Rojava modelinin bölge açısından önemine dikkat çeken Fransız Senatör Rémi Féraud, Rojava’nın özerk statüsünün tanınması gerektiğini vurgulayarak, ‘Sessizlik kabul edilemez. Rojava bir modeldir; bu modeli korumak için harekete geçilmeli’ dedi
Türk devleti destekli HTŞ-DAİŞ çetelerinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarına uluslararası kamuoyundan tepkiler gelmeye devam ediyor. Fransa’nın önde gelen siyasetçilerinden Senatör Rémi Féraud, konuya ilişkin ANF’ye değerlendirmelerde bulundu.
‘Sessizlik kabul edilemez’
Türk devleti destekli cihatçı grupların Rojava’ya yönelik saldırılarını kabul edilemez ve endişe verici bulduğunu belirten Senatör Féraud, şunları ifade etti: “Basın, yeni Suriye rejiminin derinlemesine İslamcı ve cihatçı karakterini görmezden gelerek çok steril bir tablo sunuyor. Geçen hafta Senato’da hükümete bir soru önergesiyle seslendim. Fransa’nın sessiz kalmasını ve eylemsizliğini önlemek için uyardım. Bu durum hem kabul edilemez hem de endişe vericiydi. Şu anda bazı gelişmeler var gibi görünüyor ama maalesef çok geç kalındı.
Açıkça görülüyor ki Erdoğan, cihatçılar ve yeni Suriye rejimi; Grönland, Ukrayna ve İran’a odaklanan uluslararası karmaşık durumdan faydalanarak Rojava aleyhine hamle yaptı.”
Saldırılar planlıydı
Halep’te başlayıp Rojava’ya yayılan cihatçı Suriye rejimi saldırılarının, Türkiye’nin öncülüğünde uluslararası bir konseptle gerçekleştiğine işaret eden Senatör Féraud şunları söyledi: “Erdoğan, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye sınırına yakın bir Kürt özerkliğini kabul etmiyor. Herkesi PKK ile eşitliyor ve dolayısıyla onları ‘terörist’ olarak görüyor. İslamcı gruplara ve yeni Suriye rejimine destek sağlamada önemli bir rol oynuyor. Görünüşe göre Ocak ayının başında diğer ülkeler -Fransa dahil- hazırlıksız yakalandı. Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırılar, Rojava’ya yönelik saldırıların habercisiydi.
Erdoğan’ın kararlılığı da ortada
Bugün Kobanê kuşatılmış durumda ve neredeyse açlıkla karşı karşıya. Eğer bir değişiklik olmazsa, yarın Suriye’nin kuzeyindeki diğer Kürt bölgeleri de tehdit altında olacak. Bütün bunlar planlı, kararlı ve isteyerek yapılıyor. Erdoğan’ın kararlılığı da ortada.”
‘Kobanê herkes için bir sembol’
Kobanê’ye yönelik ağır saldırılara dikkat çeken Féraud, şunları ekledi: “Kobanê sadece Kürtler için değil, Batı için de bir sembol. DAİŞ’in Kürtlere karşı yenilgisinin ve Kobanê’nin kurtuluşunun üzerinden on yıl geçti. Kobanê hâlâ bir sembol ve Batı kamuoyunda da önemini koruyor.”
‘Özerklik tanınmalı’
Kürtlerin ve Avrupa’daki Kürt toplumunun seferberliğinden etkilendiğini söyleyen Senatör, özellikle Fransa’nın Suriye Kürtlerinin özerkliğini tanıma konusunda kararlı olmasını istedi: “Kürtlerin kendi kaderlerini belirleme hakkı vurgulanmalı. Her şeyi Suriye’nin egemenliği ve birliği altında toplamak yeterli değil. Farklı unsurların saygı gördüğü, desantralize bir Suriye için baskı yapmamız gerekiyor. Sadece Kürtler değil, Aleviler, Dürziler ve Hristiyanlar da çok zor durumda ve Fransa’da söylendiğinden çok daha fazla zulme uğruyorlar.
Kürtleri koruma ve destekleme seferberliğine katılmak istiyorum. DAİŞ’e karşı savaşın üzerinden on yıl geçmesine rağmen onları yalnız bırakmak, çok açık bir hatadır.
‘ABD ihanet etti’
ABD Başkanı Donald Trump’ın Kürtlere ihanetine de değinen Féraud, Fransa Cumhurbaşkanı’nın daha kararlı olması gerektiğinin önemini vurguladı: “Kamuoyunda açıkça ifade edilmeli, süreklilik göstermeli ve Kürtlerin korunması, uluslararası toplum ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile koordineli şekilde organize edilmelidir. ABD’de de birçok milletvekili ve senatör, Trump’ın kararına karşı harekete geçti. Birkaç yıl önce Trump, Suriye’nin kuzeydoğusundan Amerikan askerlerini çekmeye karar verdiğinde bunu tam olarak yapamadı; çünkü mobilizasyon olmuştu.”
‘Avrupa için de tehlike’
2015 Paris saldırılarının Suriye topraklarından planlandığını hatırlatan Féraud, Rojava’ya yönelik saldırıların Avrupa için de risk oluşturduğunu belirtti.
Féraud “Bu saldırılardan kaynaklı binlerce cihatçının serbest kalması söz konusu. Fransız cihatçıların kaçmadığı söyleniyor ama doğruluğundan emin değilim. Bu, Avrupa’da da terörizm açısından doğrudan bir risk ve harekete geçmeyi gerektiriyor” dedi.
‘Erdoğan’a karşı net tavır alınmalı’
Rojava’ya yönelik saldırıların arkasındaki güç olan Türkiye’ye karşı kararlı bir pozisyon alınması gerektiğini vurgulayan Senatör, devamında şunları ekledi: “Türkiye’ye karşı kararlı olmak gerekir; yoksa Kıbrıs’ta, Karabağ’da ve Suriye’de yaşananların tekrar olur. Türkiye büyük bir ülke, NATO üyesi ve jeostratejik öneme sahip. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emperyalizmine karşı kararlı olmazsak, Kürtleri silme iradesinden koruyamayız. Bu yüzden Türk Cumhurbaşkanı’na karşı kararlı olmak gerekir.”
‘Rojava bir model, korumalıyız’
Rojava modelinin bölge açısından önemine dikkat çeken Senatör Féraud, korunması noktasında şu çağrıda bulundu: “Fransa’da, Rojava’nın, Kürtlerin ve daha demokratik, daha eşitlikçi bir toplum modelinin korunması için mücadele edeceğim. Rojava modeli, Kürtler için vazgeçilmez ve Ortadoğu’nun tamamı için gerçek bir umuttur. Saldırılar karşısında endişeliyim ve üzgünüm; ama Kürtler için yapılan seferberlikten etkilendim.
Avrupa’da her hafta gösteriler oluyor ve kamuoyunun sesini duyurması, hükümetleri harekete geçirmesi son derece belirleyicidir. Rojava’yı korumak için harekete geçmeliyiz.”
HABER MERKEZİ









