Dîlok’ta erkek şiddetine ve istismarına maruz kalarak katledilmeye çalışan Arzu Kaya, kadınlara seslenerek; ‘Sesinizi çıkarın, konuşun, duyurun ve hayatınızı kurtarın’ dedi
Dîlok’ta (Antep) yaşayan iki çocuk annesi Arzu Kaya’nın yaşamı, ülkedeki sistematik erkek şiddeti ve buna karşı verilen mücadeleye örnek teşkil ediyor. Arzu Kaya, devletin şiddeti önleme mekanizmalarının yetersizliğini dijital medya aracılığıyla teşhir ederek, failin tutuklanmasını sağladı.
Henüz 17 yaşındayken evlendirilen ve ardından, uyuşturucu madde bağımlısı ikinci bir erkekle evlendirilen Arzu Kaya, bu süre zarfında sistematik şiddete maruz kaldı. Çocuklarıyla birlikte aile evine döndüğünde “sığıntı” muamelesi gördüğünü söyleyen Arzu Kaya, aile, toplumsal baskı ve ekonomik zorluklar kıskacındayken tanıştığı Kadir Ağsar’ı bir kurtuluş olarak görüp, Mersin’e gittiğini ancak şiddetin devam ettiğini söyledi.
Arzu Kaya, Mersin’e yerleştikten sadece üç gün sonra başlayan şiddeti şu sözlerle anlattı:
“Götürdükten üç gün sonra şiddet ve hakaretler başladı. Zorla alkol ve uyuşturucu içiriyordu. Uyuşturucu verdiği gün şantaj amaçlı müstehcen videolarımı çekmiş. Bir tartışma sırasında beni hareket halindeki motordan attı; üç gün boyunca hastaneye götürülmedim.”
‘Doktorlara, intihara teşebbüs ettiğimi, söyledi’
Bir buçuk yıl boyunca failin gölgesi altında yaşadığını söyleyen Arzu Kaya, burada sistematik bir şekilde “konsomatrislik” yapmaya zorlandığını belirtti. Bunu reddettiğinde birlikte yaşadığı erkeğin şiddetine maruz kaldığını aktaran Arzu Kaya, reddettiği her an ağır işkenceye maruz kaldığını ifade etti. Yaşadığı son saldırıda failin bileklerini kestiğini ve kendisini ölüme terk ettiğini belirten Arzu Kaya, “Bıçağı bileğime iki defa acımasızca vurdu. Kan kaybı yaşarken beni boğmaya kalktı. Son nefesimi vereceğim sırada bıraktı ve kapıyı üstüme kilitleyip tüm iletişim araçlarımı aldı. 10 saat sonra can teslim edecek noktaya geldiğimde beni hastaneye götürdü ve doktorlara ‘intihara teşebbüs ettiğimi’ söyledi. Korkumdan ‘doğru söylüyor’ demek zorunda kaldım” dedi.
‘Dosyalarım karakoldan savcılığa bile gönderilmemişti’
Dîlok’a kaçarak 20 Şubat fail hakkında suç duyurusunda bulunduğunu dile getiren Arzu Kaya, yargı sürecindeki ihmallere dikkat çekti. Hakkında elektronik kelepçe ve uzaklaştırma kararı olmasına rağmen failin iki ay boyunca yakalanmadığını ifade eden Arzu Kaya, “Şahsın nerede olduğunu söylememe rağmen dosyalarım karakoldan savcılığa bile gönderilmemişti” diye belirtti.
‘Sesinizi çıkarın, hayatınızı kurtarın’
Yargının işlemediği noktada bir akrabasının desteğiyle dijital medya üzerinden darp görüntüleri ve belgeleri paylaştığını belirten Arzu Kaya, kamuoyu baskısı oluşunca failin 15 dakika içinde ters kelepçeyle gözaltına alındığını ve sonrasında tutuklandığını anımsattı.
Hala şiddet gören ve korkudan susmak zorunda kalan kadınlara seslenen Arzu Kaya, “Benimle irtibatta olan, aynı durumu yaşayıp ses çıkaramayan çok kadın var. Onlara destek olmak istiyorum; sesinizi çıkarın, konuşun, duyurun ve hayatınızı kurtarın. Kimseye mahkum kalmayın. Herkes güzel bir hayatı hak eder” dedi.
Kaynak: MA









