• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Şubat 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

16 Kürt Alevi köyü JES tehditti altında: Doğal yaşam da yerleşik yaşam da yok edilecek

25 Şubat 2026 Çarşamba - 09:27
Kategori: Editörün Seçtikleri, Ekoloji

Gimgim’de 16 Kürt Alevi köyü JES tehditti ile karşı karşıya. Hayvancılıkla uğraşan bölge halkı, projenin sadece doğal yaşamı değil yerleşik yaşamı da yok edeceğini belirtiyor

Muş Valiliği İl Komisyon Başkanlığı, Mûş’un Gimgim (Varto) ilçesini kapsayan, toplam yüz ölçümü 453 bin 494.83 metrekare olan mera vasıflı alanın 5 bin 560.13 metrekarelik kısmı üzerinde, IGNIS H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi tarafından, “Jeotermal kaynak arama projesi kapsamında sondaj çalışması” yapılmasına onay verdi. Xwarik köyü sınırları içerisinde başlatılacak çalışmayla 16 Kürt-Alevi köyünü kapsayan alanda, Jeotermal Enerji Santrali (JES) hayata geçirilmek isteniyor.

Türkiye’de, 2023’te şube açarak, 2030’a kadar 1 GW üretilebilir jeotermal rezervine ulaşmayı hedefleyen IGNIS şirketi, hedefine ulaşmak için birçok kentte başlattığı çalışma kapsamında bin 418 kilometrekare yüzölçümüne sahip Gimgim’da başlattığı çalışma köylülerin tepkisini çekiyor. Temel geçim kaynakları hayvancılık olan bu köylerdeki yurttaşlar ise göçertilme tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarını belirterek, projenin durdurulmasını istiyor.  Köy halkı, Muş Valiliği ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne dilekçe vererek mera alanındaki değişikliğe itiraz etti. Dilekçede “4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca mera alanları hayvancılığın sürdürülebilirliği, kırsal yaşamın devamı, toprak ve ekosistemin bütünlüğünün korunması amacıyla kamu yararı gözetilerek korunması gereken alanlardır” vurgusu yapıldı.

Yine köy muhtarı, Muş İli Çayır Mera Komisyonu’na, köyü sahasında yapılması planlanan jeotermal kaynak arama projesinin köyün geçim kaynağı olan hayvancılığı olumsuz etkileyeceğine dair bir başka dilekçeyle buraya da itirazda bulundu. Ancak Muş Valiliği gönderilen itiraz dilekçelerine karşı “Bahse konu talep il mera komisyonu tarafından değerlendirilmiştir. 20.02.2026 tarih ve 2026/3 sayılı komisyon kararı ile uygun görülmüş olup 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında iş ve işlemler devam etmektedir” diyerek itirazları görmezden geldi.  Öte yandan köylüler, il tarım müdürlüğüne giderek buradaki yetkililerle görüşmek istedi. Yetkililerin köylülere, İletişim Başkanlığı dahil olmak üzere pek çok yetkili ve kurumun araya girerek projeye ses çıkarılmaması ikazında bulunduklarını aktardı.

 16 köy ve mezra tehdit altında 

Tanzik, Tatan, Hemok, Çorsan, Xwarik ve ona bağlı Derviş Eli mezrası, Kasıman, Çarsan, Emera, Zengena, Mengen, Kuzik, Civarka ve Civarka köyüne bağlı Kortegula mezrası, Canisera, Xaşxaşa, Büyük ve küçük Uskura köyleri, Şorike, Şema, Gadiza, Badan isimli köyler ve burada yaşayan yurttaşlar başta olmak üzere ekolojik yıkım ve göç tehdidine karşı 22 Şubat’ta bir araya geldi. Köylüler ve beraberindeki muhtar ve ekoloji dernekleri, JES projesini istemediklerini belirterek ortak mücadeleyi edeceklerini duyurdu.

‘Hayvanlar bu bölgede otlatılıyor’ 

Konuya dair konuşan Reqasa köyü muhtarı Çayan Dursun, yapılmak istenen projenin belirli alanlar dışında Çaylar havzası denilen havzayı da kapsayarak daha da genişletileceği tehdidinin olduğunu dile getirdi. Yapılmak istenen projeye dair köylülere hiçbir şekilde ulaşılmadığını ifade eden Çayan Dursun, “Çalıdere (Xwarik) köyündeyiz. Burada termal su ile ilgili sontaj çalışması yapacaklarını söylüyorlar. Eğer istedikleri düzey ve oranda termal su bulurlarsa burada termal enerji üretimiyle ilgili tesis kuracaklar. Sadece burada 10’dan fazla köy bundan etkileniyor. Buradaki köylerin tek ve temel geçim kaynakları hayvancılık ve hayvanlar burada otlatılıyor” diye konuştu.

Sıcak su bulunması halinde alanın maden sahasına açılacağını söyleyen Çayan Dursun, bulunması halinde tüm köylerin boşaltılacağı tehdidinin oluşacağını belirtti. Çayan Dursun, “Bu durum buradaki tarım ve hayvancılığın bitmesi anlamını da taşıyor. Bu çalışmalar yürütülürken buradaki hiçbir köylüye danışılmıyor. Olumlu ya da olumsuz etkileri hiçbirine anlatılmıyor. Bizim itirazımız, bunun doğaya vereceği zarar, burada yerleşik yaşam var, bu yerleşik yaşama vereceği zararlar hesaplanmadan böyle projeler nasıl onaylanıyor?” diye sordu.

‘Doğamızın talan edilmesini istemiyoruz’

Sondajlama ile ilgili ruhsatlandırmaya karşı çıktıklarını kaydeden Çayan Dursun, itiraz dilekçeleri yazdıklarını ancak bu dilekçelerin reddedildiğini söyledi. Firmanın imtiyazlı bir firma olduğuna işaret eden Çayan Dursun şunları belirtti:

“Firmaya ruhsatlandırma yapılırken hiçbir engel ile karşı karşıya kalınmıyor. İmtiyazlı olduğu için de önü açılıyor gibi bir durum söz konusu. Biz yine de itirazlarımızı devam ettireceğiz.  O dilekçeye verilmiş cevap sonrası bir ay içerisinde idari mahkemesinde yürütmenin durdurulması, ruhsatlandırmanın durdurulması için başvurumuzu yapacağız. Yani hukuki olarak yapılması gereken ne varsa biz hepsini yapacağız. Çünkü burası bizim yaşam alanımız. Bu yaşam alanlarımızın hiçbirimize sorulmadan talana açılmasını doğru bulmuyoruz. Buralar Aleviler açısından inanç yerlerini de kapsayan alanlar. O inanç alanlarını da tahrip edecek. Bir de yer altı sularını çektiği zaman bu durum kaynak sularını da etkileyecek. İçme su kaynakları etkilenecek. Bir de sadece burası değil, direkt olarak madene açılan bölgeler de söz konusu. Biz doğamızın talan edilmesini ve buradaki ekosistemin bozulmasını istemiyoruz. Burada hayvancılığın ve tarımın da yok olmasını istemiyoruz. Çünkü insanların yaşamlarını başka şekilde idame ettirecekleri bir alan yok.”

Haber:  Can Kırbaş – Ceylan Şahinli \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Rojhilat’taki 5 partiden ittifak: Siyasi kader tayin hakkında uzlaşıldı

Sonraki Haber

Valiliğin ‘eylem yasağı kararı’ iptal edildi: Yetki ötesinde karar verdi

Sonraki Haber

Valiliğin 'eylem yasağı kararı' iptal edildi: Yetki ötesinde karar verdi

SON HABERLER

Efes Antik Kenti’ndeki inşaata yürütmeyi durdurma davası

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

İran’da bir kadına uygulanan şiddetin görüntüleri yayınlandı

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

DEM Parti MYK toplandı

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

27 Şubat Çağrısı yıldönümü için basın akreditasyonu açıldı

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

İran’da öğrenciler 27 ve 28 Şubat’ta kitlesel protestolara hazırlanıyor

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

Trump’tan Kongre’de İran mesajı: Nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğim

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

Kardeş ve kaderdaş halklar

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır