- 1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü dolasıyla Amed’de yapılan yürüyüşte halka mikrofon uzattık: ‘Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a bir mesajınız var mı?’ diye sorduk, onlar da cevap verdi
- bizim kalbimiz, ruhumuz, canımızdır. Damarımdaki kan varsa o odur. Onsuz yaşam olmaz ve biz onsuz bir yaşam istemiyoruz. Biz onunla Kürt olduğumuzu anladık. O bırakılmayana kadar ne yaşamımız yaşamdır ne cezaevleri boşalır ne de dağlar iner
- Biz onun için buradayız. İstiyoruz ki özgür olsun. Halkının arasında olsun, bize hitap etsin. Biz onun sayesinde buradayız ve biz bunu biliyoruz ve istiyoruz ki o da tüm liderler gibi çıksın kendini ifade etsin
Reyhan Hacıoğlu
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 27 Şubat 2025’te yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”yla halkta büyük bir heyecan yarattı. Yıllarca sesi, yüzü ve sözü dahi dışarıya yansıtılmayan Abdullah Öcalan’ın söylediği her söz tarihi nitelikteydi. Onu bekleyen ve özleyen halk için mimikleri, yüzü, kilosu ve ne giydiği dahi çok merak ediliyordu ve bir o kadar da önemliydi…
Herkes birçok şey hissetmiştir kuşkusuz o gün ancak o günü cezaevinde geçiren bir gazeteci olarak -dışarda olmayı kuşkusuz isterdim. Ancak içerdeki tanıklığım birçok cezaevinde sanırım aynı şekilde yaşanmıştır. Saat 17:00’de yapılacak açıklama için saat 14:30’da ekran başına geçen koğuşta canlı yayının başlamasıyla derin bir sessizlik çöküyor. Açıklama yapacak ekibin arkasındaki dev ekrana Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile İmralı Adası’nda yapılan görüşmenin fotoğrafı yansıtılınca sessizlik yerini heyecana bırakıyor. Sonrasında bu sessizliği hıçkırıklar bozsa da 27 Şubat metni büyük bir dikkatle dinleniyor.
Bağlılıktan öte bir duygu
Yaşanan tabloda ilk dikkat çeken elbette herkesin uzun süre fotoğraf karesinde takılı kalması oluyor. Metnin sonuna doğru PKK’nin fesih bilgisi herkes için sürpriz olurken, sessizlik bir hüzne dönüşüyor. Metin bitince herkesin gözü yaşlı, yüreği hüzünlü de olsa. Söylenen her sözde, edilen her sohbette bir inancın ve bağlılığın izlerini görmek mümkün oluyor. İnsan gördükleri karşısında ancak şunu düşünebiliyor; kim ne yaparsa yapsın, ya da ne derse desin bu halkın önderine olan bağlılığını hiçbir güç yenemez.
Kendisi yıllarca ağırlaştırılmış tecrit altında tutulurken, onun adına sözler kuruldu, açıklamalar yapıldı. Kimi halkının, kimi kurduğu hareketin onu dinlemediğini yazdı, senaryolar çizildi. Ancak her şeye rağmen sözü her dışarıya ulaştığında milyonların koşulsuzca onu takip etmesi bu söylemi hep boşa çıkardı. Ve o gün de tanık olduğum oydu…
Ve aylar sonra bugün, Rojava’ya yönelik soykırım saldırılarının durdurulmasında siyasetçilerin de ifade ettiği gibi çabası ve katkısı onun da halkına ve halkların bir arada yaşam umuduna olan bağlılığının en önemli göstergesi olsa gerek. Yine bugün birçok mecrada bilinçli olarak paradigması ve emekleri hedef alınsa da özellikle Kürtlerin birliği, halkların bir arada yaşama inancı ve Rojava’nın geleceği için verdiği çaba tüm Kürtlerin yeniden ona inanmasının en temel nedeni oluyor her zamanki gibi.
Bugün gelinen aşamada bundan sonra ne yaşanır bilinmez ama Rojava’ya karşı dört parçada ve dünyanın her yerinde eylemde olan Kürtler her koşulda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ve fikirlerinin arkasında olduğunu beyan ediyor.
Bu kapsamda bizler de Rojava direnişiyle dünyanın kabul ettiği “1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü” dolasıyla Amed’de yapılan yürüyüşte halka mikrofon uzattık: “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a bir mesajınız var mı?” diye sorduk, onlar da cevap verdi.
Ölmeden seni görmek isterim
81 yaşındaki Sait Yılmaz: “Senden birkaç yaş büyüğüyüm sanırım, öncelikle gözlerinden öpüyorum. 81 yaşındayım ve ölmeden seni görmek istiyorum. Sen varsan biz de varız biliyorum.”
Evin adlı genç kadın: “Özgür bir gelecekte gençliğin düzenlediği bir konferansta onu dinlemeyi çok isterdim.”
Çocuklarını mücadelede kaybetmiş Raziye anne: “Buradan İmralı’ya kadar ona değerli selam ve sevgilerimi yolluyorum. Kaç defa Kur’an-ın ağzını açsam sana dua ediyorum. Dilerim ellerimiz kavuşur. O Kürdistan’ın aslanı ve biz kazanacağız.”
Cemal Oklav: “O kahraman bir insan, yiğit bir insan.”
Emine adlı anne: “Ben onu çok seviyorum. Allah onun gibi birini bize vermişi, daha ne yapalım. Onun gibi biri dünyaya gelmemiş. Buradan İmralı’ya selamlarımı iletiyorum.”
Onsuz birlik olmaz
Davut Fırat: “Canımızla, ruhumuzla onunlayız. Selamım tüm birlik içindeki Kürtlere ama asıl selamım ona. Onsuz birlik olmaz. Biz Kürtlerin lideridir.”
Şaile Gülten: “Selamlarımı iletiyorum. Ellerinden öpüyorum. Kürdistan’ın dört parçası bir oldu Önderim. Rahat ol, Kürdistan bir artık. Gözün kalmasın. Buradan İmralı’ya kadar selamım var sana.”
Rojava onun emeği
Elbette her mesaj öyle kolay alınmıyor. Birçok genç heyecandan mesaj veremezken, bazıları ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın adını duyar duymaz ağlamaklı oluyor. Onlardan biri olan Veysi amca da soru karşısında önce derin derin ah çekiyor sonra, “Keşke Amed’in içinde onu görseydim. Kürtlerin bir olduğunu görsün isterdim. Rojava partiler üstü bir birlik oluşturdu. Ve bu onun emeği. Çok çok selamlarımı iletiyorum…” diyor ve devamında boğazı düğümlendiği için söz kuramıyor..
Fatma anne: “Biz ölene kadar seninleyiz. Onun özgürlüğü hepimizin özgürlüğü. Seni bekliyoruz. İnşallah kanımızla, canımızla seninleyiz.”
Çocukları cezaevinde olan Emine anne: “Selamlarımdan ve canımdan öte bir şey yok vereyim ona.”
Ömer Demir: “Teşekkür ediyoruz ona Kürt halkı olarak. Kürt ve Kürdistan birdir. O da bir gün böyle aramızda olsun, onu görüp sarılalım daha ne isteriz ki. ”
Elif adlı genç kadın: “Buradan İmralı’ya selamlarımı iletiyorum. Hep var olsun. Biz onun arkasındayız. Çok yaşasın o.”
Arif amca: “Allah ona ve yoldaşlarına bir hayır kapısı açsın. Allah onlara yaşatılanları kabul etmesin.”
Her koşulda arkandayız
Gülcan Akyüz: “Kısa bir zamanda seni aramızda görmek isteriz. ”
Türkiyeli bir genç olan Adem: “Ona özgürlük istiyorum.”
Müzeyyen Gönlü: “Tüm tutsakların serbest bırakılması için diretsin.”
Yesure Tufan: “O bizim kalbimiz, ruhumuz, canımızdır. Damarımdaki kan varsa o odur. Onsuz yaşam olmaz ve biz onsuz bir yaşam istemiyoruz. Biz onunla Kürt olduğumuzu anladık. O bırakılmayana kadar ne yaşamımız yaşamdır ne cezaevleri boşalır ne de dağlar iner. ”
Senin hayaline inanıyoruz
Gülistan Budak: “Bu savaşı onu bırakmamak için çıkardılar, cezaevlerini boşaltmamak için.”
Meryem adlı genç kadın: “Her ne olursa olsun her ne yaşarsak yaşayalım senin yaratmak istediğin dünyaya inancımız sonsuz.”
Azad: “Özgür Kürdistan’da görüşmek dileğiyle…”
18 yaşındaki Ayşenur: “Özgürlüğünü istiyoruz.”
Medine: “Bir slogan var ya ‘Bi can bi xwîn em bi te re ne ey Serok’ diye. O benim için sadece slogan değil canımla ruhumla inandığım bir şey ve seninleyiz. İnancım ne olursa olsun ne kadar provokasyon çıkarsa çıksın ben sana güveniyorum ve biliyorum sen bizi yalnız bırakmazsın. Canım seninle bir.”
Hülya Yıldırım: “Biz onun için buradayız. İstiyoruz ki özgür olsun. Halkının arasında olsun, bize hitap etsin. Biz onun sayesinde buradayız ve biz bunu biliyoruz ve istiyoruz ki o da tüm liderler gibi çıksın kendini ifade etsin.”
Delal Aktaş: “Keşke biz bir kartal olsaydık, gelip İmralı adasına konsaydık Önderim. Önderim keşke seni bir gün görseydik ve o gün ölseydik. Biz canımız olana kadar seninleyiz önderim. Yaşasın senin direnişin.”
Mesajların moral oluyor
18 yaşında bir genç olan Merve: “Ben senin için Rojava için buradayım. Doğduğumdan beri annem ve babamdan hep seni duydum, bizi düşündüğünü biliyorum ve biz de senin arkanda olacağız.”
Kader adlı genç kadın: “Direniyoruz ve direnmeye devam edeceğiz. Sizin oradan bize gönderdiğiniz mesajlar bize moral veriyor ve özgürlük olacak biliyoruz. ” (Zılgıtla bitiriyor)
Meryem Soylu: “Selam yolluyorum ona ve Rojava direnişine. İnşallah kurtulacağız. Önderimiz geleceğimiz ve günümüzdür ve karanlık günümüzü aydınlatmıştır. O yüzden ona borçluyuz. Ve onun ne kadar birliğimizi istediğini biliyoruz ve işte bugün bu birliğimizi kimse yenemez gösterdik.”
Kürt kadınının adını duyurdun
Ayşe: “Kürt kadınlarını Kürt özgürlük mücadelesinin bir parçası haline getirmesinden dolayı ve Kürt kadın mücadelesini önümüze parlayan bir yıldız olarak koymasından dolayısı çok teşekkür ediyoruz. Kendisine borçlu olduğumuzu söylüyorum ve bu mücadelemizi yükselteceğimizi belirterek selam yolluyorum.”
Yıllardır her eylemde atılan en coşkulu slogan “Bê Serok jiyan nabe.” Bu slogan bu eylemde de yeniden Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın şahsında bir paradigmaya, bir felsefeye inanışın adı oluyor. Verilen her mesaj da bunun doğrulunu bir kez daha ortaya koyuyor.









