• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Mart 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

‘Doğru yol kadının özgürlüğünden geçiyor’

Direnişçi kadınların hikâyeleri (1)

6 Mart 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Kadın, Manşet, Söyleşi

Yerine kayyım atanan Xalfetî Belediyesi’nin Eşbaşkanı Saniye Bayram ile yaşamını konuştuk:

  • Bir günden bir güne incinmedim bu partiden, çünkü kadının yeri burası, gençliğin yeri burası, insanları koruyanların yeri burası. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan önümüzü açtı bu açıdan, kadınları öncü kıldı. Bize büyük emekleri var
  • Çünkü 50 yıllık mücadelede erkek arkadaşlar alınmasın ama yüzde 60-70 kadınların emeği var. Kadın hem dürüst, hem doğru yoldan şaşmaz, evinde ne ise halkının arasında da öyle. Eksik, diyorlar bize, biz eksik değiliz, tamamız. Bir çare varsa bizim sayemizde
  • Bu konuda parti çok değiştirdi toplumu, özellikle de kadının kendini tanıması açısından. Eğitim açısından, mesele bir diploma değil, kadının kendini tanıması ve geliştirmesi. Ve biz de bunun için mücadele ediyoruz. Tüm kadınlar için direniyoruz

Reyhan Hacıoğlu

Keşke her kadına ulaşabilsek… Çünkü her kadının bir hikâyesi var. Evet, her kadının bir hikâyesi var ama savaş coğrafyasındaki ve var olma mücadelesi veren kadınların hikâyesi bir başka… Çünkü onlar bir yandan zulme karşı başkaldırıyor, bir yandan da kendilerine biçilmiş rollere… Kürt kadınlarının hikâyesi de tam olarak böyle: Bir yanda halkının varlık mücadelesi, diğer yanda feodal-muhafazakâr toplumun zincirlerini kırma mücadelesi…  Kürt kadınları için, “Özgür kadın, özgür toplum” düsturuyla yürüyen Kürt özgürlük mücadelesi, bu iki mücadelenin ortak adresi oluyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne giderken birçok kimlik, birçok sorumluluğun yanında kadın olmanın her halini yaşayan, hep gördüğümüz ama hikayelerini bilmediğimiz kadınların hikayelerini dinlemek istedik bu kez.

8 Mart dolayısıyla başlattığımız kadın hikâyeleri söyleşilerinin ilk bölümünde 4 Kasım 2024’te yerine kayyım atanan Xalfetî Belediyesi’nin Eşbaşkanı Saniye Bayram ile konuştuk.

DEM Parti’nin Xalfetî Belediyesi Eşbaşkanı Saniye Bayram’ı yaklaşık bir yıl önce, yerine kayyım atandığında sarf ettiği “Abim Mustafa Bayram’ı aldınız da ne oldu? Yerine ben geldim. Bizi böyle yıldırmazsınız!” sözleriyle hatırlıyorum. Abisi Mustafa Bayram’ın da yerine 2016 yılında kayyım atanmıştı ve ardından tutuklanmıştı.

Riha’nın (Urfa) Xalfetî (Halfeti) ilçesi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın memleketi… Kürtlerin, Türkmenlerin ve Ermenilerin birlikte yaşadığı, yıllardır özel savaş politikalarının hedefinde olan Xalfetî’nin Eşbaşkanı Saniye Bayram direnişçi bir aileden geliyor. Bölgedeki ilk “kaçakçı kadın” olan anneannesi, Cerablus’a gidip gelerek çocuklarını büyütmüş.

“Anneannemin torunuyum,” diyen Saniye Bayram da güler yüzlü, direngen bir kadın. Türkmen olan eşbaşkan Mehmet Karayılan ile birlikte seçilir seçilmez ilk ilk işleri, belediye ile halk arasına örülen beton bariyerleri kaldırmak olmuştu ve o görüntülerle hafızamıza kazınmıştı.

Saniye Bayram’la bir yıl sonra yeniden bir araya geldik. Kayyım atandığı günden beri yerinde durmuyor, halkın seçtiği belediye eşbaşkanı olarak çalışmaya devam ediyor. Görüşeceğimiz gün de taziyeden gelip bir toplantıya yetişmeye çalışırken ağırladı bizi ve sorularımızı yanıtladı.

 

1 - 16
- +

1.

2.

3.

4.

5.

6.

7.

8.

9.

10.

11.

12.

13.

14.

15.

16.

  • Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Seçim sürecinde sizi tanıma biraz fırsatı bulduk ama sizden dinlemek istiyoruz.

Halfeti’de doğup büyüdüm. 4 erkek, 6 kız kardeşiz. 5. çocuğum. İlkokulu bitirdim. 1983’te, 15- 16 yaşlarındayken evlendirildim. 1986’da ise eşimi katletti ülkücüler. Daha 2 yıllık evliydik. İki oğlum vardı. Biri bir buçuk, diğeri dört aylıktı.

Eşim bir gün geldi, annesine “Ülkücüler rahatsız ediyor beni, siz PKK’lisiniz, diyorlar,” dedi. O zaman o aileden biri öldürülmüştü. Onlar da öcünü eşimi öldürerek aldı.

Gelip bizim tarlamızda vurdular… Duyup gittiğimde çoktan ölmüştü. Kucağımda oğlumla öylece kaldım başında.

Sonrasında zaten kayınvalidemle yaşıyordum, ama bir yandan da kırgındılar oğulları için. Rıza Altun o zaman Antep’te cezaevindeydi, kalkıp yanına gittim. “Ailem yasta ve bu yüzden benim de partiye gidip gelmeme izin vermiyorlar. Bir dalımız vardı, onu da kırdılar, diyorlar,” dedim. “Kayınbabam ben partiye gidince kızıyor. Sen kimin için gidiyorsun, diyor,” dedim. Bana bakıp “Kan kanla temizlenmez yoldaşım. Doğrudur, size haksızlık yapılmış, aileyi de anlıyorum” dedi. “Peki, ben gidip ne diyeyim?” dedim, “Git, taş gidip yerini bulacak de,” dedi. Böyle böyle ben de kendime bir yol buldum…

  • Zorlu bir hayatınız olmuş. Evde oturmamışsınız ve mücadeleye devam etmişsiniz. Bu kararı nasıl aldınız, neler yaşadınız o süreçte?

Ailem nispeten bize destek veriyordu. Kadınlar konusunda kötü değillerdi. Babam genç öldü, belki ölmese beni erken evlendirmezdi. Ama buna rağmen abimler çocuklarıma sahip çıktı ve bugünlere getirebildim. Ben de elimden geldiğince hem eşimin ailesine hem de aileme destek oldum. Aslında düşünüyorum, çoğunluğu acıyla geçti o süreç, kaynanam yedi ay banyo yapmadı ve üç kat elbiseyi üstünde çürüttü. Kayınbabam yasıyla öldü.

Zamanla sağlık sorunlarım oldu, bir böbreğim alındı. Evde yas vardı hep, çocuklarım da küçük. 1996 yılıydı, abim geldi, “Newroz’a gideceğiz,” dedi. Ben de aldım çocuklarımı gittim. Alana gittim, halay çektim, zılgıt çektim… Sonra kendi kendime dedim “Ben ne yaptım,” yastaydım, ama o an içimden gelmişti onlar ve o gün hareket girdi hayatıma aslında…

  • Belediye eşbaşkanı olduğunuz partinizin kadın özgürlüğü konusunda ciddi bir iddiası var. Kadın kurtuluş ideolojisini esas alan bir parti. Bunun sizin hayatınıza nasıl bir yansıması oldu? Hayatınıza hangi anlamda uyanışlar ve farkındalıklar kattı?

Dedim ya, hem sağlık sorunlarım vardı hem yoksulluk vardı, ama ben yerimin halkın evi olduğunu anlamıştım. Çünkü bir ara bir komşumuz geldi ve annemle kız kardeşimin benden bahsettiğini söyledi. Ben de gidip sordum aileme,  “Derdiniz nedir, diye. Annem “Gencecik bir kadınsın, seni hiç sormadık, belki de başkasıyla evlenmek istersin,” dedi. O gün içimde bir şey koptu. Sanki çocuklarımı benden aldılar… Bilmezlik de vardı tabi, dedim demek bu da vardı. Çünkü aklım basmıyor ya meğer bu boyutu da varmış toplumda, eşi ölen bir kadın için. Ben çocuklarımla büyüyordum oysa.

Kaynanam da dedi, “Gitmek istiyorsan git, acım birken iki olmasın.” Onlara da kırıldım o zaman… Bir yandan çocuklarım, bir yandan ailem ve bir yandan eşimin ailesinin bu düşünceleri yüzünden çok acı çektim… Ve karar verdim, benim yerim partidir artık diye. Sonra Gençlik Kolları vardı, beni oraya alın dedim arkadaşa, sonrasında Kadın Meclisi’nde yer aldım. Hem çocuklarımı büyüttüm, hem kayınbabama palelik (işçilik) yaptım, iş çoktu çünkü, kalan zamanlarımda da parti çalışması yapıyordum. Bugüne kadar da böyle geçti. Üç dönem ilçe başkanlığı yaptım. 90’dan beri içindeyim bu mücadelenin, sadece bir yıl ara verdim, o da sağlık sorunlarımdan dolayıydı.

  • Aileniz de siyasetin içinde oldu hep ve cezaevleri, kayyım atamaları hiç eksik olmadı… Ama her şeye rağmen mücadeleden geri durmadınız, kayyım atandıktan sonra da sizi hep çalışmalarda gördük. Nedir sizi alanda tutan güç ve irade? Kadınlar bu konuda da daha mı direngen? Ya da şöyle sorayım: Özgürlük bir kadın için neden bu kadar değerli?

İlk çalışmalara katıldığımda kaynanam “Sen gençsin, gelinsin, halk sana ne der. İnsanlar sana hoş bakmazlar,” dedi, ama “Hayatım bu dedim. “Evlenmez misin?” dedi, “Halkımla, partimle evliyim, bu yeter bana,” dedim.

İlk istemediler gitmemi yani. Bir gün Hilvan’da ilçe açılışı vardı, abim de ilçe başkanıydı o zaman. Kayınbabama dedim “Hilvan’a gideyim, Ahmet amcayı göreyim,” asker arkadaşıydı. Gidip geldim, “Nasıldı Ahmet?” dedi, “İyiydi, sana selamları vardı,” dedim, hâlbuki ki açılışa gitmiştim…

Bir günden bir güne incinmedim bu partiden, çünkü kadının yeri burası, gençliğin yeri burası, insanları koruyanların yeri burası. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan önümüzü açtı bu açıdan, kadınları öncü kıldı. Bize büyük emekleri var. Yaşamını bize adadı. Bizim de layık olmamız lazım. Elbette onun kitaplarını da okudum, manifestoyu da okudum. Daha iyi anladım bize değer vermesini. Hiçbir Kürt kadını bu emeği unutmasın… Yaşamını bize verdi, biz de ona söz veriyoruz, halkımıza ve bedellerimize layık olacağız, bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü onun öncülüğünde dünya bizi tanıdı. Mesela İlham Ehmed ve Mazlum Ebdi’yi Almanya’da gördüm ya çok gurur duydum, dedim “İşte Kürtler dünyada!”

Özellikle bir kadın kendini, dünyayı, halkını anlamak istiyorsa bu partiye gelsin. Eksiklerimiz var elbette, en azından kendim için diyeyim, burası Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın memleketi, o yüzden daha öncü olmamız lazımdı ama henüz çok eksiğimiz var. Özel savaş burada bu kadar etkili olamamalıydı, buna karşı güçlü bir direniş olmalı. Çürüme, yozlaşma ve ranta karşı direnmemiz lazım. Burası Kürt Halk Önderi’nin memleketi diye gelişmesi engelleniyor ve biz de ona göre bir direniş koymalıyız.

Toprağımıza sahip çıkmalıyız ve son savaş da bunu gösterdi. Kürt Halk Önderi sadece Kürtler için de istemedi hakları, hani Türkmenler, dedi, bu bir iradedir ve savaşı da durdurdu bu irade. Çünkü o dünya halklarına özgürlük istiyor. Yine birlik olmamızı istiyor ama doğru temelde…

Bana gelirsek, beni hayata bağlayan bu hareket oldu. Acılarımı direnişe döndürmeyi öğretti bana… Her şeyi yaşadım, ama hala bu parti bana inanç veriyor. İnsan bir saat düşünse çıldırır bu zulmü ve yerinin neresi olduğunu bilir aslında. Halkımız zulüm altında, burada genç yok denecek kadar az, kalan da uyuşturucu altında, partiye gelmiyor. O yüzden bunları düşündükçe vicdanımdır beni burada tutan. Sonuna kadar da buradayım… Bir buçuk yıldır hala sokaktayım ve olmaya devam edeceğim.

  • Kadınların direnişi neden bu kadar önemli?

Çünkü 50 yıllık mücadelede erkek arkadaşlar alınmasın ama yüzde 60-70 kadınların emeği var. Kadın hem dürüst, hem doğru yoldan şaşmaz, evinde ne ise halkının arasında da öyle. Eksik, diyorlar bize, biz eksik değiliz, tamamız. Bir çare varsa bizim sayemizde. Saçımızı ondan kesiyorlar, cenazemizi ondan atıyorlar. Kadınlar her yerde her şeyi yapabilir, devletler kadın direnişinden çok korkuyor. Kadının iradesi korkutuyor. Doğru temelde halkımıza gidersek kadının gücü de daha net ortaya çıkar. Yani kadınların çalışması kazandırdı bize de. Kadın çalışırsa barışı da o getirir.

  • Siz halkların bir arada olduğu bir ilçenin belediye eşbaşkanısınız. Yani partinizin “Demokratik Ulus” paradigmasının da bir nevi önemli alanlarından biri. Bu anlamda kadınlar arasındaki dayanışma ve direnişi de sormak istiyorum?

Buranın yapısı yüzde 70 Kürt, yüzde 30 Türkmen ve ilişkilerimiz o kadar iyi ki… Bir arada yaşıyoruz, düşmanlık yaratılan bir durum var ama bilsinler bizi birbirimizden ayıramazlar. Yönetimlerimizde Türkler, Ermeniler var ve kapıları bize açık halkların, eğer biz doğru yaklaşır ve kavratırsak kim neden ayrılsın ki bizden. Ama kadınlar daha çok birbirini koruyor ve kolluyor, bu savaşta da böyle. En çok desteği kadınlardan gördüm ben de.

  • Hayatınız, mücadeleniz ve aslında partinizin topyekûn mücadelesi zorlu bir coğrafyanın bir parçası. Geriye dönüp baktığınızda neler değişti, ne başarıldı? Hala çünkü çok ciddi sorunlar da var. Yakın bir tarihte Riha’da çekildiği iddia edilen bir görüntüde bir ‘babanın’ kızını ‘evlendirdiği’ için aldığı deste deste parayı sayarken ki mutluluğunu gördük…

Evet, bu hala ciddi bir sorun. Belki ilçemizde yok bu durum ama ne yazık ki var toplumda. Eskiden burada da vardı ama kaldırıldı, yine de kentin genelinde var.  Kadınlar bir eşya değil, insandır, yaşamın kendisidir. Aileler de kız çocuklarına böyle yaklaşmalı, biz eşya değiliz satılalım…

Bu konuda parti çok değiştirdi toplumu, özellikle de kadının kendini tanıması açısından. Eğitim açısından, mesele bir diploma değil, kadının kendini tanıması ve geliştirmesi. Ve biz de bunun için mücadele ediyoruz. Tüm kadınlar için direniyoruz.

  • Kadınlar dünyanın her yerinde direniyor bugün ve özellikle Kürt kadınları da mücadeleleri ile ilham olmuş durumda. Ama konuştuğumuz gibi daha çok sorunlar ve kavgalar da var. Siz bir siyasetçi olarak hangi sorumlulukları görüyorsunuz yerine getirilmesi gereken? Siz neresinde olacaksınız?

Sorumluluğumuz ağır, farkındayız. Bütün kadınlar olarak, buna karşı da daha örgütlü olmalıyız. Bir barış olacaksa da bizim sayemizde olacak. Ne varsa üstümüze düşen onu halkımız için yapmaya devam edeceğiz, halkımıza ihanet edemeyiz ve başarırsak kadınlar için de başarmış olacağız. Kürt Halk Önderi’nin her mesajı bize bir sorumluluk. Ve kendimizi daha çok tanıyoruz. Ve bir süreçteyiz, ikinci aşamada da aynı irade ile devam edeceğiz, sürece sahip çıkacağız ve halkımıza da bunu anlatacağız. Önümüzde çok yol var ve çok renkliyiz, renklerimizi her yere yansıtacağız.

  • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınlara bir mesajınız var mı?

8 Mart bizim için çok önemli… “Gelin üstümüzdeki esareti hep birlikte yıkalım,” diyorum. Kadınlar el ele verirse özgürlüğe gideriz. Elbette önce Kürt Halk Önderi’ni aramızda görmek istiyoruz, ama önce bir araya gelmemiz lazım. Ve doğru yol kadının özgürlüğünden geçiyor… Yeter ki hep birlikte direnelim!

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Trakya’nın idam fermanı: Nükleer santral

Sonraki Haber

Mart kapıdan baktırır

Sonraki Haber

Mart kapıdan baktırır

SON HABERLER

Kadın zamanı ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

Yeni bir tarihin eşiğinde 2026 Newroz’u

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

Vasalların hukuku

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

Mart kapıdan baktırır

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

‘Doğru yol kadının özgürlüğünden geçiyor’

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

Trakya’nın idam fermanı: Nükleer santral

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

Çandar: Trump’ı savaşa Netanyahu’nun sürüklediğini dünya biliyor

Yazar: Yeni Yaşam
5 Mart 2026

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler
  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır