukçuyuz’ diyenler neredesiniz? Rojava bombardıman altındayken siz neredesiniz? Bütün dünya bu zulme karşı sessiz. Eğer bu başka bir halka yapılsaydı herkes birleşir ve sesini yükseltirdi. Hepsi samimi olsun ve Kürtler için de seslerini yükseltsin. Biz Kürtler özellikle birlik olmalıyız. Ben bu yaşananlara asla sessiz kalmayacağım ve onlar için meydanlarda olacağım. İnanıyorum ki mutlaka kazanacağız. Yaşasın Kürtler ve Kürdistan.”
Haber: Neslihan Kardaş \ JINNEWS









