Van’daki iki büyük kamu hastanesi, çevre illerden gelen hastalarla dolup taşıyor. Şehirler arası yolculuk, randevu gecikmeleri ve tedavi uzadığında kalacak yer sıkıntısı hastaların hem fiziksel hem psikolojik yükünü artırıyor. Doktorlar ise bir hastaya en fazla 5 dakika zaman ayırabiliyor
Yasemin Dikici
Van’da kamu sağlık hizmetleri, asıl olarak iki büyük merkez üzerinden yürütülüyor: Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi. Bu iki kamu hastanesi sadece Van’a değil, Hakkari, Bitlis, Muş ve Ağrı’dan gelenlerin oluşturduğu geniş bir coğrafyaya bakıyor. Başka şehirlerden gelen hastalar sağlık sorunlarının yanı sıra yol masrafı, ulaşım zorlukları ve kalacak yer sıkıntısıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor.
Bu durumdakilerden biri de romatizma ve MS (Multipl Skleroz) hastası Rümeysa Taş. Tedavisi için sürekli Muş’tan Van’a gelmek zorunda kaldığı için bir süre sonra Van’a taşınmış. “Tedavi sürecimin başında hem Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne hem de Yüzüncü Yıl Araştırma Hastanesi’ne gidiyordum. Randevularıma yetişebilmek için Muş’tan sabah çok erken saatte yola çıkıyordum. Kronik bir hasta olarak sadece sağlık sorunlarımla değil, ulaşım ve randevu sistemi gibi birçok zorlukla aynı anda mücadele etmek zorundaydım” diyen Taş, bir süre sonra yol masrafları nedeniyle maddi olarak da zorlanmaya başlamış. Üstelik hastanedeki işlemler bazen aynı gün bitmeyip, tetkikler için ertesi gün tekrar gelmek zorunda kalınca Van’a yerleşme kararı almış.
‘Tayinler tedaviyi olumsuz etkiliyor’
Hastalar açısından bölge illerinde tedavi olmanın bir diğer zorluğu da, doktorların önemli bölümünün zorunlu hizmet süresi bitince tayin isteyerek gitmesi. Bölge hastanesinin romatoloji ve nöroloji bölümünde tedavisini sürdüren Rümeysa Taş, doktor değişikliklerinin hastalığının takibini olumsuz yönde etkilemesinden şikayetçi: “Zaten en erken iki hafta sonrasına randevu alabiliyorum. Doktorun değişmesi, durumunu en baştan anlatmak, yeni bir süreç ve tedavinin uzaması demek.”
‘Oteller pahalı, akraba evlerinde kalıyoruz’
Mehmet Bilmez ise 60 yaşındaki kalp hastası babasını Hakkari’den Van’a getirmiş. Üç saatlik mesafeden geldiklerini belirten Bilmez de Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hem randevu bulmanın hem de tedavi için Van’a gelip gitmenin maddi ve manevi olarak kendilerini ‘yorduğunu’ söyledi. Tedavi süreci uzadığında akrabalarında kaldıklarını ya da günübirlik gelgit yaptıklarını belirten Bilmez, “Van’da oteller pahalı, bunu karşılayacak durumumuz yok. Yol boyunca babamın rahatsızlandığını görmek ve bekleme salonlarında çaresiz beklemek insanın moralini ciddi şekilde etkiliyor” dedi. Bilmez, Hakkari’deki doktor ve tıbbi cihaz yetersizliği nedeniyle Van’a gelmek zorunda kaldıklarını, çevre illerden gelen hastaların da aynı durumda olduklarını ifade etti.
Bölge hastanesinde muayene sırasını bekleyen Sefer Er, Hakkari’de gastroenteroloji bölümü olmadığı için Şemdinli’den gelmiş. “Orada imkân olmayınca herkes Van’a geliyor” diyen Er, yaşadıkları zorlukları şöyle anlattı: “Yol uzun, masraf çok, kalacak yer ayrı bir dert. Ama başka çaremiz yok. Sağlık hizmeti almak için il il gezmek zorunda kalıyoruz. Sanki tedaviye değil, sınava giriyoruz.”
İki ay MR, bir ay rapor bekleme süresi var
Van’da yaşayan Murat Çelik ise annesi için Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi’nde endokrinoloji ve nöroloji bölümlerinden randevu alabilmek için koşturuyor. Doktor sayısının yetersiz olduğunu söyleyen Çelik “Van’da hastane var ama doktor yok gibi. Doktor sayısı çok az, muayene süreleri inanılmaz kısa. O yüzden annemin durumuyla kimse yeterince ilgilenemiyor” dedi ve ekledi:
“MR için iki ay sonrasına randevu verdiler. Sonuçlar da bir ay sonra çıkıyor. Yani, hasta insan üç ay boyunca bekliyor. Annem sürekli tansiyonu yükselerek hastaneye girip çıkıyor. İnsan ister istemez korkuyor. ‘Kötü bir şey olursa bunun hesabını kim verecek?’ diye düşünüyoruz. Çok fazla yoğunluk var. Van artık bunu kaldıramıyor. Ben burada oturuyorum ama kendi şehrimde bile sıra bulamıyorum. Çevre ilçelerden ve Hakkari’den gelenlerle birlikte sistem tamamen kilitleniyor.”
Tabip Odası: Yoğunluk hekimleri de zorluyor
Van-Hakkari Tabip Odası Başkanı Op. Dr. Ahmet Koç, mevcut sistemin sürdürülemez hâle geldiğini belirterek, Van’daki hastanelerde birçok poliklinikte beş dakikada bir hasta bakıldığını söyledi. Koç, “Hatta yeni uygulamalarla aynı saat ve dakika içinde birden fazla hastaya randevu veriliyor. Bu durum hem hastanelerde ciddi bir kargaşaya yol açıyor hem de hekim hasta ilişkisini zedeliyor,” dedi. Koç, sağlık yöneticilerine çağrıda bulunarak, mevcut sorunların bütünlüklü biçimde ele alınması gerektiğini ifade etti.








