Rojava’daki kadın devriminin hala tehdit altında olduğunu belirten Women Defend Rojava’dan Maja Bremer, ‘Bu konuyu her yerde gündeme getirmeliyiz’ dedi
Kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü 3’üncü Dünya Savaşı’nın derinleştirdiği çatışma ortamında karşılıyor. Ortadoğu’dan Asya ve Afrika’ya kadar kritik gelişmeler yaşanıyor. Kadınlar ise, yaşamı halklara daraltan savaş politikalarına karşı sınır tanımadan mücadele ediyor, itirazları sınırları aşıyor.
Savaşı besleyen ataerkil sisteme meydan okunan ve mücadeleyi bir bütünen örgütleyen yerlerin başında da Rojava geliyor. “Jin, jiyan, azadî” felsefesiyle yeni bir sistemin inşa edildiği Rojava, 2026 yılının Ocak ve Şubat aylarında HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların askeri saldırılarıyla bir kez daha hedef alınarak, kazanımlar ortadan kaldırılmak istendi. Ancak saldırılar bölgedeki kadınların direnişine çarparken, dünya çapındaki kadın örgütlerinden, feminist ve aktivistlerden tepkiler yükseldi. Kadınlar, sistemi savunmak için örgütlenmeye giderek, eylemler gerçekleştirdi, uluslararası kampanyalar başlattı.
Bu kampanyalardan biri de 2019 yılında Kongra Star’ın başlattığı ve o günden bugüne çalışmalarını sürdüren Women Defend Rojava (Kadınlar Rojava’yı Savunuyor) oldu. Women Defend Rojava’dan Maja Bremer ile Rojava’daki kadın kazanımlarının dünya kadınları için önemi ve kampanyaya dair konuştu. Kendini feminist olarak tanımlayan Maja Bremer, başlangıçta Rojava’daki kadın devrimi hakkında çok az şey bildiğini belirterek, “Zamanla daha fazla anladım ve ortak eylemler sayesinde Rojava’da inşa edilenlerin tüm gücümüzle savunulması gerektiğini deneyimledim çünkü bu bize farklı bir yaşamın mümkün olduğunu öğretiyor” dedi.
‘Kadınlara karşı bir savaş içindeyiz’
Maja Bremer, “Kadınlara karşı bir savaş içindeyiz. Bunu Rojava’da görüyoruz. Kadınlar bir kez daha DAİŞ tarafından katledildi. İran’da görüyoruz, kadınlar molla rejimine karşı mücadele ediyor ve bunun sonucunda şiddetli baskıya maruz kalıyorlar. Epstein dosyaları, ataerkil, sömürücü sistemin acımasızlığını ve sistematik doğasını ortaya koyuyor. Kolombiya’da kadınlar, emperyalist aşırı aktivizme karşı ve ülkelerinin iyiliği için cephede savaşıyor. Yan komşumun evinden bir kadının çığlıkları geliyor” diyerek, bu savaşın farklı yerlerde, farklı şekillerde kadınlara yönelik olduğunu söyledi. Bu savaşa karşı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde güçlü bir şekilde sokaklarda olunması gerektiğini dile getiren Maja Bremer, özgür bir yaşam için kadınların güç ve iradesinin olduğunu göstermesi gerektiğini belirtti.
‘Yerel ve bölgesel ağlar oluşturuldu’
Women Defend Rojava kampanyasının Rojava ile köprü kurmak için önemli bir araç olmaya devam ettiğini söyleyen Maja Bremer, kampanya sayesinde kadın devriminin önem ve yaklaşımları hakkında daha fazla bilgi edinebildiklerini ve özerk örgütlenmenin gerekliliğini anladıklarına dikkati çekti. Avupa’daki kadın katliamlarına karşı mücadele ve örgütlenmenin, hem Rojava’dan hem de Abya Yala’da kadın katliamlarında ortaya çıkan (Ni Una Menos-Bir kişi daha eksilmeyeceğiz) feminist hareketten büyük ölçüde etkilendiğini kaydeden Maja Bremer, “Son yıllarda kadın cinayetlerine karşı yerel, bölgesel ve Avrupa çapında ağlar kurulmuş, birçok yerde direniş noktaları oluşturulmuş ve kadın cinayeti vakaları meydana geldiğinde yerel gösteriler ve anma törenleri düzenlenmiştir” dedi.
‘Rojava hala tehdit altında farkındalık oluşturmaya devam etmeliyiz’
8 Mart ruhunun dünyanın her yerinde özgür bir yaşam için mücadele etmek olduğunu belirten Maja Bremer, “Rojava’da kadın devrimi ve dolayısıyla özgür yaşam inşası tehdit altında olmaya devam ediyor. Bu yüzden bu konuyu her yerde gündeme getirmeliyiz” dedi. 2019 yılında Girê Spî’ye yönelik saldırıların ardından Kongra Star tarafından başlatılan Women Defend Rojava kampanyasının o günden bugüne devam ettiğini anımsatan Maja Bremer, kampanyaya ilginin son haftalarda yeniden büyüdüğünü ve desteklerin arttığını söyledi.
8 Mart’ta da çalışmalarını sürdüreceklerini kaydeden Maja Bremer,“Bu ilgiyi değerlendirmeye devam etmeli ve ilgilenen kişi ve kuruluşlara kadın devrimi hakkında daha fazla bilgi edinme fırsatı vermeliyiz. Aynı zamanda, anlaşmanın Rojava’daki tehlikeyi ortadan kaldırmadığının da farkındayız. Hala aynı düşmanla karşı karşıyayız ve bu nedenle konuyla ilgili farkındalığı artırmaya devam etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Maja Bremer, son olarak şunları belirtti:
“Rojava’daki kadınların mücadelesindeki kararlılık, cesaret ve güç, son yıllarda dünya çapındaki kadınlara ilham verdi. Savaş ve kadınlara yönelik saldırılarla dolu bir dünyada umut verdi. HTŞ’nin saldırılarının amacı Rojava’yı ve özyönetimi tamamen yok etmek, varoluş temelini ortadan kaldırmak ve Kürtlere karşı soykırım yapmaktı. Bu savaşta her şeyin tehlikede olduğu ve bu nedenle bu savaşı durdurmak için dünya çapında elimizden gelen her şeyi yapmamız gerektiği açıkça ortaya çıktı.”
Haber: Hivda Çelebi \ MA









