Dünya Basın Özgürlüğü gününde açıklama yapan DFG, ve MKG gazetecilere yönelik yargı baskısının sürdüğüne dikkat çekerek, ‘Özgür basın, demokratik toplumun temelidir. Hakikatin sesi susturulamaz’ dedi
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü kapsamında açıklama yayımladı. Açıklamada, 3 Mayıs, Dünya Basın Özgürlüğü Günü, basının kamusal rolünü ve gazetecilerin hakikat mücadelesini hatırlatmak için bir dönüm noktası olduğu, ancak 2026’nın ilk aylarına ait veriler, bu günün Türkiye’de giderek daha ağır bir tablo eşliğinde karşılandığını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsayan istatistiklere yer verilen açıklamada, gazetecilere yönelik ihlallerin münferit değil, sistematik ve çok boyutlu bir baskı rejimine dönüştüğünü gösterdiği kaydedildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
- 2026’nın ilk üç ayında gazeteciler doğrudan hedef haline geldi.
- Ocak ayında 14 gazeteci gözaltına alındı, 1’i tutuklandı, 1 gazetecinin evi basıldı. 3 gazeteci tehdit edildi, 22 gazetecinin haber takibi engellendi.
- Şubat ayında tablo daha da ağırlaştı: 6 gazeteci saldırıya uğradı, 11 gazeteci gözaltına alındı, 5 gazeteci tutuklandı, 6 gazetecinin evine baskın düzenlendi.
- Mart ayında ise 5 gazeteci gözaltına alınırken, 2 gazeteci tutuklandı; 5 ayrı olayda haber takibi engellendi.
İfade Özgürlüğü: Yargı baskısı derinleşiyor
- Ocak ayında 61 gazetecinin yargılandığı 29 dosya devam etti; 3 gazeteciye toplam 3 yıl 9 ay 7 gün hapis cezası verildi.
- Şubat ayında 45 gazetecinin yargılandığı 30 dosya sürdü; 9 gazeteciye toplam 6 yıl 7 ay 6 gün hapis ve para cezası verildi.
- Mart ayında ise 24 gazetecinin yargılandığı 21 dosya devam etti; 3 gazeteciye 9 yıl 1 ay hapis cezası verildi.
- Yılın ilk çeyreği boyunca tutuklu gazeteci sayısı 26 ile 31 arasında değişti. Bu durum, yargı süreçlerinin gazetecilik faaliyetlerini bastırmanın temel araçlarından biri haline geldiğini gösteriyor.
Sansür ve erişim engelleri
- Ocak ayında 3 internet sitesi kapatıldı, 23 habere erişim engeli getirildi, 458 sosyal medya içeriği kaldırıldı.
- Şubat ayında 31 haber ve 272 sosyal medya içeriği erişime engellendi; ayrıca 10 yayın yasağı kararı alındı.
- Mart ayında 6 habere ve 75 sosyal medya içeriğine erişim engeli getirildi.
Basın özgürlüğü alarm veriyor
2026’nın ilk üç ayına ait bu veriler, Türkiye’de basın özgürlüğünün yalnızca hukuki değil; fiziki, dijital ve ekonomik boyutlarıyla da kuşatma altında olduğunu ortaya koyuyor. 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü, hakikat mücadelesi yürüten gazetecilerin maruz kaldığı baskı, yargılamalar, tutuklamalar ve yaşam hakkı ihlallerine karşı bir hatırlatma ve direniş çağrısıdır. Gazeteciler açısından basın özgürlüğü, yalnızca mesleki bir hak değil, aynı zamanda halkın hakikate ulaşma mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle 3 Mayıs; bedel ödeyen, susturulmak istenen ama hakikati yazmaktan vazgeçmeyen gazetecilerin günü olarak anlam kazanır. Özgür basın, demokratik toplumun temelidir. Hakikatin sesi susturulamaz.”
MKG: Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla dernek binasında açıklama yaptı. Açıklamanın Kürtçesini Dernek Başkanı Roza Metina, Türkçesi’ni ise MKG Başkan Yardımcısı Arjin Dilek Öncel okudu. Arjin Dilek Öncel, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü gerçeğin peşinde koşan gazetecilerin baskı, sansür ve şiddetle karşı karşıya bırakıldığı bir süreçle karşıladıklarını söyledi.
Arjin Dilek Öncel, Gazetecilerin hem mesleki faaliyetleri nedeniyle hem de toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı çok katmanlı baskılar nedeniyle hedef haline getirildiğini belirtti.
Hakikati görünür kılma mücadelesinin aynı zamanda erkek egemen medya diline ve sistemine karşı bir mücadele olduğunu söyleyen Arjin Dilek Öncel, “Gazeteciler, yalnızca haber üretmez; aynı zamanda eril şiddeti ifşa eden, görünmeyeni görünür kılan ve toplumsal dönüşüme katkı sunan bir gazetecilik anlayışını inşa eder” ifadelerini kullandı.
Arjin Dilek Öncel şöyle devam etti: “Bugün bir kez daha vurguluyoruz: Gazetecilik suç değildir. Kadın gazetecilere yönelik baskılar son bulmalı, ifade ve basın özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, gazetecilerin güvenli ve özgür koşullarda çalışması sağlanmalıdır. MKG olarak; hakikatin, kadın özgürlük mücadelesinin ve bağımsız gazeteciliğin yanında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyuyoruz. Susturulmak istenen her sözün, bastırılmak istenen her hakikatin izini sürmeye devam edeceğiz. Basın özgürlüğü, herkes için özgürlüktür.”
HABER MERKEZİ









