Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon antlaşmaları bütün hızıyla devam ederken ileriye dönük bir gelişmeye de şahit olmuyoruz. Nasreddin Hoca’nın dediği gibi ‘’ya tutarsa’’ fıkrasına benziyor. Her iki tarafın muhatapları belli ama bir türlü görüşemiyorlar ancak aracılar ile işler yürüyor. Şara Türkiye’den habersiz kılını dahi kıpırdatamaz. Aynı şekilde SDG’de Öcalan ’sız bir şey yapamaz çünkü bu konuda etkili ve yetkilidir. Adını koyamadıkları sürecin durumu da bunun bir göstergesidir. Çünkü muhataplar karşılıklı görüşmüyorlar. Cumhur ittifakı iki başlı olduğu için niyetleri konuyu zamana yaymak. Devlet Bahçeli’nin bu konuda çok önemli söylemleri var ama içeriği doldurulmuyor. Suriye ve Türkiye hükümetleri istediklerini uygulamaya çalışıyorlar. Bir yandan Lübnan’daki savaş bir yandan İran’daki savaşın devam etmesi ve bu savaşların yayılması Suriye’deki durumu daha da zorlaştırıyor. Ufak çaptaki çatışmalar dışında bir durgunluk yaşansa da siyasi olarak gerçekleşmeyen sorunların çözülmesi tedirginliğe yol açıyor. En önemli konulardan biri de esir takasındaki gelişmeler. Kürt halkı bu konuda ki gelişmelerin olumsuz olarak devam etmesinden dolayı protestolarını dile getiriyorlar. SDG üyeleri gençler halen bırakılmadı. Bu esir takasındaki sorunlar giderilmemesi durumunda olumsuz gelişmeler yaşanabilir. Kobani’deki insani kriz de devam ediyor. Kente gelen yardım tırları halen engelleniyor. Kuşatma devam ediyor. Şam hükümetinin Kobani’ye bu kadar önem vermesi acaba Erdoğan’ın ‘’düştü düşecek’’ sözünden mi kaynaklanıyor bilinmez ama insanın aklına gelmiyor da değil. Kendi ülkesinde demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konusunda sınıfta kalan bir rejimin başka bir ülke için bu kavramları talep etmesi çelişkili ve tuhaf bir durum değil mi?
Bu rejimin artık sonuna gelindi. Neden mi? O zaman yazmaya başlayalım 2026 senesinde yaşanan önemli sosyal yaşam başlıklarını aktaralım. Kürt sorununda Terörsüz Türkiye çıkışında halen somut bir karar çıkmadı. Ekonomik sorunlar her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Öyle ki bakan Mehmet Şimşek görevden alınabilir. Muhalefetin belediyelerine kayyum atamaları devam ediyor hatta daha da ileriye giderek parti kapatma durumu olasılıklar arasında yer alıyor. Atama bakanlarla işler yürüyor, yani seçilmiş milletvekilleri bu konuda devre dışı bırakılıyor. İçişleri bakanı hangi referansla bakan oldu. Hafızlık olmak bir referanssa o zaman imam olması daha uygun olabilirdi. Yeni adalet bakanın durumu ortada. Muhalefet lideri ona bir isim takmıştı ‘’seyyar giyotin’’ diye. O da İstanbul başsavcılığı sırasında talimatlar doğrultusunda davranarak bakanlık koltuğunu kaptı. İstanbul’da her gün bir dosya açarken belgelerle ispatlanmış kendisine ait dosyalar işleme konulmuyor. Urfa’da, Kahramanmaraş’ta okullar çocuk yaştakiler tarafından taranırken sendikalar ‘’siyasi şov yapmayın’’ diyerek kendisini çok iyi tanımlıyor. Hiç kimse istifa etmiyor ve halen görevlerinin başındalar. Bunların dışında kamu işletmelerindeki yolsuzluklar, mafya liderlerinin kamudaki görevlilere araba hediye etmesi, hele birisi var ki bu Yargıtay üyesi lüks araba sahibi. Madencilerin haklarını gasp edenlerden madenciler direnişleriyle haklarını aldılar. Beş ay boyunca insanları çalıştır ve maaşlarını ödeme bu kölelik sistemi değil de nedir? Saymakla, yazmakla bitmiyor.
Adalet bakanı faili meçhul dosyalarını raftan indirme talimatı vermiş. Bakan bey önünüzde şu an gündemde olan üç cinayet var. Gülistan Doku davası çok önemli çünkü birçok veriler ortada. Ortada un var, şeker var ve su var helvacı eksik buyurun helvacıya tam yetki verin bu helvayı yapsın bakan bey. Suçluların birbirleriyle yazışmalarından anlaşılıyor ki, çete düzeni takır takır işlemiş. Rojbin ve Rojwelat için de geçerli bu durum. Bu dosyalar sonuçlanmadan diğer faili meçhul cinayetlerin üzerine nasıl gideceksiniz. Seçim için bir propaganda sözü de olabilir. Seçim derken erken seçimin adı ‘’öne alınmış ‘’ seçim olarak tanımlanıyor. Slogan da hazır ‘’huzur ve istikrar’’ için. Adalet ve Kalkınma çöktüğü için yeni partinin adı HİP olacak. Bu seçim esasında “hırs ve ihtiras’’ üzerinde kurgulanacak. Seçim tarihi de dile getiriliyor 27 Kasım 2027. Önemli günlerde önemli girişimler.









