Migros depolarında çalışan binlerce işçinin, yüzde 28’lik zam dayatmasına, taşeron çalışmaya ve sendikal baskılara karşı direnişi dayanışmayla büyüyor. Eylemler, perakende sektöründe biriken öfkeyi açığa çıkarırken boykot çağrıları da yayılıyor
Migros depolarında çalışan işçilerin başlattığı direniş ikinci haftasına yaklaştı. Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) öncülüğünde başlayan mücadele, İstanbul Esenyurt’taki Akçaburgaz Migros Deposu başta olmak üzere 12 ilde 20 depoya yayılmış durumda. Yüzde 28’lik zam teklifini “sefalet zammı” olarak nitelendiren işçiler, yüzde 50 net zam, taşeron çalışmaya son verilmesi, vergi kesintilerinin patron tarafından karşılanması ve promosyon ödemelerinin eksiksiz yapılmasını talep ediyor.
İstanbul’daki depo önünde sık sık “Direne direne kazanacağız” ve “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları yükselirken direnişi Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki de ziyaret etti. Saki, Migros işçilerinin talep ettiği yüzde 50 zammın şirket kârları düşünüldüğünde karşılanabilir olduğunu belirterek, “Bu sadece Migros işçilerinin değil, tüm işçi sınıfının mücadelesidir” dedi. Banka promosyonlarının ödenmediğine ve vergi yükünün işçilerin omuzlarına yıkıldığına dikkat çeken Saki, boykot çağrısını yineledi.
Dayanışma yayılıyor
Migros depo işçilerinin mücadelesi İstanbul’la sınırlı kalmadı. Çanakkale, İzmir, Eskişehir, Gebze, Dikili ve birçok kentte emek ve demokrasi güçleri, sendikalar ve siyasi partiler dayanışma eylemleri düzenledi. Çanakkale Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından yapılan açıklamada, direnişin yalnızca Migros işçilerini değil perakende sektöründeki tüm emekçileri ilgilendirdiği vurgulandı. Açıklamada, 5 binden fazla işçinin iş bırakmasıyla Migros’un tedarik zincirinin aksadığı hatırlatıldı.
İzmir’de Karşıyaka İZBAN önünden çarşı girişine yapılan yürüyüşte “Direniş Migros’a iyi gelecek” pankartı taşındı. Migros işçisi Ergül Demirkaya tarafından okunan basın metninde, Migros yönetiminin kadroya geçiş vaadini açıklamasına rağmen diğer talepler konusunda somut adım atmadığı, işkolu değişikliğiyle işçilerin istedikleri sendikada örgütlenme hakkının fiilen engellendiği ifade edildi.
Dikili’de Migros mağazası önünde yapılan açıklamada ise “Migros işçisi yalnız değildir” sloganları atıldı. Platform adına konuşan İsmail Hakkı Ortaköy, taşeron sisteminin kaldırılması ve işten atılan işçilerin geri alınması çağrısı yaptı.
Eskişehir’de DİSK Nakliyat-İş’in çağrısıyla yapılan açıklamada, sendikal tercih hakkına müdahale edildiği vurgulanarak “makbul sendika” dayatmasının anayasal hak ihlali olduğu ifade edildi.
Gebze’de yapılan kitlesel açıklamada konuşan DGD-SEN yöneticileri, Migros patronu Tuncay Özilhan’ın evinin önünde yapılan eylemlerde yaşanan müdahalelere dikkat çekti. DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar, yüzde 28’lik zam dayatmasının MESS sözleşmeleriyle ülke geneline yayılan bir sefalet politikası olduğunu belirterek “Bu dayatmayı kabul etmiyoruz” dedi.
Direnişle birlikte Migros’a yönelik boykot çağrıları da yayılıyor. İşçiler ve destek veren yurttaşlar, mağazalarda bildiri dağıtıyor, sosyal medyada kampanyalar yürütüyor ve Migros uygulamasının silinmesi çağrısı yapıyor.
Meclis gündeminde
Migros’taki direniş Meclis’e de taşındı. Mersin Milletvekili Perihan Koca, Migros depolarında çalışan taşeron işçilerin maruz kaldığı düşük zam dayatması, sendikal baskılar ve toplu işten çıkarmalarla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Koca, İş Kanunu’nun 25/II maddesinin sendikal faaliyetleri engellemek için kötüye kullanıldığını belirterek denetim çağrısı yaptı.
İmzalar 700’e yaklaştı
Migros depo işçilerinin direnişine kültür ve sanat emekçilerinden de güçlü bir destek geldi. Aralarında sanatçıların, yazarların ve kültür emekçilerinin bulunduğu 650’den fazla imzacı, Anadolu Grubu’na seslenerek işçilerin taleplerinin karşılanmasını istedi.
Açıklamada, “Kültür-sanat alanındaki kamusal görünürlüğünüzü mümkün kılan ekonomik gücün temelinde de bu emeğin yattığını biliyoruz” denilerek, Migros depolarındaki direnişin ekonomik ve sosyal güvencesizliğe karşı yürütülen meşru bir mücadele olduğu vurgulandı. İmzacı sanatçılar, işçilerin beş maddelik talebinin acilen kabul edilmesini ve sendikal hakların tanınmasını talep etti.
HABER MERKEZİ








