Rojwelat Kızmaz’ın şüpheli ölümüne ilişkin ‘intihar’ denilerek kapatılan dosyanın yeniden açılması için başvuru yapıldı. Aile ve avukatlar, Gülistan Doku dosyasıyla benzerliklere dikkat çekerek etkin soruşturma yürütülmesini ve sorumluların yargılanmasını talep etti
Elih’te, 2024 yılında Heskif (Hasankey) Baraj gölünde şüpheli bir şekilde cansız bedeni bulunan Rojwelat Kızmaz’ın ailesi ve avukatları, “İntihar” denilerek kapatılan dosyanın Gülistan Doku dosyasıyla ortak yönleri olması nedeniyle Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuru yaptı.
Başvuruda, Gülistan Doku dosyasının hukuken yeni delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle yeniden soruşturma açılması talep edildi.
Başvuru öncesi Batman Adliyesi önünde yapılan açıklamaya siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, Rojwelat Kızmaz’ın ailesi ve avukatları katıldı.
Açıklama metnini okuyan aile Rojwelat Kızmaz’ın avukatı Sümeyye Gültekin Aykut, yapılan başvuru yalnızca tekil bir dosyanın yeniden ele alınması talebiyle olmadığını söyledi. Sümeyye Gültekin Aykut, yıllardır kamuoyunun vicdanında yer alan ve hâlâ aydınlatılamayan Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan gelişmeler ile Rojwelat Kızmaz dosyasının ortak yönlerinin hukuken yeni delil niteliğinde değerlendirilmesi talebinde olduğunu belirti.
‘Her iki dosyada sistematik soruşturma eksiklikleri var’
Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra gelinen aşamanın başlangıçta etkin ve özenli bir soruşturma yürütülmediğinin göstergesi olduğunu söyleyen Sümeyye Gültekin Aykut, “Bu durum, yalnızca bir dosyaya özgü değildir. Rojwelat Kızmaz dosyasında da kayıp başvurusu yapılmasına rağmen arama faaliyetlerinin gecikmesi, delillerin zamanında toplanmaması, derinleştirilmemesi aynı şekilde karşımıza çıkmaktadır. Soruşturmanın her iki dosyada da; kayıp başvurularına rağmen derhal ve etkili arama yapılmaması, kamera kayıtları ve kritik verilerin zamanında incelenmemesi, olayların tüm yönleriyle aydınlatılmasına yönelik kapsamlı bir soruşturma yürütülmemesi, sorumluluğu bulunan kişi ve kamu görevlileri hakkında etkin işlem yapılmaması gibi ortak ve sistematik nitelikteki eksiklikler bulunmaktadır” diye belirtti.
Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan yeni gelişmelerin ve soruşturmanın genişletilmesi yönündeki adımların, Rojwelat Kızmaz dosyasının da yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını aktaran Sümeyye Gültekin Aykut, “Çünkü bu dosyalar birbirinden bağımsız değil; aynı ihmal zincirinin, aynı cezasızlık pratiğinin ve aynı yapısal sorunların birer yansımasıdır. Bu nedenle yaptığımız başvuruda açıkça ifade ettik; Bu dosyalarda söz konusu olan durum basit bir ihmal değildir. Bu durum, yaşam hakkının korunmasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve bu ihlallerin sistematik biçimde görmezden gelinmesidir” dedi.
Rojwelat Kızmaz’ın dosyasında ‘Kovuşturmaya yer yok’ kararı kaldırılmalı
Rojwelat Kızmaz’ın dosyasında “Kovuşturmaya yer olmadığı”na dair verilen kararların kaldırılması gerektiğinin altını çizen Sümeyye Gültekin Aykut, “Soruşturmalar tüm yönleriyle yeniden ve etkin şekilde yürütülmelidir. İhmalde bulunan kamu görevlileri dahil olmak üzere tüm sorumlular hakkında gerekli işlemler derhal başlatılmalıdır. Gülistan Doku için yıllardır sorulan ‘Ne oldu’ sorusu, bugün Rojwelat Kızmaz için de geçerlidir. Bu sorular cevapsız bırakılamaz. Adaletin gecikmesi, yalnızca bir dosyanın değil, toplumun tamamının zararına sonuç doğurmaktadır” diye konuştu.
Ardından konuşan Rojwelat Kızmaz’ın ağabeyi Mehmet Kızmaz, Rojwelat’ın ölümüne ilişkin soru işaretleri olduğunu belirterek, “Otopsiye giren Adli Tıp doktorunun kardeşimin Pazar gününe kadar yaşıyor olduğunu söylemesi, cuma günü evden çıkan bir insanın 3 gün boyunca yaşıyor olmasına rağmen aranmamasıdır. Dosyada kayıp olduğu bilgisinin memurların WhatsApp grubuna atıldığı biliniyor. Ama aramanın yalnızca bununla bitmemesi gerekiyor. Doğru düzgün hiçbir kameraya bakılmamış, dosyaya giren bir iki görüntüde olaydan sonra dosyaya giren görüntülerdir” şeklinde konuştu.
‘Ölüme terkedilmesi bir cinayettir’
Olayın altından başka şeylerin de çıkma ihtimalinin olduğunu söyleyen Kızmaz, “Şu anki haliyle tek başına o noktaya gitmiş olsa da 3 gün boyunca yaşıyor muydu? Evet yaşıyordu. Neden bir arama yapılmadı, mobeselere bakılmadı, nereye giderse gitsin gideceği kavşak belliyken kameralara bakılmayıp ölüme terkedilmesi bir cinayettir” diye belirtti.
Êlih’te en az 40 genç bu şekilde hayattan koparıldı’
Êlih’te çoğunluğu genç yaklaşık 40 insanın bu şekilde hayattan koparıldığını kaydeden Kızmaz, “Batman, 2000’lerde intihar olaylarıyla anılıyordu. Bu olay başımıza gelene kadar bu yoğunlukta olduğunu bilmiyorduk. Bunlar bir sayı değil, aileler çöküyor/çökertiliyor, toplum çöküyor/çökertiliyor. Hepimiz yarı ölüleriz. İstenilen bu mu? Bu politika mı” diye sordu.
Açıklamanın ardından Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na soruşturmanın yeniden açılması talebiyle başvuru yapıldı.
Kaynak: MA









