• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Nisan 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

CHP-DEM Parti görüşmesi: ‘Milletvekili istifasını düşünüyoruz’, ‘Çerçeve yasa en geniş çerçevede olsun’

6 Nisan 2026 Pazartesi - 15:45
Kategori: Manşet, Politika

DEM Parti ziyareti sonrası konuşan Özgür Özel, seçmen iradesinin tanınmadığı her yerde “milletvekili istifasını” düşündüklerini belirtti. Tülay Hatimoğulları ise, süreç kapsamında çıkarılacak yasaların en geniş çerçevede olması gerektiğini vurguladı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel, görüşme sonrasında ortak basın toplantısı düzenlendi.

Özel, görüşme nedenlerinin iç ve dışı politikada yaşanan gelişmeler olduğunu ifade etti. CHP’ye yönelik yargı eliyle müdahale edildiğini ve bu konunun da gündeme geldiğini belirten Özel, “İran savaşının Türkiye’ye ekonomik ve siyasi etkilerin, içinde bulunan ekonomik şartlar vatandaşların yaşadığını uzun uzun konuştuk. Türkiye’nin uzun ve kısa vadede alması gereken önlemler var” dedi. Özel, İran’daki savaşa işaret ederek, geçmişte yaşananların yurttaşlara “yoksulluk, işsizlik, hayat pahalılığı” şeklinde yansıdığını ifade etti.

‘Zamlar gelebilir’

Özel, “Savaşanın kazananı olmaz, kaybedeni kadınlar ve çocuklardır. En kırılgan grupların başında bulunan yoksullardır” dedi. Özel, elektriğe yüzde 25 zam yaptığına işaret ederek, “Bundan sonra her şeye zam gelmesi ve yeni bir enflasyon dalgası yaşanabilir. Hükümet bu krize hazırlıksız yakalandı” diye kaydetti.

Özgür Özel, Kurtulmuş ile görüşecek

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Özel, komisyonun raporundaki 6 ve 7’nci maddelere dikkat çekti. Özel, AYM’nin tutuklanması ve hala tutuklu bulunan milletvekili Can Atalay’ın durumunu anımsatarak, bu konuda adım atılması gerektiğini söyledi. Özel, önümüzdeki günlerde Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşmeyi planladığı bilgisini paylaştı. Özel, “Hem bu maddeler hem de atması gereken adımları kendisi ile müzakere etme ve bu konudaki beklentileri aktaracağım” dedi. Görüşmede Siyasi Etik Yasası’nı da tartıştıklarını belirten Özel, buna dair yasa teklifleri verdiğini ancak MHP ve AKP’nin buna yanaşmadığını dile getirdi. Özel, “Siyaset kurumu anlık hesap verebilmeli” dedi.

‘Sandığın gelmesi için ne gerekiyorsa yapacağız’

CHP’nin yoğun bir saldırı altında olduğunu belirten Özel, “31 Mart’ta yeni bir darbe ayağı ile karşılaştık, Bursa ayağı ile karşılaştık. Defalardır ya AKP’ye katıl da içeriye katıl tehditlerine dik durmuş Bursa Belediye Başkanı’mıza yönelik bir operasyon oldu. Belediye ile ilgili olmayan bir olay ile nedeniyle tutuklandı. Bir aile vakfına zorla bağış yaptırdığı iddiasıyla tutuklandı. Siz milletin iradesine sagyı duymuyorsunuz. İstanbul seçimini kazanıyor, iptal ediyorsunuz. Yine kazanıyor, diplomayı iptal edip içeriye atıyorsunuz. Bu milletin önüne sandık gelecek, gelmesi için de ne yapmak gerekiyorsa yapacağız. Bu konuda da Meclis başkanına çok önemli bir görev düşüyor” diye konuştu.

Ara seçim taleplerine değinenen Özel, “Ara seçim son bir yılda ve ilk 30 ayda yapılamaz. Onun dışında Meclis’te yüzde beş boşalma olması halinde ara seçimlere gidebilir denilmiyor, ‘gidiliyor’ diyor yasa. Ara seçim için tüm koşullar uygun. Boşalmış 8 milletvekilliği var. AKP öncesinde, kanunlara uygun şekilde bu ara seçimler hep yapıldı. Bir an önce boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması bu konuda da Meclis Başkanı’nın üzerine düşen görevi yapması zorunludur. Bunun altını çizelim. Ara seçim zorunluluğu vardır. Hangi yörede veya şehirde milletvekili istifasının yaşanacağın o an CHP’nin vereceği bir karardır. İstanbul mu Adana mı başka yer mi bakılır. 22 milletvekili istifa etmez ise ara seçim olmaz demesin, ara seçim olacak arkadaş. Anayasa öyle diyor. Olmaz ise Numan bey de sorumluluğu taşır” diye kaydetti.

Öldürülen gazeteciler günü

Öldürülen Gazeteciler Günü’ne değinen Tülay Hatimoğulları ise, “Baskılara rağmen kaleminden, klavyesinden ve kamerasından asla rotasını şaşırmayan; baskılara boyun eğmeyen çok sayıda gazeteci katledildi bu topraklarda. Musa Anter, Metin Göktepe, Gurbetelli Ersöz, Hrant Dink, Nazım Daştan, Cihan Bilgin katledilen bütün gazetecileri saygı ve minnetle anıyorum” dedi.

‘Derin bir kriz’

Tülay Hatimoğulları, “Türkiye’de çok derin bir ekonomik kriz var. Bugün konuştuğumuz en temel başlıklardan biri bu. Bu kriz İran savaşı başlamadan önce başlamış olan son derece derin bir kriz. Bugün bu ülkede insanlar açlıktan ve yoksulluktan ölüyor. Çocuklar yataklarına aç giriyor. Beslenme çantalarına bir süt ya da su dahi koyamıyor aileleri. Bugün bu ülkede 17 milyona yakın emekli var. Emekliler açlık sınırının altında maaş alıyor. Milyonlarca asgari ücretli açlık sınırının altındaki maaşla hem kira ödeyecek hem çocuk okutacak hem de yemek yiyecek barınacak. Bu mümkün değil.  Türkiye zaten son derece derin bir ekonomik krizin içinde. Savaş da bunun cabası. Savaş bu derin ekonomik krizi daha da derinleştirmiş durumdadır” diye konuştu.

Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi:

“Savaş sadece İran’da sınırlı kalmadı. Bugün Lübnan’da da savaştan bahsetmek gerekiyor. Savaş tıpkı İran’da nasıl devam ediyorsa, İsrail’de nasıl devam ediyorsa, Lübnan bu denklemin içine katılmış durumda. Bu denklemin içine Irak katılmak isteniyor. Çevre ülkeler katılmak isteniyor ve bu denklemin içine bu savaş bir an önce sona ermezse Körfez ülkelerinin de boylu boyunca girmesi de an meselesi. Dolayısıyla etrafımızı savaş yangını, Türkiye’nin etrafını da savaş yangını sarmış durumda ve bununla ilgili acil önlemler küresel düzeyde alınması gerektiği gibi bölgesel düzeyde de önlemler alınmalı. Türkiye’de mevcut olan iktidar bu savaşın bitirilmesi için elinden gelen her türlü çabanın içinde olmalı. Bizler bunu yapıyoruz. Bunu yapmaya çalışıyoruz.

Seçilmişler tutuksuz yargılanmalı

Dünya küresel ölçekte bir savaşla ve yoksullukla mücadele edilirken Türkiye’deki gündeme dönüp baktığımızda muhalefete dönük bitmek bilmeyen baskıların yoğun bir biçimde devam ettiğine tanıklık ediyoruz. Bakın savaşın ateşi etrafımızda ve milyonlar aç; iktidar kiminle uğraşıyor? Muhalefeti zayıflatmakla uğraşıyor. Muhalefeti yargı yoluyla zayıflatma peşindeler. Baskıyla zayıflatma peşindeler. Muhalefetin içindeki dayanışmayı bölme peşinde. Yargıyı muhalefetin üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallandırmaya da devam ediyorlar. Yargı krizi bir demokrasi krizidir. Suç iddiaları seçilmişlerin hepsi yerli yerinde duruyor, görevleri başında duruyorlar. Seçilmişler tutuksuz bir şekilde yargılanmalıdır.

‘CHP’ye operasyonun karşısındayız’

Başta Sayın Ekrem İmamoğlu olmak üzere bütün seçilmiş belediye başkanları serbest bırakılmalıdır. Kayyımlar ortadan kaldırılmalı. Seçilmiş Belediye eş başkanları ve belediye başkanları hızla görevlerine iade edilmelidir. Aynı şekilde yine memleketim Hatay’ın milletvekili olan sevgili Can Atalay’ın hapiste tutulması şu anda bir anayasal suçtur. AİHM kararına rağmen, AYM kararına rağmen hala hapishanede tutulması bir suçtur. Halkın iradesini yok saymaktır. Seçilmişi yok saymaktır. Ve bugün demokrasinin karşı karşıya kaldığı en önemli tehlike olmazsa olmaz olan seçme ve seçilme hakkının yurttaşın elinden alınmasıdır. Böyle bir uygulamayla karşı karşıyayız ve bu uygulama derhal bitirilmelidir. CHP belediyelerine sistematik operasyonlar hukuki değildir, siyasidir. Siyaseti dizayn etme hamleleridir ve biz DEM Parti olarak başından beri bunun karşısında olduğumuzu belirtmek isterim.

Süreç de konuşuldu

27 Şubat’ında Sayın Öcalan’ın çağrısıyla Barış ve Demokratik Toplum Süreci başladı ve bu süreçle ilgili bugüne kadar atılan adımlar nerede eksik kalındı, ne yapılabilir bu konuda? Bütün bunları hep birlikte değerlendirdik. Bakın baştan beri süreçte bir yavaşlıkla bu sürecin ilerletilmeye çalışıldığını ve aslında ilerletilmediğinin altını biz her fırsatta çizdik. Evet, bir komisyon oluştu. Bu komisyon görevini tamamladı ve parlamentoya raporunu sundu. Şimdi yapılması gereken hukuki ve yasal düzenlemelerle ilgili hızlıca paketlerin çalışılması, hızlıca bir çerçeve yasanın üzerinde emek verilmesi ama hala bu konuda atılmış bir somut adım yok. Ve bu konuda elbette iktidar partisi de partisi ve ortağı elbette hepimizden daha sorumlu. Çünkü şu anda meclis çoğunluğu ellerinde ve bu yasanın getirilmesi kendi inisiyatifleriyle, kendi ön açıcılıklarıyla mümkündür. Dolayısıyla biz buradan bir kez daha iktidara sesleniyoruz ve devlet aklına sesleniyoruz. Bu süreç İran’daki gelişmeleri izlemek ve İran’daki gelişmelerin bir fren görevi görmesini sağlaması gerektiren bir süreç değil.

Süreci ilerletmemiz gerekiyor

Bu süreç AKP-DEM Parti arasına sıkıştırılmış bir diyalog ve görüşme süreci değil, 86 milyonun demokrasisinin mümkün olmasıyla gerçekleşecek bir süreçtir. Bu sürecin başarısı ana muhalefet partisi ve bütün siyasi partiler, bütün toplumsal öznelerin ortak tavrıyla da mümkündür. Bu konuda ben başından beri bizlerle dayanışma içinde olan ve bu süreci başından beri destekleyen Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve özel olarak Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na partimiz adına teşekkürlerimizi sunuyorum. Gerçekten başından beri bu süreci büyük bir samimiyetle desteklediler. Ama bu süreci daha fazla ilerletmemiz gerekiyor. Bu sürecin ilerletilmesi için yine bahsini ettiğim gibi bütün siyasal ve toplumsal öznelerle daha güçlü daha ilerletici bir rol oynamamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Barışa dair sözü ve eylemi olanlar ancak Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olur. Gerekli yasal düzenlemelerin çıkarılması için Türkiye’nin demokratikleşmesinde az da olsa adımların atılması, o kapının aralanması için hepimizin çok daha fazla elini taşın altına koyması gereken bir dönem.”

‘Onay vermesine gerek yok’

Ardından sorular yanıtlandı. Ara seçim için Meclis’te 301 milletvekillinin onay vermesi gerektiğine dair tartışmalara değinen Özel, “Ara seçim Meclis’in yüzde beşinin boşalması gerektiğine dair olan formül döneminde değiliz. O dönem ilk 30 aylık dönem. Yüzde beş boşalırsa 90 gün içinde hemen yapılır diyor. Boşalan milletvekilleri için yapılması anayasal gereklilik. Bizim milletvekillerin istifa ettirip seçim yaptırma gibi bir şeyimiz de yok. Bu yandaşların yanlış yerden tartışmasıdır. Ara seçim sandığı kurulduğunda ben isterim ki özellikle en çok tartışılan illerde, İstanbul’un tümünde, Aydın’da, Adana’da, Antalaya’da yani AKP’nin seçmen iradesine el uzattığı yerde seçmen sözünü söyleyebilsin. Bu ara seçim sonucu kaçınılamayacak bir erken seçim de olsun. Ara seçim olursa milletvekilli istifası düşünüyor musunuz diye sorarsanız, evet. Başta İstanbul olmak üzere AKP’nin seçmen iradesine el uzattığı her yerde düşünüyoruz” dedi.

Çerçeve yasa: En geniş çerçevede olmalı

Tülay Hatimoğulları, ara seçim kararı alması halinde Meclis’te buna dair alacakları tutuma dair daha değerlendirme yapmadıklarını, ilgili kurullarında tartışacaklarını ifade etti. Sürece dair soruları da yanıtlayan Tülay Hatimoğulları, atılması gereken adımlara işaret ederek, “Yapılacak işleri özetleyecek olursak birincisi siyaset karar verecek diyecek ki biz Nisan ayında çerçeve yasayı çıkarıyoruz. Bunun için de komisyona bir görev verilecek. Komisyon da bununla ilgili yapmış olduğu çalışmaları ya da yapacağı çalışmaları hızlandırması gerekiyor. Tabii ki bizler şöyle duyumlar almıyor değiliz. Bazı taslaklar hazırlanmış şeklinde ama bu taslakların ne şekilde hazırlandığını içeriğinde ne var çerçevesi neyi ihtiva ediyor, bunu bilmiyoruz. Dolayısıyla bunu görmemiz lazım. Bu adımların atılması gerekiyor. Bizler çerçeve yasanın son derece kapsayıcı ve sonuç alıcı bir yasa olmasını önemli buluyoruz. Yani birilerini kapsayan, birilerini kapsamayan, orada kategorilere ayırmak vesaire. Bu çerçeve yasayı daraltır ve süreçle ilgili daha hızlı ilerlenmesinin belki bunun önünü açabilmek için çerçeve yasanın dediğim gibi kategorilere ayrılmadan en geniş çerçeve ve genişlikte olması şarttır diye düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Bangladeş’te kızamık salgını: 6 haftada 113 çocuk hayatını kaybetti

Sonraki Haber

İran: Hürmüz Boğazı eski düzene dönmeyecek

Sonraki Haber

İran: Hürmüz Boğazı eski düzene dönmeyecek

SON HABERLER

İran: Hürmüz Boğazı eski düzene dönmeyecek

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

CHP-DEM Parti görüşmesi: ‘Milletvekili istifasını düşünüyoruz’, ‘Çerçeve yasa en geniş çerçevede olsun’

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Bangladeş’te kızamık salgını: 6 haftada 113 çocuk hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Narin Güran davası görülüyor: Ağırlaştırılmış müebbet cezası talep edildi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Haşim Kılıç AYM’yi eleştirdi: AİHM’in yüzlerce kararı uygulanmadı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Savaşlar milyonlarca çocuğun geleceğini tehlikeye atıyor: Açlık, göç ve ölüm

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Amed Barosu, Akın Gürlek’e rapor sundu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır