• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Nisan 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kültür

Osman Sebrî’nin ‘Li Goristanek Amedê’ hikâyesi: Kolektif hafıza ve ulusal bilinç

14 Nisan 2026 Salı - 10:27
Kategori: Kültür, Manşet

Osman Sebrî’nin ‘Li Goristanek Amedê’ öyküsü, katabasis ekseninde ilerleyen anlatısıyla bir ruhsal daralma anından kolektif hafıza ve ulusal bilinçlenmeye uzanan güçlü bir anlatı kuruyor

Hawar dergisinde 1933 yılında yayımlanan Osman Sebrî’nin “Li Goristanek Amedê” öyküsü, bireysel bir sıkıntıdan yola çıkarak Kürt tarihine ve hafızasına uzanan sembolik bir yolculuğu anlatır. Anlatıcının Amed’de bir mezarlığa ve oradan yeraltına inişi, bir tür katabasis (yeraltına iniş) deneyimine dönüşerek onu geçmişle, hakikatle ve kolektif hafızayla yüz yüze getirir. Bu süreçte değerler, aydınlar ve gazeteciler üzerinden dil, basın ve ulusal mücadele tartışılır.

Bireysel krizden kolektif hafızaya

Güçlü sembollerle örülü bir anlatı olarak öne çıkan “Li Goristanek Amedê”, anlatıcının gece vakti yaşadığı yoğun bir ruhsal daralma ile başlar. İçsel bir sıkışmışlık hâli yaşayan anlatıcı, bulunduğu mekândan kaçarak deniz kıyısına yönelir. Bu kaçış, kısa sürede gerçekliğin çözülmesine ve anlatının düşsel bir düzleme kaymasına yol açar. Anlatıcı kendini hafiflemiş hisseder ve bir noktada uçmaya başlar. Bu uçuş, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda sembolik bir geçiştir. Bu yolculuk sırasında Filistin, Şerq el-Urdun ve Suriye gibi geniş bir coğrafyayı aşarak Amed’e ulaşır. Burada karşılaştığı bir ışık huzmesi, onu bir mezarlığa götürür. Mezarlık, sıradan bir ölüm mekânı değil, kolektif hafızanın merkezi olarak kurgulanır. Anlatıcı burada Şêx Seîd’in mezarıyla karşılaşır ve ona uzun bir hitapta bulunur. Bu hitapta Şêx Seîd, Kürt halkını “uyandıran”, unuttuğu kimliğini yeniden hatırlatan biri olarak yüceltilir. Ancak bu çağrıya doğrudan bir cevap gelmez. Bu sessizlik, hem tarihsel bir kopuşu hem de bastırılmış bir hafızayı imler.

Katabasis ve yeraltı yolculuğu

Öykü bu noktadan sonra daha da derinleşir ve yeraltına, yani ölülerin dünyasına geçer. Bu geçiş, klasik anlatılardaki “katabasis” motifini çağrıştırır. Ancak burada karşılaşılan isimler mitolojik varlıklar değil; Kürt aydınları, siyasal aktörleri ve şehitleridir. Anlatıcıyı Ezîz Axayê Silopî karşılar ve onu “civîna mezin”ın (büyük toplantı) yapılacağı yere yönlendirir. Bu toplantı, ulusal mücadelenin sembolik bir meclisi niteliğindedir.

Dil, basın ve ulusal bilinç

Yeraltı dünyasında anlatıcı, amcası Şikrî ile karşılaşır. Bu karşılaşmalar, geçmiş ile şimdi arasında bir köprü kurar. Burada yapılan konuşmalarda özellikle dil, siyaset ve kültürel üretim meseleleri öne çıkar. Anlatıcı, Kürtçenin yasaklandığını dile getirirken, karşısındaki kişiler dilin geliştirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini, sözlükler hazırladıklarını ve kültürel üretimi sürdürdüklerini anlatır. Bu bağlamda öykünün en dikkat çekici sahnelerinden biri matbaa ve gazete etrafında gelişir. Anlatıcı, “Hişyarî” adlı gazetenin hazırlandığı ortama girer. Burada Fuad Beg, Kemal Fewzî, Hesen Xeyrî ve Hacî Extî gibi aydınlarla karşılaşır. Matbaa düzenli ve üretken bir mekân olarak tasvir edilir; basılan gazetede şiirler, politik yazılar ve ulusal mücadeleyi besleyen içerikler yer alır. Özellikle “Bijîşkê Welêt” adlı şiir, halkı bilinçlendirmeyi amaçlayan bir metin olarak öne çıkar.

Eleştiri ve içsel hesaplaşma

Ancak bu sahneler yalnızca bir idealizasyon içermez, aynı zamanda eleştirel bir ton da taşır. Anlatıcıya, mücadeleye yeterince katkı sunmadığı ima edilir. Bu, metni yalnızca dışsal baskılara karşı bir direniş anlatısı olmaktan çıkarır ve içsel bir hesaplaşma metnine dönüştürür.

Geri dönüş ve belirsizlik

Anlatının kırılma noktalarından biri, anlatıcının bu dünyada kalmak istemesine rağmen buna izin verilmemesidir. Bir melek ona yaşayan birinin burada kalamayacağını bildirir. Anlatıcı, büyük toplantıyı görmek ve Şêx Seîd ile yeniden karşılaşmak ister, ancak “Ruhstîn” (Azrail) aracılığıyla zorla geri gönderilir. Gözlerini açtığında yeniden gerçek dünyadadır. Deniz kenarında uzanmış hâlde bulunur. Elinin kanadığını fark eder ve az önce elinde tuttuğu “Hişyarî” gazetesi artık yoktur. Bu son sahne, yaşananların bir rüya mı yoksa gerçeküstü bir deneyim mi olduğu sorusunu açık bırakır.

Hafıza, travma ve anlatının kuruluşu

Bu yönüyle “Li Goristanek Amedê”, bireysel bir kriz anından kolektif bir bilinçlenmeye uzanan bir anlatı kurar. Anlatıcının başlangıçtaki sıkışmışlığı, modern edebiyatta sıkça görülen bir yabancılaşma hâlidir; ancak bu yabancılaşma bireysel düzeyde kalmaz ve ulusal bir bağlama taşınır. Mezarlık mekânı, bu bağlamda bir “hafıza alanı” olarak işlev görür; ölüm, son değil, tarihsel sürekliliğin bir parçası hâline gelir.

Şêx Seîd etrafında kurulan söylem, Şêx Seîd Direnişi sonrasında oluşan travmanın edebi bir yeniden yazımıdır. Ancak metin bu travmayı yalnızca yas üzerinden değil, diriliş ve uyanış fikri üzerinden anlamlandırır.

Alegorik yapı

Öykünün fantastik yapısı, gerçeklik ile hayal arasındaki sınırları bulanıklaştırarak modernist bir anlatı kurar. Yeraltına iniş sahnesi, klasik mitolojik anlatılara gönderme yaparken, burada karşılaşılan isimlerin tarihsel ve politik kimlikler olması, metni güçlü bir alegoriye dönüştürür.

Dil ve basın vurgusu ise metnin ideolojik merkezini oluşturur. Hawar dergisi çevresinin kültürel programını yansıtan bu vurgu, ulusal kimliğin dil ve yazı üzerinden inşa edildiği fikrini öne çıkarır. Bu yönüyle metin, ulusu ortak bir dil ve iletişim ağı üzerinden kurulan bir “hayali cemaat” olarak ele alan modern yaklaşımlarla örtüşür.

Hafızadan geleceğe

Sonuç olarak “Li Goristanek Amedê”, bireysel bir iç sıkıntısından yola çıkarak kolektif hafızayı, ulusal bilinci ve kültürel direnişi anlatan güçlü bir metindir. Osman Sebrî, bu öyküde mezarlığı bir son değil, bir başlangıç olarak yeniden kurar ve ölümü, dirilişin ve mücadelenin sürekliliği içinde anlamlandırır. Bu yönüyle eser, yalnızca edebi değil, aynı zamanda tarihsel ve düşünsel bir belge niteliği taşır.

Osman Sebrî hakkında

Osman Sebrî, 7 Ocak 1905’te Semsur’un Kolik ilçesine bağlı Narince köyünde, Mirdêsan aşiretine mensup bir ailede doğar. 1915’te babasını kaybetmesinin ardından amcaları tarafından yetiştirilir. 1925’teki Şêx Seîd Direnişi sonrasında amcalarıyla birlikte tutuklanır; amcaları idam edilirken kendisi bir süre cezaevinde kalır ve 1928’de genel afla serbest bırakılır. 1929’da yeniden tutuklanmasının ardından artan baskılar nedeniyle aynı yıl Suriye’ye geçmek zorunda kalır. Sürgün yıllarında Xoybun içinde yer alır ve Hawar dergisi çevresinde yürütülen edebi faaliyetlere katılır. Şiir, öykü ve makaleleriyle Kürt edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir. 1954’te Latin harfli Kürt alfabesinin geliştirilmesine katkı sunar ve bu alfabe ile “Bahoz”, “Çar Leheng” ve “Derdên Me” gibi eserlerini yayımlar. 1957’de Suriye Kürt Demokrat Partisi’nin kuruluşuna katılır ve genel sekreter olur. 11 Ekim 1993’te vefat eder; mezarı Suriye’deki Berkevirê köyündedir.

Osman Sebrî

1 - 5
- +

1.

2.

3.

4.

5.

Haber: Rêdûr Dîjle / MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Gazeteci Berivan Kutlu’nun davası görüldü

Sonraki Haber

Özyönetim sürecinde madalya alan polis uyuşturucu taciri çıktı

Sonraki Haber

Özyönetim sürecinde madalya alan polis uyuşturucu taciri çıktı

SON HABERLER

Kerboran’da öğrenciye taciz: Fail müdür yardımcısı hakkında suç duyurusu

Yazar: Yeni Yaşam
14 Nisan 2026

Eğitim Sen heyeti okul saldırısı için yarın Sêwereg’e gidecek

Yazar: Yeni Yaşam
14 Nisan 2026

Colemêrg-Çelê yolu çığ nedeniyle kapandı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Nisan 2026

Özel: Ara seçimden kaçmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız

Yazar: Yeni Yaşam
14 Nisan 2026

İngiliz Bakan: Çıkış planı olmayan bir savaş ‘delilik’

Yazar: Yeni Yaşam
14 Nisan 2026

İran’da aynı aileden 5 kişiye idam cezası verildi

Yazar: Yeni Yaşam
14 Nisan 2026

Serik Belediye Başkanı CHP’den istifa etti

Yazar: Yeni Yaşam
14 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır