Şirnex’teki ekolojik tahribata dair açıklama yapan Riha Ekoloji Meclisi, ‘Su varlıklarının bulunduğu bölgelerde maden arama ve çıkarma faaliyetleri durdurulmalı’ dedi
İnsan Hakları Derneği (İHD) Riha (Urfa) Şubesi Ekoloji ve Yaşam Hakkı Komisyonu ile Riha Ekoloji Meclisi, Şirnex’te yaşanan ekolojik tahribatlara ilişkin basın toplantısı düzenledi. İHD binasında yapılan açıklamaya çok sayıda kişi katıldı.
Açıklamayı okuyan Riha Ekoloji Meclisi Eşsözcüsü Serhat Altandağ, Şirnex ve ilçelerinde uzun yıllardır su varlıklarına yönelik ekolojik tahribatların meydana geldiğini belirtti. Serhat Altandağ, “Su kaynakları üzerinde kurulan barajlar, su varlığı açısından zengin bölgelerde yoğunlaşan maden arama ve çıkarma faaliyetleri ile yetersiz atık yönetimi uygulamaları; bölgenin ekolojik dengesine ağır zararlar vermekte, bu durum yalnızca doğayı değil doğrudan insan yaşamını da tehdit etmektedir” dedi.
‘Temiz suya erişiminin ciddi şekilde sekteye uğradığı bilinmektedir’
Qilêban ilçesinde bulunan Hezil Çayı üzerindeki barajın kirletildiği görüntülere dikkat çeken Serhat Altandağ, “Bu gelişmenin hemen ardından Cizre Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, Dicle Nehri’ne ham petrol karıştığı ve bu nedenle içme suyu arıtma tesisinin tedbiren durdurulduğu bilgisi paylaşıldığı belediyeye ait sosyal medya paylaşımlarından görülmüştür. Benzer bir olayın geçmiş yıllarda da yaşandığı, Şırnak merkezinin içme suyu kaynağı olan Nerdüş Deresi’ne kömür atıklarının karışması sonucu halkın temiz suya erişiminin ciddi şekilde sekteye uğradığı bilinmektedir. Aradan geçen zamana rağmen gerekli önlemlerin alınmamış olması, bu ihlallerin süreklilik arz eden yapısal bir sorun haline geldiğini açıkça göstermektedir” diye konuştu.
Suya erişim hakkının temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Serhat Altandağ, taleplerini şöyle sıraladı:
- Hezil Çayı, Dicle Nehri ve diğer tüm su kaynaklarında meydana gelen kirliliğin kaynağı bağımsız ve bilimsel heyetler tarafından derhal tespit edilmelidir.
- Bölge halkının temiz ve güvenli içme suyuna kesintisiz erişimi sağlanmalıdır.
- Sorumlular hakkında etkili ve şeffaf soruşturmalar yürütülmelidir.
- Su kaynakları düzenli olarak analiz edilmeli ve sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
- Su varlıklarının bulunduğu bölgelerde maden arama ve çıkarma faaliyetleri durdurulmalı ya da sıkı hukuksal denetime tabi tutulmalıdır.
- Atık yönetimi politikaları yeniden yapılandırılmalı, entegre ve sürdürülebilir sistemler kurulmalıdır.
- Ekosistemin korunması ve zarar gören alanların rehabilitasyonu için acil ve uzun vadeli eylem planları hazırlanmalıdır.
Kaynak: MA









