Bazîd’teki kadın buluşmasına konuşan Gültan Kışanak, ‘Her birimiz kişisel özgürlüğümüzü halkımızın özgürlüğüyle ele almak zorundayız. Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez sloganı bir şiar değil bir hakikattir’ dedi
Tevgara Jinên Azad (TJA) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz” şiarıyla Agirî’nin (Ağrı) Bazîd (Doğubeyazıt) ilçesinde kadın buluşması gerçekleştirdi. Eski Belediye Parkı’nda gerçekleşen buluşmaya çok sayıda kadın katıldı.
Buluşma öncesi Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ilçe binası önünde bir araya gelen kadınlar, buluşma noktasına “jin, jiyan, azadî” sloganları eşliğinde yürüdü. Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınlar anısına saygı duruşuyla başlayan buluşmada, TJA aktivisti Zekiye İlbasan konuştu.
Kadın erkek eşitsizliğine değinen Zekiye İlbasan, 8 Mart’ın tarihsel önemine dikkat çekti. Kadınların çalınan emeğine sahip çıkması gerektiğinin altını çizen Zekiye İlbasan, “Her insan kendi emeği ile kendini var eder. O nedenle 8 Mart bizim için çok önemli. Kadınlar bugünde emeği için mücadele etti. Biz de emeğimize sahip çıkmak için sokaklarda, alanlarda olacağız. Emeğimizin görünür olması için yasalar çıkmalı. Bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
‘Saralar, Nagihanlar, Sema Yüceler ile baharı getireceğiz’
Rojava’daki kadın direnişine dikkat çeken Zekiye İlbasan, kadınların saldırılara karşı direneceğini belirterek, “Ne yaparlarsa yapsınlar kadınlar her alanda direnmeye devam edecekler. Sayın Öcalan’ın kadın özgürlük paradigmasına saldırılar düzenleniyor. Bu kadın özgürlük paradigması dünyaya emsal oldu. Her kadın kendine güvensin, kendine inansın. Tek gülle bahar gelmez ama güller baharı yaratır. Saralar, Nagihanlar, Sema Yüceler ile baharı getireceğiz” sözlerine yer verdi.
‘Barış için, demokrasi için mücadele ediyoruz’
DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci, 8 Mart’ın anlam ve önemine işaret etti. Kadınların çalınan haklarını geri alana kadar alanlarda olmayı sürdüreceklerini belirten Berivan Bahçeci, “Erkek egemen zihniyeti hala kadınlara alan tanımıyor. El ele vermeyene kadar ve haklarımızı geri almayana kadar kimse bize haklarımızı vermeyecektir. Haklarımızı almak için mücadele edeceğiz. ‘Barış ve Demokratik Toplum’ inşa edilene kadar kadın sesi ile her alanda olacağız. Sayın Öcalan’ın paradigması, toplumun özgürleşmesi için öncelikle kadının özgürleşmesi gerektiğini söylüyor. Bu nedenle kadınların her alanda sesini yükseltmesi gerekiyor. Eğer toplumun özgürleşmesini istiyorsak, öncelikle kadının özgürleşmesi gerekiyor. O yüzden bulunduğumuz her alanda ‘jin, jiyan, azadî’ diyoruz. Öte yandan Sayın Öcalan’ın 27 Şubat’ta deklare ettiği ‘barış ve Demokratik Toplum’ çağrısı üzerinden bir yıl geçti. Buradan İmralı’ya selam olsun. Bir yıldır barış için, demokrasi için mücadele ediyoruz” diye belirtti.
Artan kadın katliamlarına değinen Berivan Bahçeci, “Kadınlar katledilirken hak, hukuk ve özgürlükten bahsedemeyiz. Her şeyden önce kadınların hakkını tanımalıyız. Hak ve hukukun olmadığı yerde özgür ve demokratik bir toplumdan da bahsedemeyiz. O nedenle DAİŞ zihniyetiyle kadınları katleden zihniyeti lanetliyoruz. Özgür kadın paradigmasının yayılması için mücadele eden Sara, Nagihan, Arin Mirxan ve yaşamını yitiren tüm kadın arkadaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz. Yolları önümüze ışık olacaktır. Rojava paradigmasını savunuyoruz” dedi.
‘Barış ve demokratik toplumun komutanı sizsiniz’
Sonrasında konuşan Gültan Kışanak, 8 Mart’ın önemine işaret ederek, “Bugün yeni bir Ortadoğu kuruluyor. Kürtler de artık dili, kimliği, kültürü ve iradesiyle yerini alacaktır. Bunun öncülüğünü yapan kadınlar ve halkımız bunun öncülüğünü yürütmeye devam edecektir. Halkım özgür değilse ben de özgür değilim. O nedenle her birimiz kişisel özgürlüğümüzü halkımızın özgürlüğüyle ele almak zorundayız. Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez sloganı bir şiar değil bir hakikattir. Kadınlar toplumun yarısıdır ve biz bunu inkar edemeyiz. Kadınlar yıllardır her yerde mücadele ediyor ve mücadele ediyor. Analarımız dünyanın en zor acısını yaşadılar. Kar, kış, soğuk demeden her zaman yüreklerindeki ateşle birlikte alanlardaki yerlerini aldılar. Hepimizin bu analara bir vefa borcu var. Analara barış borcumuz var. O nedenle Kürt’e evde oturmak haramdır. Bir barış ve özgürlük umudu doğmuşsa, varlığımızı yasal güvenceye kavuşturmak için daha çok mücadele etmeliyiz. Kimse kimseye oturduğu yerden kimseye hak ve özgürlük vermez. O yüzden çalışacağız, cezaevinin kapılarını açacağız ve özgürlük yasalarını çıkaracağız. Sloganlarla değil, teoriyle değil, pratiğinizle ayakta durun. Herkes kendini sorumlu, görevli ve komutan olarak görmeli. Barış ve demokratik toplumun komutanı sizsiniz. Biz hayallerimizi gerçekleştireceğiz, özgürlüğümüzü kazanacağız” sözlerine yer verdi.
Konuşmaların ardından sanatçı Baran Bozyel sahne aldı. Ezgilerin ardından kadın buluşması halaylarla son buldu.
Kaynak: MA








