• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Ocak 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Mehmet Nuri Özdemir

Umut Rojava’da

28 Ocak 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Mehmet Nuri Özdemir, Yazarlar

İnsanlığın her yüzyılda onurunu korumak için Stalingrad gibi bazı direniş kaleleri vardır. 21. Yüzyılda insanlık onurunu taşıyan merkezlerden biri de Rojava’dır.  Rojava’da bugünlerde Alman Nazizm’ine, İtalyan ve İspanyol faşizmine boyun eğmeyen 20. yüzyılın komünarları gibi büyük bir insanlık kavgası veriliyor. Bu küçücük vaha birçok kesimi korkutmaya devam ediyor. Ne yapacaklarını şaşırmışlar! Bir avuç insanın nefes aldığı bu küçücük bölgeyi boğmak için uluslararası ölçekte hesaplar yapılıyor.

Devrimin ilk günlerinden bu yana ABD’sinden Rusya’sına, aşiretinden çetesine, yerel işbirlikçisinden bölgesel-küresel faşistine, sahte kardeşlerden açıktan hortlayan ırkçılara kadar tüm gerici güçlerin temel hedeflerinin başında şöyle ya da böyle Rojava devrimini boğmak vardı. Emperyalistlerin, patriyarkanın ve her türlü işbirlikçi çetelerin hedefinde olmak, Rojava’yı Kürt hakikati etrafında yükselen enternasyonal bir kavganın merkezi haline getirdi. Rojava bugün yine ve yeniden aydınlığın karanlığa karşı direnişinin sembolü olarak dünya gündeminde.

Emperyal hevesler bir tarafa, Ankara’nın tereddütlü politikalarından dolayı içerde-dışarda birileri Rojava üzerinden Kürt-Türk savaşını kışkırtıyor. Türkiye’nin operasyonel dış politika aklı bu hevesi pekiştiren bir hat izliyor. Türkiye ve Suriye’de savaşı kışkırtan güncelleştirilmiş operasyonel, maceracı dış politika aksı, birinci dünya savaşında Enver-Talat-Cemal’in büyük yıkımlara neden olan çizgisinde ilerliyor. Gecikmişlik, dışlanmışlık hissiyatıyla geleneksel ulus devlet alarmizmi (Üç tarzı siyasetin -Osmanlıcılık- Türkçülük- İslamcılık- hakim olduğu ittihatçı ideoloji) Rojava devrimini boğmaya çalışan temel ideolojik hat olarak köpürtülüyor.

Ankara, Kürtlere Suriye savaşının ilk zamanlarında hiçbir güvence olmadan cihadist ve intikamcı yapılarla birlikte rejime karşı savaşmayı; şimdi ise teslim olmayı dayatıyor. Kürtler bu riski göze almadığında ise Kürtlerin yaşadığı güvenlik sorunu terörizm söylemiyle maniple ediliyor. ABD’nin Rojava’yı silahlandırmasının en büyük nedeni kuşkusuz Ankara’nın bu ölümcül dış politikasıydı. Türkiye, Suriye Kürtlerini düşmanlaştırdıkça ABD’nin Kürtleri silahlandırması meşrulaştı. Suriye Kürtleri de silahlanmayı temel ve tek güvenlik biçimi olarak algıladı.

Daha önce çok söylendi. Türkiye’nin Rojava’ya yönelik kaygıları, bir ülke için dışardan gelebilecek tehditlerle örtüşmüyor; ancak buna rağmen Türkiye’nin güvenlikçi aklı meseleyi böyle okumayı sürdürdü. Bu kaygı etrafında şekillenen paranoya bugün halkların düşmanlığını ustalıkla sahada tırmandıran bir savaş stratejisine dönüştü. Ankara, gerek Türk-Kürt savaşının gerek Kürt-Arap savaşının emperyalistler için sadece aktörlerin dengelenebileceği sıradan bir oyun olarak tasarlandığını bile bile bu ölümcül tuzağa düştü.

Kürtlerin kahir ekseriyeti Ankara’nın güvenlik tehditlerinin Kürtlerin güvenliğini bir saniye bile dert etmediğini, söz konusu Kürtler olduğunda Türkiye’nin şeytanla bile anlaştığını düşünüyor. Kürtleri risk olarak kodlayan güvenlik paradigması, Türk ırkçılarının iştahını yeniden kabartıyor, Kürtlere yönelik hıncı besliyor. Geleneksel hale gelen bu hınç Kürtlerde kopuşa, Türklerde ırkçı ideolojinin hortlamasına neden oluyor.

Özetle, bu politika hem içerdeki sürece zarar verdi, hem de Suriye’yi yeni bir iç savaşa sürükledi. Bunun yanında Kürtlerle bin yıllık kardeşliği yüz yıllık barış ile güncellemekle övünen Ankara’nın bu rolü, Kürt halkında sert bir kopuş hissi yarattı. Bin yıllık kardeşliği ağzından düşürmeyen Bahçeli Uzak Şehir dizisinde yalanlarla köpürtülmüş Mardin’i izleyeceğine 21. Yüzyılın utancı olan, çocukların donarak yaşamını yitirdiği, insanların ekmek kuyruğuna girdiği Kobane’yi izlemeli. Çünkü Kobane Kürt-Türk kardeşliğinin 21. yüzyıldaki en gerçekçi test alanıdır.

Sonuç olarak Kürtler emperyal ajandalara entegre edilen Türk alarmizmine kurban edilmekle karşı karşıya. Şu hakikat bilinmeli ki Ankara’nın saldırgan ve kışkırtıcı politikalarına rağmen gerçek Rojava- Türkiye savaşı henüz yaşanmadı. Ve bu savaşın önüne geçebilecek Kürt barışı hâlâ büyük yıkımların önünü alabilecek kapasitede tarihsel bir fırsatı barındırıyor.

Buradan bakıldığında küçük bir ihtimal de olsa Rojava devriminin yenilgisi, sadece Kürtlerin yenilgisi olmayacaktır; bu yenilgi tüm sekülerlerin, sosyalistlerin, sosyal demokratların, feministlerin, UKKTH’yi savunanların, ekolojistlerin ama daha çok Kürtlerle barışı kurmak isteyen Türklerin yenilgisi olacaktır. Haliyle Rojava’dan yükselen Kürt çığlığı, enternasyonale ve barışa son çağrı olabilir. Kürtlerin birliği ile tahkim edilen, dostların dayanışmasıyla güçlenen Rojava, mevcut koşullarda tüm ezilenlerin ve barışı kalıcı kılmak isteyenlerin umududur. En acil ahlaki, politik ve entelektüel görev bu umudu büyütmektir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kobanê’ye saldırı: İnsani bir krizden siyasal bir kuşatmaya

Sonraki Haber

JİTEM devletleştirilirken

Sonraki Haber

JİTEM devletleştirilirken

SON HABERLER

Kobanê’de halk kent ve köylerini savunuyor | Foto Galeri

Yazar: Editör
28 Ocak 2026

Silêmanî’deki Newroz Stadyumu’nda Rojava etkinliği

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ocak 2026

Amed’de 3 kişi işkence ile gözaltına alındı

Yazar: Editör
28 Ocak 2026

Avusturya’da Rojava’ya yönelik saldırılara karşı kitlesel protesto

Yazar: Editör
28 Ocak 2026

İşçileri taşıyan servis kaza yaptı: 13 işçi yaralı

Yazar: Editör
28 Ocak 2026

Lahey’de Rojava’ya destek eylemi

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ocak 2026

QSD’nin stratejik kararı, devrimin ebedileşen rüzgârı

Yazar: Yeni
28 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır