AYM eski başkanı Haşim Kılıç, ‘Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği yüzlerce ihlal kararı Anayasa Mahkemesi tarafından dikkate alınmamış ve uygulanmamıştır’ diyerek AYM’yi eleştirdi
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) eski başkanı Haşim Kılıç, Demokrasi Platformu’nun Bahar Konferansları kapsamında düzenlenen “Önce Siyaset Değişmeli” konferansında konuştu.
Haşim Kılıç, 2010 referandumu sonrasında ifade özgürlüğüyle ilgili ortaya çıkan durumu eleştirdi. Haşim Kılıç, “2010 Anayasa değişikliğine kadar Anayasa Mahkemesi kararlarına da yansımış olan ‘dini inancını içinde yaşat, sakın kalp sınırlarının dışına çıkarma’ anlayışı 2010 sonrasında ‘düşünceni içinde tut, sakın dışarı vurma’ anlayışına dönüşmüş ve ifade özgürlüğü alanı giderek daraltılmıştır” dedi.
Haşim Kılıç, Türkiye’de yaşanan sorunların kaynağında “yetersiz anayasal ya da yasal düzenlemelerden ziyade uygulama aşamasında yaşanan keyfi ve siyasi davranışların yer aldığını” belirtti ve daha önce başkanlığını yaptığı AYM’ye şu sözlerle eleştiriler yöneltti:
“Son yıllarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasıyla ilgili eleştiri ve şikayetler had safhadadır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvurulara ilişkin kararlarında sergilediği ürkek ve kaygılı duruşu mahkemenin bilinen özgürcü tutumuna zarar vermektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlara karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği yüzlerce ihlal kararı Anayasa Mahkemesi tarafından dikkate alınmamış ve uygulanmamıştır. Bu sonuç ise Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamayan ulusal mahkemelerimize yönelik eleştirileri haliyle etkisiz kılmakta, bu durum Anayasa Mahkemesi’ne güveni de zedelemektedir.
Temel hak ve özgürlükler evrensel bir niteliğe sahiptir. Bu nedenle Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne imza atmış ve Avrupa Mahkemesi’nin yargı yetkisini de kabul etmiştir. 2004 yılında Anayasa’nın 90’ıncu maddesinin son fıkrasına büyük bir isabetle eklenen ve özgürlüklerin evrensel standartlara kavuşmasını öngören değişikliğin mahkemelerce bir türlü hayata geçirilememesi Anayasa Mahkemesi’nde yılda ortalama 100 bin civarında bireysel başvuru yapılması sonucunu doğurmuştur. Oysa nüfus sayımızın hemen hemen aynı olduğu federal Almanya’da başarılı da uygulanan bireysel başvurunun sayısı yıllık ortalama 7 bin civarındadır. Diyeceğim odur ki Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce verilen ihlal kararları cesaretle uygulanmalı ve haksızlıklar ortadan kaldırılmalıdır.”
ANKARA









