Savaşa mola verildi. Görüşmeler başladı. ABD’nin JD Vance liderliğinde bir heyet göndermesi ve İran’ın güçlü bir ekiple görüşmelere katılması ateşkesin bir fırsat yaratma şansını arttırıyor. Şu andaki tabloda durum nedir? İran bir moral üstünlük kazanmıştır. Ancak büyük bir yıkım yaşamıştır. Bu yıkım içinde İran’ın geleceği için büyük sorunlar taşıyor. Görüşmelerden çıkacak sonuçlara göre İran’ın yakın geleceğindeki sorunlar ağırlaşacak ya da yakın geleceği daha hafif atlatmasını sağlayacaktır.
ABD açısından tablo tam bir düş kırıklığıdır. Grönland ve Kanada’ya el koymaktan yola çıkan ABD, Venezuela operasyonunun yarattığı büyük güç sarhoşluğuyla İran’ı kısa sürede yerle bir edeceğini düşündü. Bu hayal, güçlü bir asimetrik savaş engeline çarparak düş kırıklığına dönüştü.
Buradan ilk önemli sonuç ortaya çıkıyor. I. Emperyalist Savaş’ın ön günlerini hatırlatan bir işgalcilik ve haydutlukla yola çıkan Trump yönetiminin yeni bir emperyalist soygun çağını açtığı düşünülmüştü. Bunu bütün pervasızlığıyla sık sık tekrarlayan Trump yönetimi İran durağında büyük bir darbe aldı. Dünya artık Trump’ın istediği yeri işgal ederek yeni bir emperyalist paylaşım dönemi başlattığını değil; yaşadığı büyük tıkanmayla neleri yapmaya gücünün yetebileceğini tartışıyor. Dünya Venezuela operasyonu sonrası gibi görünmüyor; İran savaşıyla birlikte dünyada nasıl yeni bir güç tablosunun ortaya çıkabileceğini tartışıyor. Evet, ABD dünyanın en büyük savaş gücüne sahip, ancak buradan dünyanın sınırsız yağmalanması sonucu çıkmadı. Bu gücün sınırlı olduğu İran savaşıyla çok net biçimde ortaya çıktı. Ayrıca strateji yoksunluğundan dolayı karaya bir çıkartma yapma konusunda ordu kurmaylarıyla yaşanan kriz Trump yönetimin savaşı nasıl darmadağınık yönettiğinin çok bariz kanıtıdır.
İran savaşının ikinci sonucu, NATO’nun kuruluşunu başlangıç alırsak, 77 yıllık Batı ittifakı bir çöküşün eşiğindedir. Elbette bu çöküş İran savaşı ile aniden ortaya çıkmamıştır. Sovyetler’in yıkılışıyla birlikte biriken sorunlar, Irak işgali sırasında bir tırmanma yaşamış, oğul Bush o günlerde Trump kadar olmasa da, Batılı dostlarına epey tehditler, küfürler savurmuştur. 2019 yılı sonunda ise Fransa Cumhurbaşkanı Macron “NATO’nun beyin ölümü”nün gerçekleştiğini söylemiştir. Bugün NATO büyük bir kriz içindedir ve Trump NATO’dan çıkabileceğini sık sık tekrarlıyor. Trump NATO’yu Hürmüz Boğazı’na çağırdı gelen olmayınca Avrupa’ya ağzına geleni söyledi. Bu çatlak dünya güç tablosunda yeni ve önemli bir durumdur. Nasıl derinleşeceğini bugünden kestirmek zordur; ancak ABD’nin artık NATO’nun yükünü taşıyamadığı, taşımak da istemediği ortaya çıkmıştır. Bu sadece bir öfke krizinden kaynaklanmıyor. Soğuk Savaş’ın sona ermesinde sonra artık Atlantik’in iki yakasının çıkarları eskisi kadar örtüşmüyor. Bu gerçek mutlaka bir gün patlayacaktı, pimi çeken İran savaşı oldu. Bu yarılma dünyada yeni bir güç tablosunun ortaya çıkmasının yolunu açan bir durum yaratmıştır.
İran savaşının üçüncü sonucu, Körfez ülkelerinin parlak günlerinin sonuna gelinmesidir. Dünyanın finans merkezlerinden birisi olma yolunda yürüyen Körfez ülkeleri bu konumlarını hızla yitiriyorlar. Katar ve Umman savaşa karşı konumlanırken, BAE ve Suudi Arabistan savaştan yana tavırlarını sürdürüyorlar.
Bir diğer sonuç, İsrail’in durumudur. İsrail ordusu savaş yorgunudur, aldığı darbeler ordunun savaş yeteneklerini önemli ölçüde aşındırmıştır. Lübnan saldırısı sırasında Hizbullah’dan aldığı darbe genel kurmayı şaşırtmıştır. Ayrıca İsrail’den dışarıya göç yaşanmaktadır.
Savaşın bir diğer önemli sonucu Çin ve Rusya’nın öne çıkmasıdır. Balistik füze desteğinin 1800 civarında olduğu söyleniyor. Ayrıca istihbarat, hedef bildirme gibi konularda İran’a destek verilerek “çelik kubbe” ve F-35 efsaneleri ağır darbeler almıştır. İran asimetrik bir savaş yürütmüş, Trump gibi savrulmak yerine tutarlı bir savaş stratejisi izlemiştir.
ABD 1,5 trilyonluk yeni savaş bütçesi isteyerek bir anlamda asimetrik savaşın tablosunu ortaya koymuştur. Milyon dolarlık füzelerle maliyeti çok düşük İran dron ve füzelerini karşılamaya çalışan Trump yönetimi zaten borç batağında olan Amerikan bütçesini iyice açmaza sürüklemiştir.
Dünya Trump yönetiminin esip gürlediği gibi şekillenmeyecektir. Güç zehirlenmesiyle pervasızca yola çıkan Trump yönetimi dünyayı ateşe atmak ile kendi yalanları altında kalmak gibi uçlarda yol almaya devam edebilir. Ancak bu gelgitler Trump yönetimin istediği bir dünyayı yaratmayacağı gibi dünya halklarının yeni yol arayışlarını hızlandıracaktır.








