Esenyurt’ta evine giderken darp edilerek öldürülen gazeteci ve ekoloji aktivisti Hakan Tosun, Kadıköy’de düzenlenen panelde anıldı. Aile avukatı soruşturmadaki usulsüzlüklere dikkat çekerken gazeteciler, tutuklu meslektaşları için adalet aranana kadar mücadeleyi bırakmayacaklarını vurguladı
İstanbul Kadıköy’deki Evlendirme Dairesi salonunda ailesi, arkadaşları ve meslektaşları tarafından düzenlenen panel ve anmada, çok sayıda gazeteci, sanatçı ve yurttaş bir araya geldi. Oyuncu Kerem Fırtına’nın sunduğu panelde “Görüntü kesidi sanmayın gerçek hala kayıtta” yazılı pankart dikkat çekti.
‘Sağduyunun devam ettiğinin göstergesi’
Panelde ilk söz alan Hakan Tosun’un kardeşi Özlem Tosun, “Sadece Hakan Tosun’um değil, gözaltında olan tüm gazetecileri anmak için buraya geldik. Burada olmamız sağduyunun hala devam ettiğinin bir göstergesi. Hakan Tosun hep gerçeğin peşindeydi. Bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederim” dedi.
‘Hakan’ı suçlu gibi göstermeye çalıştılar’
Tosun ailesinin avukatı Hakan Bozyurt, soruşturma sürecindeki usulsüzlüklere dikkat çekerek şunları söyledi: “Dosyada hep olayın başka türlü olduğunu söylediler. Delilleri sanıkların aileleriyle toplamışlar. Gazetecilerin emeğiyle olayın nasıl gerçekleştiğini ancak görebildik. Üçüncü kişileri işaret ettik, yetkililer emek vermedi. Fezlekeyi görünce şok olduk; Hakan’ı suçluymuş gibi göstermeye çalıştılar. Savcı ‘5 kere vurmuşlar’ yazmış ama nasıl, neyle vurduklarını yazmıyor. Kasten öldürme olduğu görüntülerde çok açık. Biz hakikati aramaya devam edeceğiz.”
‘Baskı artık kurumsallaştı’
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü Barış Altındaş ise gazetecilere yönelik baskının köklü bir sorun olduğunu vurguladı. “Devlet hep gazeteci ve gerçeği anlatmaya çalışanları susturmaya çalışıyor. Birçok Kürt gazeteci arka sokaklarda öldürüldü, katilleri korundu. Baskı artık kurumsallaştı” diye konuştu.
‘Mücadeleyi bırakmayacağız’
ETHA emekçisi Yeşim Tükel, Tosun’un şiir kitabını tutuklu gazeteci Pınar Gayıp adına kabul ederek, “Bu topraklarda bu mesleği onuruyla yapmanın bir bedeli var. Bu bedeli meslektaşlarımızla hapishanelerde, adliyelerde, mezar başlarında buluşarak ödüyoruz. Halkın hesabını sorana kadar, meslektaşlarımız için adalet arayana kadar mücadeleyi bırakmayacağız” dedi.
Dayanışma vurgusu
Panelin ikinci oturumunda gazeteci Sibel Güneş, DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu ve Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş konuştu. Dedeoğlu, örgütlü dayanışmanın önemine dikkat çekerek “Duruşmalardan ne kadar kalabalık çıkarsak hakimin tavrı değişiyor” dedi. Durmuş da sendikal örgütlenmenin gazeteciler için hayati olduğunu vurguladı.
Kaynak: MA









