Rojava’ya dönük saldırılar karşısında Avrupa’nın sessizliğine tepki gösteren Almanya Die Linke Federal Milletvekili Ferat Koçak ‘Değerlerden söz ediyorsanız, bugün Rojava’nın yanında durmak zorundasınız’ diye kaydetti
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların 15 günlük ateşkes kararına rağmen Rojava’ya dönük saldırıları devam ediyor. Saldırılara karşı Rojava’da güçlü bir direniş hattı kurulurken seferberlik çağrısı ise Kürdistan başta olmak üzere tüm dünyada sahiplenildi. Rojava Devrimi ile dayanışma için devrimci kolektiflerden oluşan bir ağ olan RiseUp4Rojava (Rojava için ayağa kalkın), tarafından organize edilerek Almanya’dan yola çıkan People’s Caravan (Halkların Karavanı) da Avrupa ülkelerinden katılımcılarla Rojava’ya doğru ilerleyişini sürdürüyor.
Rojava’ya dönük saldırılara karşı Avrupa’nın sessizliğine ilişkin sık sık tepki gösteren Almanya Sol Parti (Die Linke) Federal Milletvekili Ferat Koçak, değerlendirmelerde bulundu. Ortadoğu’nun uzun zamandır egemen güçlerin çıkarları doğrultusunda dizayn edildiğini söyleyen Ferat Koçak, halkların yaşamının arka plana itildiğini belirtti.
‘IŞİD mensupları serbest bırakılıyor, siyasi ve mali destek sağlanıyor’
“Bugün yaşanan katliamlar ve ağır insan hakları ihlalleri bunun doğrudan sonucudur” diyen Ferat Koçak, “Avrupa Birliği’nin tutumu ise ciddi bir çelişkiyi gözler önüne seriyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in, Suriye’de kendini geçici yönetim olarak ilan eden yapılara yüzlerce milyon Euro destek sözü vermesi büyük bir skandaldır. Bu süreçte sivillere yönelik saldırılar yaşanıyor, insan hakları sistematik biçimde ihlal ediliyor ve üst düzey IŞİD mensupları serbest bırakılıyor. Buna rağmen siyasi ve mali destek sağlanıyor. Bu tablo şunu gösteriyor: Batı, Kürtleri ve bölge halklarını bilinçli biçimde gözden çıkarıyor. Amaç adalet ya da kalıcı barış değil. Amaç Suriye’yi hızla ‘istikrara kavuşmuş’ gibi gösterip Kürtleri ve mültecileri geri gönderebilmek. Bu yaklaşım hem ahlaki olarak kabul edilemez hem de yeni çatışmaların önünü açar” dedi.
‘Ankara’nın taleplerini eleştirmekten kaçınıyor’
Rojava’nın DAİŞ’e karşı verdiği mücadeleyle Avrupa’yı büyük tehlikeden kurtardığını hatırlatan Ferat Koçak, Avrupa’nın bu duruma rağmen sessiz kaldığına işaret etti. Ferat Koçak, “Bu sessizliğin en önemli nedenlerinden biri, Türkiye’nin çıkarlarının gözetilmesidir. Türkiye NATO üyesidir, göç politikalarında Avrupa için kilit bir ülkedir ve Suriye’yi kendi etki alanı içinde tutmak istemektedir. Avrupa ülkeleri bu nedenle Ankara’nın taleplerini eleştirmekten kaçınıyor. Suriye aynı zamanda enerji kaynakları ve ticaret yolları açısından da stratejik bir bölgedir. Avrupa kısa vadeli siyasi ve ekonomik çıkarlar uğruna Kürtlerin güvenliğini ve insan haklarını ikinci plana atıyor. Bu tutum hem adaletsizdir hem de Avrupa’nın demokrasi iddiasını inandırıcılıktan uzaklaştırmaktadır” ifadelerini kullandı.
‘Rojava alternatiftir hedef alınıyor’
Rojava’ya dönük saldırıların Avrupa Birliği (AB) tarafından kınanması gerektiğini vurgulayan Ferat Koçak, Birleşmiş Milletler’in de (BM) sorumluluk alması gerektiğini kaydetti. Rojava’daki saldırıların derhal durdurulması gerektiğini dile getiren Koçak, şunları söyledi:
“Avrupa Birliği, Kuzey ve Doğu Suriye’deki Özerk Yönetimi siyasi olarak tanımalıdır. Rojava’nın önemi sadece askeri başarıyla sınırlı değildir. Rojava’da demokrasi, kadın özgürlüğü ve ekoloji gibi değerler somut bir şekilde yaşatılıyor. Bu değerler sadece Kürtler için değil, Suriye’nin tüm halkları için bir barış zemini oluşturuyor. Ortadoğu’da kalıcı barışın yolu, baskı ve inkâr politikalarından değil; halkların eşit temsil edildiği, kadınların özgür olduğu, doğanın korunduğu demokratik bir yaşam modelinden geçiyor. Rojava bu açıdan bir alternatiftir ve bu yüzden hedef alınmaktadır.”
‘Rojava’nın yanında durmak zorundasınız’
Savaş suçlarıyla anılan aktörlerin meşrulaştırılmasına son verilmesini isteyen Ferat Koçak, “El Kaide geçmişi olan El Colani’nin ya da benzer isimlerin uluslararası toplantılara davet edilmesi kabul edilemez. Barış, radikal yapılara verilen tavizlerle değil; demokratik, yerel ve halk iradesine dayanan öz yönetimlerin tanınmasıyla mümkündür. Avrupa’ya çağrım açıktır: Değerlerden söz ediyorsanız, bugün Rojava’nın yanında durmak zorundasınız. Çünkü Rojava’nın savunduğu demokrasi, kadın özgürlüğü ve ekolojik yaşam, hem Suriye barışı hem de bölgesel istikrar için gerçek bir çıkış yoludur” diye konuştu.
Kaynak: MA









