İşçi cinayetleri başta olmak üzere birçok sorunun artarak devam ettiğini belirten emekçi Yüksel Bakır, ‘İnsanlar çok duyarsız. İşçi ölümlerinden bahsediliyor. Bir yoksulluktan bahsediliyor. Emek yağmasından bahsediliyor. Ama alanlar boş’ dedi
İzmir’de ilki gerçekleştirilen “İzmir İşçi Sağlığı Günleri” sempozyumunda öne çıkan tartışmalardan biri de sendikal ve mesleki örgütlülük oldu. İşçilerin büyük bir çoğunluğunun örgütlü olamaması, beraberinde başta işçi cinayetleri olmak üzere bir yığın problemi getiriyor.

Sempozyuma katılan Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) üyesi Yüksel Bakır, işçi cinayetlerinin yalnızca Türkiye değil dünya genelinde ciddi bir sorun olduğunu söyledi. Özelleştirme ve taşeronlaştırmayla birlikte bu sorunların daha da arttığını belirten Yüksel Bakır, “İnsanlar çok duyarsız. İşçi ölümlerinden bahsediliyor. Bir yoksulluktan bahsediliyor. Emek yağmasından bahsediliyor. Ama alanlar boş. Bunun temeline de inmek gerekiyor. Savaşlar, göçler bunun temel sebepleridir. Savaşlar nedeniyle göç eden insanlar, sermayeye yan sanayi ordusu oluyor. Bunlar güvencesiz, sigortasız ve hiçbir sağlık koşulları iyileştirilmeden, hiçbir güvenlik koşulları iyileştirilmeden düz çalıştırılıyor” dedi.
‘Emeği insanları ve toplumu bölüyorlar’
Örgütlülük konusunda ciddi anlamda zayıflığın yaşandığını ifade eden Yüksel Bakır, “İşçi sağlığıyla değil yaşam alanında da bir işçiye bir şey verilmediğini görüyoruz. Sendikalar var ama içi boş. Bunun içini niye boşalttılar? Bir sermaye yanlısı sendikalar var, bir de emek yanlısı sendikalar var. Emeği, insanları ve toplumları bölüyorlar. Bu anlamda ciddi bir beraberlik oluşmuyor. Alanlara indiğimizde 3 kişiyle 5 kişiyle toplanıyoruz ve açıklama yapıyoruz. Oysaki bunlar toplumsal bir sorun. İşçi sağlığıyla ilgili bir sorun. İşçinin geleceğiyle ilgili bir sorun. Çünkü işçinin emeği olmasa sermaye de var olmayacak” diye belirtti.
‘İşçilerin olmadığı yerde sosyalizm mücadelesi verilemez’

Sempozyuma ÇHD İzmir Şubesi adına katılan Av. Hüseyin Korkmaz, “İşçiler, sendikal bürokrasi dediğimiz durumdan şikayetçi. Çünkü alınan maaşlar, gelinen konum, yapılan muameleleri gördüğünüz zaman işçi sınıfı açlıkla geçiniyor. Burada çözüm olarak sosyalistler, devrimciler ve sendikalar açısından işçi sınıfını gerçek mücadele alanına katmak ve onlarla birlikte olmaktan geçer. İşçi sağlığı meselesini konuşurken burada işçilerin olması gerekir. İşçi mahallelerinde, fabrikalarda bunların eğitimleri olmalıdır. İşçiler bu konuda bilinçlendirilmelidir. Yoksa işçilerin olmadığı yerde sosyalizm mücadelesi verilemez” dedi.
Haber: İbrahim Açıkyer \ MA








