Dün, Stokholm’a karanlık çökerken, Kürt şiirinin ustası Ehmed Hüseyinî’nin kalbi durdu. On yıllarca ülkesinin sesi ve rengi olan Ehmed Hüseyinî, 71 yaşında hayata veda etti. Onun vefatıyla bir kalem sustu, ancak Kürtlere asla kaybolmayacak güçlü bir miras kaldı
Ehmed Hüseyinî, 1955 yılında Rojava’nın Amûdê şehrinde, vatansever ve dil sevgisiyle dolu bir ailede dünyaya geldi. Onun için Amuda sadece haritada bir şehir değil, aynı zamanda bir ‘hayaller diyarı’ ve ‘sanatın beşiği’ydi. Ancak çocukluğu derin bir ulusal yara ile başladı. Yıllar sonra, şiiri çocukluğunun enkazından ve yıkıntılarından filizlendi. 1960 yılında Amuda Sineması Yangını meydana geldi. Yangında kalan çocukların çığlıkları, ruhundaki şiirin ve şiirselliğin temeli oldu. Ehmed Hüseyinî, ilköğretim ve ortaöğretimini Amûdê ‘da tamamladı. Ardından Suriye’nin başkenti Şam’a taşındı. Orada, üniversitede, entelektüel kişiliğinin temeli haline gelen önemli bir bölüm olan Felsefe okudu. Felsefe eğitimi, düşünce biçimini ve şiir tekniğini şekillendirdi. Felsefeyi, Kürt şiirinin ruhuna entegre etti. Felsefe sayesinde, Kürt şiirinde varoluş, yokluk, zaman ve mekan sorularını ustaca ele aldı.
Dil kalesi inşa etmek
Ehmed Hüseyinî sadece “kapalı odaların” şairi değildi; o bir saha çalışanı ve kurum kurucusuydu. 80’lerde Baas rejimi Kürt dilini her türlü yasakladığında, Ehmed Hüseyinî dilin milletin son kalesi olduğuna inanıyordu. Felsefi farkındalığıyla Kürtçeyi dar kalıplardan kurtardı ve geniş ufuklara taşıdı. Şiirlerinde Kürtçe, ontolojik felsefenin dili haline geldi. Altın bir köprü gibi, klasik edebiyatın mirasını modern küresel şiirin teknikleriyle birleştirdi ve sentezledi.
Sembollerin dönüştürülmesi
Ehmed Hüseyinî, Kürt edebiyatında ‘Klasiklerin Yenileyicisi’ olarak kabul edilir. ‘İlahi aşk’ ve ‘söz estetiği’ temelinde inşa edilmiş Kürdistan medreselerinin mirasını alıp Batı modernizmiyle birleştirdi. Örneğin, klasik şiirde ‘sevgili’ veya ‘aşık’, ilahi bir varlığın veya yüksek maneviyatın sembolüdür. Ehmed Hüseyinî bu ‘sevgiliyi’ göklerden ve manevi âlemlerden Kürdistan topraklarına getirip Kürdistan’ın gerçeğiyle ifade eder. ‘Zarya’ veya ‘Siyabend û Xecê’ şiirinde ‘yar’ artık sadece bir kişi değil; yaralı ‘Kürt Dili’, ateşe yakalanmış ‘Amûdê’ haline geliyor. Dini sözcüklerle ifade bulan Klasik edebiyatın estetiğini, şu şekilde tanımlanabilecek modern bir şiire dönüştürdü: Ehmed Hüseyinî için dili, varoluşunun kıblesiydi. Melayê Cizirî, kafiye ve şiirde ustaydı. Ehmed Hüseyinî serbest vezinle yazsa da, klasik Kürt şiirinin derin ifadesinden asla uzaklaşmadı. Klasik şiirde bolca bulunan kelimeleri alıp modern ve felsefi cümlelerde kullandı. Bu, okuyucunun şiirlerini okurken hem eski medrese kütüphanelerinin atmosferini deneyimlemesini hem de Stockholm’ün soğuk sokaklarındaki modern insanların düşünceleriyle yüzleşmesini sağladı. Ehmed Hüseyinî, Kürt edebiyatına modernizm devrimini getirdi. Bir şairin Melayê Cizirî gibi ‘ruh’ üzerine derinlemesine düşünebileceğini, aynı zamanda modernistler gibi ‘harap şehir’ ve ‘kayıp insan’ hakkında da yazabileceğini gösterdi. ‘Kürt mistisizmini’ dini çerçeveden çıkarıp ontolojik bir çerçeveye yerleştirdi.
Modern bir destan
Bu devrimin en çarpıcı örneği, ‘Siyabend û Xecê’ adlı eseridir. Bu, klasik ve folklorik bir destandır. Ancak Ehmed Hüseyinî bu destanı bir dengbêj gibi değil, varoluşçu bir yazar gibi yeniden yazdı. Bu eserde Siyabend sadece sevgi dolu bir kahraman değil; vatanının dağları ile ölüm diyarı arasında hayatın anlamını arayan modern bir Kürt erkeğidir. Bu, Ehmed Hüseyinî’nin klasik köklerle bağlantılı modernizminin zirvesidir. Ehmed Hüseyinî, Melayê Cizirî ‘nın 21. yüzyılda, Avrupa sokaklarında ve Kürdistan’ın özgürlük bölgelerinde modern bir dilde konuşmasını sağladı. Kürt şiirinin tarihe dayanan ve geniş ufuklara bakan derin bir düşünce olduğunu gösterdi.
Ekranlarda şövalye gibi
Ehmed Hüseyinî, sesi, yüzü ve kalemiyle milyonlarca Kürt’ün evine konuk oldu. Kürt kanalları yayın yapmaya başladığında, Ehmed Hüseyinî bunun büyük bir ulusal eğitim alanı olduğunu gördü. Yıllarca MED TV ve ROJ TV gibi televizyon kanallarında kültürel ve edebi programlar hazırlayıp sundu. Onun programları sadece zaman geçirmek için yapılan programlar değildi; her biri birer edebiyat okuluydu. Kürt yazarları ve şairlerini açık bir dille, uyumlu bir Kürt lehçesiyle ve derin bir üslupla tanıttı. Ekrandaki sesi, genç Kürtleri Kürtçe okumaya ve yazmaya teşvik eden bir unsurdu.
Sürgün ve özlem
Vatansever görüşleri ve işgalci rejimlerin karanlığına karşı duruşu nedeniyle Ehmed Hüseyinî, 1990’larda ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Sürgün yolculuğu önce Norveç’e, ardından İsveç’e uzandı.
Ehmed Hüseyinî daha sonra içinde bulunduğu durumu şu şekilde anlattı:
“Erê welato!
Em tav û tovên te,
em şûn û cîgehên te li pey xwe radikişînin
em di xirecira morî û karbanên te de:
em di asoyên bê reng de kund û qijalkan diperpitînin.
em di çîveçîva gustîlka sibehên te de dijîn,
em di pirsên te de porspî, sêwî; riswa û bêhêvî dibin.
Lê em bêriya te dikin
ey welatê bêkutayî!
Em bêriya wêrekiya pîvongên te dikin;
xweş-bîna pûnga te;
û tirşahiya tirşokên te dikin.
Em bêriya bejna hîroyê;
û keskahiya kevza te dikin.
em bêriya çîrokên kuştina te dikin..
Ma çend caran me bi nifiran tu kuştiyî
ey welatê ko di nav destê me de kêferatê dike!?!
Em bêriya:…”
Stockholm’de Ehmed Hüseyinî, Mehmed Uzun gibi Stockholm Okulu’nun büyük edebiyatçılarında biri oldu. Yabancılaşmayı sessiz kalmak için bir bahane olarak kullanmadı; aksine, Kürtçe kelimelerin sıcaklığıyla Stockholm’ün soğuğunu ısıttı. Orada, bir şairin dünyanın neresinde olursa olsun, eğer dili onun kalesi ise asla bir mülteci olamayacağını gösterdi. Stockholm’ün karındaydı, ama ruhu Amûdê’nın güneşiyle yıkanmıştı. Kendi topraklarında bir mülteci olmuş olabilir, ama yine de dilinin prensi oldu.
İşgal edilemeyen ülke: Kürtçe
Sürgünde, Ehmed Hüseyinî “gerçek vatanın dil olduğuna” inanmaya başladı. Baas rejimi “orada” dili yasaklarken, Hüseyinî, Kurmanci dilinin “burada” (Stockholm’de) özgürce akmasına izin verdi. Yurtdışındaki Kürt kütüphanesini onlarca eserle zenginleştirdi. Bu duruş, sürgüne felsefi bir yanıttı. Bedenini topraklarından uzaklaştırmış olabilirlerdi, ama dilinin toprağını kaldıramadılar. Ehmed Hüseyinî’nin sürgünü, “fizikten metafiziğe” bir yolculuktu. Stockholm’de, büyük bir şairin, yabancı karlar arasında Newroz ateşi gibi, vatanının hatırasını canlı ve parlak tutabilen kişi olduğunu gösterdi.
Şiiri yetim bırakan bir ölüm. Ehmed Hüseyinî’nin vefatı, edebiyat camiasının kalbinde derin bir yara bıraktı. O, “şiir şeyhi” olarak anılıyor. Hiçbir zaman otoritelere boyun eğmedi; sadece kelimenin yüceliğine ve halkının onuruna boyun eğdi. Amuda ağlıyor ve Stockholm keder rüzgarında sarsılıyor. Kürt kalemi yetim kaldı, ancak Ehmed Hüseyinî’nin mirası ölümsüz bir meşale gibi her zaman parlak kalacak.
Şiir koleksiyonu
Ehmed Hüseyinî’nin Kürt edebiyatındaki çalışmaları okyanus kadar geniştir. Geride 15’ten fazla eser bıraktı. Kitaplarının bazıları şunlar:
1. Peyvên li ser rûyê avê (1988): Destpêka dengê wî yê resen.
2. Bajarê herifî (1991): Berhemeke epîk a li ser wêranbûna ruh û mekan.
3. Girtîgeha siyê (1993): Helbestên ku kûrahiya felsefî ya Huseynî derdixist pêş.
4. Bîstika tîrêjê (1998): Qala ronahiya di nav tariyê de dikir.
5. Siyên li ser rûyê bîranînan (2001): Vegerîna li zarokatiya Amûdê.
6. Siyabend û Xecê (2002): Destana klasîk bi zimanekî nûjen ji nû ve ava kir.
7. Sifrê (2003), Pistepista sîberê (2004), Dozex (2005).
8. Zerya (2006), Çirûsk (2007) û Bîra birînê (2008).
Kelimelerin Şeyhi
Avrupa Kültür ve Sanat Hareketi’nin (TEV-ÇAND) bir süredir kanser tedavisi gören ve tedavi gördüğü İsviçre’de 10 Mart günü yaşamını yitiren şair Ehmed Huseynî’yi yazılı bir açıklama ile andı. TEV-ÇAND, “kendine özgü diliyle kelimeler yaratan ve bu nedenle kelime şeyhi” olarak anılan şair Huseynî için şunları belirtti:
“Bizler Demokratik Kültür ve Sanat Hareketi olarak, Ehmed Huseynî’nin ülkesine ve özgürlüğe olan sevgisi karşısında kendimizi borçlu hissediyoruz. O, sanat ve kültür yoldaşıydı. Mücadelenin ve direnişin destekçisiydi. O, ülkesinin sevdalısıydı. Halkımızın ve sevenlerinin başı sağ olsun.”
Haber: Mansur Kuyumcu / AW









