• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Nisan 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

PJAK: Binlerce eğitimli kadroya sahibiz, gerekirse tüm gücümüzü kullanırız

30 Nisan 2026 Perşembe - 11:25
Kategori: Manşet, Ortadoğu

PJAK’ın ne vekil ne de milis bir güç olduğunu, siyasi alanda aktif bir aktör olduklarını belirten Rêwar Awdanan, ‘Gelişmelerin tam merkezinde yer alıyoruz. Binlerce eğitimli, örgütlü kadroya sahibiz. Halkımızı korumak için tüm gücümüzü kullanırız’ dedi

Ortadoğu’da, İsrail-ABD ve İran arasında 40 gün süren savaşın ardından ilan edilen ateşkesle yeni ve son derece belirsiz bir evreye girilmiş durumda. Ateşkes, gerilimin sona erdiği anlamına gelmiyor; aksine, birçok açıdan tarafların askeri ve siyasi olarak yeniden konumlandığı, kırılgan ve geçici bir ara dönem niteliği olarak değerlendiriliyor.

Bu savaş yalnızca devletlerarası güç mücadelesini değil, aynı zamanda sahadaki vekil güçleri, milis yapıları ve bölgesel siyasi hareketlerin rolünü de yeniden tartışmaya açtı. Olası bir yeniden tırmanma senaryosunda kimlerin nasıl bir pozisyon alacağı, dış müdahale destekli bir “rejim değişikliği” ihtimalinin ne tür sonuçlar doğuracağı ve özellikle Kürtler açısından bunun ne anlama geleceği bugün en kritik sorular arasında yer alıyor.

Bu belirsizlik ortamında, Kürt siyasi ve askeri hareketlerinden biri olan Kürdistan Özgür Yaşam Partisi’nin (PJAK) gelişmelere nasıl baktığı hem bölgesel dengeleri hem de Kürt meselesinin geleceğini anlamak açısından önemli bir pencere sunuyor. PJAK’ın kendisini bölgedeki diğer silahlı yapılardan nasıl ayrıştırdığı, İran’daki farklı halklar için nasıl bir siyasi model önerdiği ve olası bir savaşın yeniden başlaması durumunda nasıl bir strateji izleyeceği de bu çerçevenin temel başlıklarını oluşturuyor.

Bu çerçevede PJAK Yürütme Kurulu Üyesi Rêwar Awdanan ile ateşkesin gerçek niteliğinden bölgesel savaş riskine, vekil güçler tartışmasından İran’daki muhalefet dinamiklerine kadar uzanan geniş bir kapsamda değerlendirmelerde bulundu.

‘Hava saldırıları ve ablukalarla rejimin devrilmediği açığa çıktı’

  • Şu anki ateşkes durumunu nasıl tanımlıyorsunuz? Sizce bu gerçekten bir ateşkes mi, yoksa sadece tarafların pozisyon aldığı geçici bir çatışmasızlık hali mi?

İslam Cumhuriyeti ile ABD-İsrail arasındaki ateşkes, kısa vadeli bir duraklamayı andırmaktadır. ABD bunu, ağır şekilde zarar görmüş olan İslam Cumhuriyeti üzerindeki baskıyı artırmak için bir fırsat olarak görmekte; rejimi müzakereler ve azami tavizler yoluyla boyun eğmeye zorlamayı hedeflemektedir. Ancak bu ateşkesin ya da olası müzakerelerin nükleer dosya, balistik füzeler veya rejimin vekil güçleri gibi konularda kapsamlı bir çözüme yol açacağına dair herhangi bir işaret bulunmamaktadır.

İsrail ise farklı bir yaklaşımı benimsemektedir; bölgedeki rakiplerine yönelik saldırılarda kaydettiği ilerleme ve Ortadoğu’nun başlıca hegemon gücü olma yolundaki konumu nedeniyle savaşı sürdürme ve İslam Cumhuriyeti’ni devirmeye yönelik güçlü bir eğilim içindedir. Bununla birlikte, İslam Cumhuriyeti’ne onarılamaz zararlar verilmiş olmasına rağmen, yalnızca hava bombardımanı ve deniz ablukalarının rejimi devirmek için yeterli olmadığı da açıkça ortaya çıkmıştır. Her halükarda ABD ve İsrail, İslam Cumhuriyeti tamamen devrilene ya da bütünüyle teslim olana kadar üzerindeki baskıyı gevşetmeyecektir.

‘Savaşın kapsamı genişleyebilir’

  • Hürmüz Boğazı gibi kritik bölgelerdeki gerginlikleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu tür sıcak noktalarda yaşanacak bir tırmanış, daha geniş çaplı bir bölgesel savaşın yeniden alevlenmesine yol açabilir mi?

Hürmüz Boğazı, küresel ekonomi ve enerji piyasalarını önemli ölçüde etkileyen kritik bir jeopolitik konuma sahiptir. Ayrıca, Basra Körfezi’ndeki tüm Arap ülkelerinin durumuna da doğrudan etki etmektedir. Dolayısıyla bu bölgedeki gerginliğin artması, savaşın kapsamını önemli ölçüde genişletebilir.

‘PJAK doğrudan bir taraf ve aktif bir güçtür’

  • PJAK bu tür bir savaş denkleminde kendisini neden fiilen doğrudan bir taraf olarak konumlandırmıyor?

PJAK, bir siyasi parti olarak İran’ın “siyasi denklemlerinde” doğrudan bir taraf ve aktif bir güçtür. İran ve Kürdistan’ın geleceği için belirlediğimiz program, strateji ve vizyon doğrultusunda hareket ediyoruz. Dolayısıyla bu savaşa yönelik yaklaşımımız Kürtlerin çıkarlarına, siyasi durumuna ve geleceğine bağlıdır.

Öncelikli kaygımız, Kürtlerin ve İran’daki tüm halkların, İslam Cumhuriyeti ile küresel ya da bölgesel güçler arasındaki hegemonya mücadelelerinde zarar görmemesi ya da feda edilmemesini sağlamaktır. Ayrıca, İslam Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana bu bölgesel çatışmanın yanı sıra İran halklarına karşı bir iç savaş dayatmıştır. Topluma karşı bir devlet terörü biçimi olan bu savaş, “Jin, Jiyan, Azadî” devrimi ve Aralık 2025’teki katliamlar sırasında zirveye ulaşmış ve bugün de devam etmektedir.

Bu, ateşkesin, müzakerenin veya duraklamanın olmadığı bir savaştır.

‘Binlerce eğitimli ve örgütlü bir kadroya sahibiz’

  • Savaşla birlikte en çok konuşulan konularından birisi de bölgedeki askeri güçler oldu. Bölgedeki ‘vekil güçler’ ve ‘milis yapılar’ olarak adlandırılan askeri yapılar dikkate alındığında, PJAK’ın diğer aktörlerden temel farkı nedir? Sizi bu yapılardan ayıran siyasi ve stratejik çizgi nedir?

PJAK, kendi dünya görüşü, mücadele felsefesi ve stratejisine sahip bağımsız bir Kürt partisidir; ne bir vekil güçtür ne de bir milistir. PJAK’ın bu tür gruplarla herhangi bir ortaklığı yoktur. İran’ın ve Kürdistan’ın tamamı için açık, demokratik ve tutarlı bir siyasi programa sahibiz. Bu programı hayata geçirmek için yıllardır mücadele ediyoruz ve bugün binlerce eğitimli ve örgütlü kadroya sahibiz.

Kürt toplumu içinde güçlü bir toplumsal tabana sahibiz; demokratik, devrimci ve çoğulcu İran muhalefetiyle olumlu ilişki kurma kapasitemiz yüksektir. Siyasi çizgimiz “Üçüncü Yol” olarak adlandırılabilir. Bu, toplumun doğrudan katılımına ve özne olmasına dayanan, toplum merkezli, demokratik ve tahakküm karşıtı bir siyasettir. “Jin, Jiyan, Azadî” felsefesinde somutlaşan kadın özgürlüğü, ekoloji ve demokratik öz-yönetim anlayışı, dünya görüşümüzün temelini oluşturur. Stratejimiz, bütünüyle demokratik, ekolojik ve özgür bir toplumun inşasına yöneliktir.

‘Rejimin çöküşü tek başına çözüm değil’

  • Amerika Birleşik Devletleri ya da diğer dış aktörler tarafından desteklenen bir “rejim değişikliği” senaryosu İran için gerçek bir çözüm olabilir mi, yoksa Kürtler açısından yeni belirsizlikler ve riskler mi yaratır?

Eğer bir rejim değişikliği senaryosu ABD-İsrail tarafından hayata geçirilirse, bölge genelinde kesinlikle yeni koşullar ortaya çıkacaktır. Bu durum İran’ın ve Kürtlerin siyasi geleceğini önemli ölçüde etkileyecektir. Totaliter ve diktatörlük niteliğindeki bir rejimin yıkılması, İran’daki tüm halklar açısından olumlu olsa da bu yıkımın kendisi onların taleplerinin hemen gerçekleşeceği anlamına gelmez.

Diktatörlerin düşmesi, otomatik olarak demokrasi, özgürlük, eşitlik ve toplumsal adaletin sağlanmasına yol açmaz. Çöküş sonrasında ortaya çıkacak kaotik atmosfer ve siyasi boşluk, ancak özgürlük yanlısı siyasi güçlerin ve toplumun, İslam Cumhuriyeti sonrası geçiş sürecini doğrudan etkilemek üzere siyasi alanda aktif kalması durumunda olumlu sonuçlar doğurabilir.

‘Siyasetimizi vaatlere göre belirlemiyoruz’

  • Basına yansıyanların dışında, bu savaş sürecinde tarafların Kürtlere karşı yaklaşımı ne oldu. Başını ABD’nin çektiği hegemon güçler veya İran rejimi sizle doğrudan iletişime geçti mi? Veya bu güçlerin öngördüğü yeni düzende size herhangi bir vaatte bulunuldu mu?

İslam Cumhuriyeti, Kürtlere yönelik baskıcı ve düşmanca yaklaşımını sürdürmektedir. Geçtiğimiz aralık ayında Kirmanşah ve İlam’da Kürtlere karşı işlenen vahşi katliamlar, rejimin politikasını en açık şekilde ortaya koymaktadır. İslam Cumhuriyeti, doğası gereği Kürt karşıtıdır ve düşmanca politikalarından bir milimetre dahi geri adım atmamıştır.

PJAK, Amerika Birleşik Devletleri ve İslam Cumhuriyeti’ne karşı duran güçlerle etkileşim ve temaslarını sürdürmektedir. Bu çerçevede PJAK, İslam Cumhuriyeti’nden geçiş sürecine katkı sunacak, demokratik bir İran’ın inşasına yardımcı olacak ve bölge ile İran’da Kürtlerin siyasi statüsünün istikrara kavuşmasını destekleyecek her türlü yapıcı iletişime açıktır.

Kürtlere yönelik herhangi bir somut “vaat” verilmemiştir; biz siyasi angajmanımızı diğer güçlerin vaatlerine göre belirlemiyoruz. Bunun yerine, Kürtlerin ve İran’daki diğer halkların hayati çıkarlarının bu çatışmalar sürecinde korunmasını güvence altına alacak somut siyasi ve pratik güvenceler arıyoruz.

‘Demokratik cumhuriyeti çözüm odaklı bir model olarak görüyoruz’

  • İran’daki diğer etnik gruplar (Persler, Azeriler, Araplar, Belluclar vb.) dikkate alındığında, PJAK hangi siyasi modeli önermektedir? Ayrışma mı, federal yapı mı, özerklik mi, ortak demokratik sistem mi?

Kürtlerin ve İran’daki tüm kimliklerin hakları ile özgürlüğünün gerçekleştirilmesi için PJAK, “Demokratik Cumhuriyet”i uygun ve çözüm odaklı bir model olarak görmektedir. Bu modelde, yeni bir toplumsal sözleşme işlevi görecek demokratik bir anayasanın yanı sıra, her ulus ya da kimlik kendi kendini yönetme hakkına ve belirli bir siyasi statüye sahip olacaktır. Bununla birlikte, demokratik federalizm gibi diğer demokratik modelleri tartışmaya da açığız.

Önemli olan sistemin demokratik niteliği, iktidarın merkezsizleştirilmesi, herkes için özgür ve eşit katılım ve tüm toplumsal gruplar ile vatandaşların hak ve özgürlüklerini güvence altına alan demokratik bir anayasadır.

‘Kapsamlı iş birliğine hazırız’

  • PJAK’ın diğer İranlı muhalefet gruplarıyla ilişkisi nasıl? Ortak bir strateji veya koordinasyon mümkün mü, yoksa hedefler temelde farklı mı?

PJAK, diğer demokratik ve çoğulcu İran muhalefet gruplarıyla olumlu ilişkiler sürdürmektedir. Bu ilişkileri daha yüksek düzeyde yakınlaşma ve iş birliğini mümkün kılacak yeni bir aşamaya taşımak için çaba gösteriyoruz. Demokrasiye, çoğulculuğa ve toplum merkezli bir anlayışa inanan parti ve örgütler arasında ortak bir stratejinin oluşturulabileceğine inanıyoruz. İran’daki tüm özgürlükçü, devrimci ve demokratik kişi ve kurumlarla kapsamlı iş birliğine hazırız.

‘Tüm kapasitemizi kullanırız’

  • Eğer bu ateşkes tamamen çöker ve savaş tırmanırsa PJAK nasıl bir strateji izleyecek? Önceliğiniz yine siyasi bir çözüm mü olur, yoksa sahadaki pozisyonunuzu yeniden mi tanımlarsınız?

Siyasi projemizi sürdürmeye devam edeceğiz, ancak saha koşullarına bağlı olarak halkımızın varlığına yönelik herhangi bir tehdidi ortadan kaldırmak için tüm kapasitemizi kullanacağız. İslam Cumhuriyeti’nden İran ve Kürdistan için özgür ve demokratik bir geleceğe geçiş sürecine bağlıyız. Bu gelişmelerin tam merkezinde ve ön saflarında yer alıyoruz ve halkımız için gerekli olan her şeyi tam bir ciddiyet ve kararlılıkla yerine getireceğiz.

Söyleşi: Serkan Demirel / ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İBB davasında tutukluluk değerlendirmesi yapılacak

Sonraki Haber

Rabia Naz’ın babasından dönemin savcıları ve polisleri hakkında suç duyurusu

Sonraki Haber

Rabia Naz’ın babasından dönemin savcıları ve polisleri hakkında suç duyurusu

SON HABERLER

ÖHD’li Özüm Vurgun’un davasında mütalaa hazırlanacak

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

1200 x 750 - 1

Suriye Geçici Hükümeti Kobanê’ye giden yardım TIR’larını engelliyor

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

BM’den İran’a sert uyarı: İnsan hakları ihlalleri derinleşiyor

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Yerel yönetimler konferansında mücadele programı ortaya koyulacak

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

İran Cumhurbaşkanı: ABD’nin deniz ablukası ‘başarısızlığa mahkûm’

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Rabia Naz’ın babasından dönemin savcıları ve polisleri hakkında suç duyurusu

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

PJAK: Binlerce eğitimli kadroya sahibiz, gerekirse tüm gücümüzü kullanırız

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır