Gimgim’in Xwarik köyü sınırları içerisinde gerçekleştirilecek JES projesine tepki gösteren köy sakinleri, ‘Biz fakir olmaya razı oluruz ama doğamızın katledilmesine razı olamayız’ diyerek, projeye karşı direneceklerini vurguladı
Mûş’un Gimgim (Varto) ilçesine bağlı Xwarik köyü sınırları içerisinde, Muş Valiliği İl Komisyon Başkanlığı tarafından IGNIS H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi’ne “Jeotermal kaynak arama projesi kapsamında sondaj çalışması” yapılmasına onay verildi. Xwarik köyü sınırları içerisinde başlatılacak olan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesinin 16 Kürt-Alevi köyünü kapsayacak. Türkiye’de, 2023’te şube açan ve Gimgim’da JES için kullanılacak mera alanında aynı yıl kaynak aramaya başlayan şirket, Mayıs ayında alanda ilk sondaj çalışmasını gerçekleştirmeyi planlıyor. Gerçekleştirilecek projenin köyleri göçertilme tehlikesiyle karşı karşıya bırakmasının yanı sıra, bölgede temel geçim kaynağı olan hayvancılık ve tarım faaliiyeti ise olumsuz etkilenecek. Projenin, Kanîreş (Karlıova) ile Gimgim fay hattının üstünde gerçekleştirilmesi deprem için de büyük bir risk oluşturuyor. Olası bir depremde sadece Gimgim ve Kanîreş’e bağlı köyler değil Serhat bölgesindeki birçok şehir büyük bir felaketle karşı karşıya kalacak.
Projeden etkilenecek köy ve mezralar
Projenin etkileyeceği 16 Kürt-Alevi köyü ve mezraları şöyle: Tanzik, Tatan, Hemok, Çorsan, Xwarik ve ona bağlı Dewreşêli mezrası, Qasiman, Çarsan, Emera, Zengena, Mengen, Kuzik, Civarka ve Civarka köyüne bağlı Kortegula mezrası, Canisera, Xaşxaşa, büyük ve küçük Uskura köyleri, Şorikê, Şeman, Gadiza, Badan.
Gimgim’da gerçekleştirilecek JES projesine dair, projeden etkilenen köylerin sakinleri ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Parti (DEM Parti) Mûş İl Genel Meclis Üyesi Senem Dapaklı, projenin doğayı talan edeceğini söyleyerek, tepki gösterdi.
Tatan köyünde hayvancılıkla yaşamını idame ettiren Çiğdem Gül, projeyi istemediklerini ifade ederek, göç etmek istemediklerini söyledi. Çiğdem Gül, “Kesinlikle Jeotermal istemiyoruz. Sulamız kirlenecek. Zaten su kaynaklarımız az. Projeye taraftar değiliz. Daha önce de Varto depreminde büyük bir kayıp verildi. Kesinlikle böyle bir acı yaşamak istemiyoruz. Göç etmek istemiyoruz. Köy yaşantısını seviyoruz. Bize destek olsunlar. Hangi siyasi parti olursa olsun destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı. DEM Parti olarak konuyu yakından takip ettiklerini belirten Senem Dapaklı ise “Her zaman olduğu gibi Varto halkının yanındayız. Tüm duyarlı arkadaşları da Varto halkına destek vermeye davet ediyoruz” dedi.
‘Sondaj kuyusu yerleşim alanının içinde olacak’
Proje kapsamında açılacak sondaj kuyusunun yerleşim alanının içinde olduğunu kaydeden Tatan Köyü Muhtarı Mahmut Gül, “Biz burada tarım ve hayvancılıkla uğraşıyoruz. Proje doğamızı, suyumuzu, her şeyimizi etkiliyor. Kamuoyunu buraya, dayanışmaya bekliyoruz. Diğer bölgelerde olduğu gibi biz de burada direneceğiz” şeklinde konuştu. Yine Tatanlı olan Fatma Kaya da, “Doğayı koruyalım, olduğu gibi bırakalım. Bazı şeyler için doğayı harcamayalım” dedi.
‘Gimgim direniyor’
Mûş’ta daha önce kurulan Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarının halkı yerinden ettiğini hatırlatan Suat Sarıkaş, projeye karşı bilinçlenme ve örgütlenmenin önemine vurgu yaptı. “Biz fakir olmaya razı oluruz ama doğamızın katledilmesine razı olamayız” diyen Şeyda Gül, “Doğamız kirlenecek, ağaçlarımız, otlaklarımız kuruyacak. Kar, yağmur yağmayacak. Hangi parti, örgüt olursa olsun bize destek olmalarını istiyoruz” şeklinde konuştu.
Bölgede projenin sadece JES ile sınırlı kalmayacağına dikkati çeken Veli Beyazgül, şirketin amacının doğayı talan etmek olduğunu anımsattı. Projeye karşı halkın direneceğinin altını çizen Beyazgül, “Giderek büyüyeceğiz. Bütün yakın köylerimiz, projede adı geçmeyen köylerimiz bilsinlerki sıra onlara geliyor. Burada siyanürle altın çıkarmaya başlanıldığında geç olacak. Tehlike oraya doğru gidiyor. İşin bir tarafında Jeotermal var, diğer tarafında da madencilik var. Hepsinin ipliğini pazara çıkaracağız. Gelecekte kolluk kuvvetleriyle gelecekler ama devlet halkın yanında olmalı. Birilerinin cebine para girsin diye doğamızın talan edilmesine izin vermeyeceğiz. Gimgim direniyor” diye konuştu.
Kaynak: MA








