Ortadoğu’da yaşanan savaşların kadın kırımı getirdiğini belirten DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, ‘ve ‘Jin, jiyan, azadî’ vazgeçilmez özgürlük refleksimizdir’ dedi
Özgür Kadın Hareketi (Tewgera Jinen Azad -TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisleri, “Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz” şiarıyla Bismil’de yürüyüş düzenledi. Kardeşlik Parkı’ndan Akpınar Camisi güzergahına doğru gerçekleştirilen yürüyüşe, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.
Def, alkış, zılgıt ve seslendirdikleri Kürtçe stranlarla yürüyen kadınlar, Akpınar Camisi’nde açıklama yaptı. İlk olarak konuşan TJA’lı Emine Caynak, “Bizi bu aşamaya getiren direnişçi Kürt kadınları önünde eğiliyoruz. Her zaman yaşamımızın aydınlığı olacaksınız” dedi.
Şiddeti, kadına karşı katliamı yürüten zihniyete karşı duracaklarını, mücadele edeceklerini dile getiren Emine Caynak, “Başarıya kadar mücadelemiz sürecek. Her çalışmamız, her adımımızı direniştir, mücadeledir” ifadelerini kullandı.
Bismil Belediye Eşbaşkanı Mizgin Ekin, konuşmasına 8 Mart’ı kutlayarak başladı. 8 Mart’ın karanlığa karşı yakılan bir isyan meşalesi olduğunu belirten Mizgin Ekin, ” Kadınların yaşam hakkını, emeğini, kimliğini savunmaya devam edeceğiz. Eşti ve demokratik toplum için emeğimizi örmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
‘Savaşlar kadın kırımıdır’
8 Mart’ı ağır savaş koşullarında karşıladıklarını dile getiren Çiğdem Kılıçgün Uçar, “ABD ve İsrail’in İran’a müdahalesi ve İran’ın cevap olarak bombalı saldırıları bize yalnızca şunu gösteriyor; erkek egemenliğinin en güçlü aracı savaşlardır. O savaşla erkek egemenliğini yeniden tahakküm ederler. Bu savaşlar aynı zamanda kadın kırımıdır. Savaşlarda en savunmasız olan kadınlardır. Saldırılarda 43 kız öğrenci yaşamını yitirdi. Savaşların her biri kadın kırımıdır. Kadın kırımına karşı durmak için kadınların mücadelesi, dayanışması ve ‘Jin, jiyan, azadî’ vazgeçilmez özgürlük refleksimizdir ” şeklinde konuştu.
Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler
Geçtiğimiz yıl en az 400, Ocak ayında 22 kadının katledildiğini ve 15 kadının ise “şüpheli ölüm” diyerek kayıtlara geçtiğini hatırlatan Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Kadın cinayetleri politikleri sözümüz her bir kadın cinayetinin nasıl politik saiklerle gerçekleştiğini göstermek içindir. Bismil’de Evin Demirtaş, Gurbet Yalçınkaya en yakınındaki erkekler tarafından katledildi. Yine geçtiğimiz günlerde 15 yaşında Bismil’de bir kız çocuğu intihar etti. Ne zamandan beri bu ülkede çocuklar intihar ediyor? Kadın katliamları bu kadar normalleştirildiğinden beri. Özel savaş öyle bir şey ki, TV kanallarından bir dizi var; adı ‘Sevdiğim sensin. Kürdistan’a gönderilen askerlerin, erkeklerin birer kurtarıcı gibi kadınlara sunulduğu, kadınların değerlerinin hiçleştirildiği diziler bunlar. Kürt kadınlarının kendini nasıl kurtardığını biz gösterelim. Êzidî kadınlar öz savunmalarıyla kendi özgürlüklerini sağladılar. Rojava’yı hatırlayalım, kadınlar DAİŞ çetelerine karşı savaştılar. Kürt kadınlarının bir kurtarıcıya ihtiyacı yok. Kürt kadınlarının diliyle, kültürüyle, tarihiyle gurur duyduğu bir mücadelesi var, bunu büyütmeye ihtiyacı var. Kürt kadınları evinde, sokağında, partisinde bu mücadeleyi büyütmeye devam edecek” diye belirtti.
Umut hakkı sağlanana dek mücadeleye devam
Son olarak Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Sayın Öcalan’ın çağrısıyla bu ülkede kadınlara demokratik ve özgür bir geleceği sunma fırsatının politik zemini yeniden ortaya çıkmıştır. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı yapılırken en çok sokakları terk etmeyen kadınlaraydı bu çağrı. Bizde sokaklarda olduğumuz bütün günlerde çağrıyı, barışı, özgürlük mücadelesini savunmaya devam edeceğiz. Sayın Abdullah Öcalan’ın umut hakkı ve özgürlüğü sağlanana kadar mücadeleye devam edeceğiz” diye ekledi.
Şiirlerin okunduğu açıklama, alkış ve zılgıtlarla son buldu.
Kaynak: MA








