• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Haziran 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Kesinlik kültürü örgütlü siyaseti nasıl köreltiyor?

Kesinlik 4

19 Haziran 2026 Cuma - 23:00
Kategori: Editörün Seçtikleri, Forum

Kaos teorisinin bize öğrettiği şey: Sistemin gidişatını değiştiren çoğunlukla merkezdeki büyük hamle değil, kenardaki küçük farktır. Bugün ‘sapma’ olarak görülen, yarın sistemin göremediği bir gerçekliğin habercisi olabilir. Onu bastırmak, siyaseti geliştirmez; körleştirir

Nimet Sevim

Demokratik siyasetin en güçlü yanı, birlikte düşünebilmek ve birlikte hareket edebilmektir. Ama bu güç, zaman zaman kendi karşıtına dönüşür. Birlikte düşünmek yerini birlikte tekrar etmeye bırakır. Hareket, alışkanlığa dönüşür. Ve en tehlikeli an gelir: Siyaset, gerçekliği değiştirmek için değil; kendi doğrularını korumak için var olmaya başlar.

Bu dönüşümün altında çoğunlukla tek bir şey yatar: Kesinlik kültürü.

*****

Öğrenmek, var olan bilginin yetersiz ya da eksik olduğunu kabul etmeyi gerektirir. Bu kabulün önünde ise kesinlik durur. “Doğru olan zaten bellidir” diyen bir yapı, yeni bir şey öğrenemez. Çünkü öğrenilecek bir şey olmadığını baştan ilan etmiştir.

Bu bireysel düzeyde de geçerlidir, siyasette de. Hatta siyaset arenasında çok daha güçlü işler. Çünkü bireysel bir yanılgı, kişisel bir deneyimle düzeltilebilir. Ama siyasal bir yanılgı, kolektif bir savunma mekanizmasıyla korunur. Yanlışı görmek isteyenin sesi kısılır, soran sorgulanır, farklı düşünen ayrıştırılır.

Sonuç ortadadır: Demokratik siyaset dışarıdaki gerçeklikten giderek kopar. Dünya değişir, örgüt aynı kalır. Ve bir süre sonra, gerçekliğe uyum sağlamak yerine gerçekliği kendi kalıplarına uydurmaya çalışır.

*****

Kesinlik kültürünün en belirgin göstergelerinden biri, “sapma” kavramının kullanılış biçimidir. Her düşünce sistemi, kendi içinde bir tutarlılık arayışı taşır. Bu meşrudur ve gereklidir. Ama bu arayış “mutlak doğru” takıntısına dönüştüğünde, farklı düşünce artık bir hata ya da tehdit olarak kodlanır. “Sapma” kelimesi devreye girer; ve o kelimeyle birlikte, tartışma kapanır.

Oysa kaos teorisinin bize öğrettiği şey şudur: Sistemin gidişatını değiştiren şey çoğunlukla merkezdeki büyük hamle değil, kenardaki küçük farktır. Bugün “sapma” olarak görülen şey, yarın sistemin göremediği bir gerçekliğin habercisi olabilir. Onu bastırmak, siyaseti geliştirmez; körleştirir. Farklı sesi susturmak kısa vadede rahatlık verir. Ama uzun vadede siyasetin toplumla bağını keser.

*****

Kesinlik kültürü, hiyerarşiyle el ele yürür. Doğruyu bilen varsa, o doğruyu koruyan ve aktaran bir yapıya ihtiyaç duyulur. Bu yapı zamanla kendi içinde katılaşır. Bilgi yukarıdan aşağıya akar; aşağıdan yukarıya çıkan ses ise ancak onaylanmış kalıplar içinde kabul görür.

Nörobilim bu konuda da ilginç bir bulgu sunuyor. Beyin, bilgiyi salt mantıksal bir süzgeçten geçirmez; güç ilişkilerini ve sosyal konumu da hesaba katar. Mutlak merkezi noktalardan gelen bilgiye daha az sorgulamayla inanılır; yerelden gelen bilgiye ise daha fazla dirençle yaklaşılır. Bu, sosyal bir dinamiktir. Ve siyasal yapılar bu dinamiği ya güçlendirir ya da kırar.

Kesinlik kültürüne dayanan hiyerarşik yapılar, bu dinamiği güçlendirir. Düşünce, yukarıda donuklaşır; aşağıda ise suskunluğa dönüşür. Ne sorgulayan bir taban kalır ne de öğrenen bir yönetim.

*****

Demokratik toplum inşasının en temel önermelerinden biri şudur: Farklılık bir sorun değil, bir kaynaktır. Farklı kimlikler, farklı deneyimler ve farklı bakış açıları, ortak bir zemin inşa etmenin ham maddesidir.

Ama bu önerme, kesinlik kültürüyle bağdaşmaz. Çünkü kesinlik kültürü, farklılığı ancak kendi doğrularına yaklaştığı ölçüde kabul eder. Gerçek anlamda farklı olan, yani kendi çerçevesinin dışında kalan şeyi asimile etmeye ya da dışlamaya çalışır.

Bu çelişki, demokratik toplum inşasını savunan yapıların kendi içinde de yaşadığı bir çelişkidir. Dışarıda çoğulculuğu savunurken içeride tekçiliği üretmek; bu sadece bir tutarsızlık değil, inşa etmeye çalıştığı şeyin temelini oymaktır.

Karmaşıklık biliminin ortaya koyduğu şey şudur: En dayanıklı ve en yaratıcı sistemler, çeşitliliği bastıran değil; onu işleyebilen sistemlerdir. Çeşitlilik, sistemin kendini yenileyebildiği, değişen koşullara uyum sağlayabildiği bir kaynaktır.

Öğrenen bir siyaset mümkün mü?

Evet. Ama bunun için kesinlik kültüründen vazgeçmek gerekir. Bu, doğruların olmadığını söylemek değildir. İlkelerin önemsiz olduğunu iddia etmek de değildir.

Şunu söylemektir: En sağlam ilke bile, sürekli sınanan, gerçeklikle hesaplaşan ve gerektiğinde güncellenen bir ilkedir. Bilim bunu bize çok açık biçimde gösterdi. Hiçbir teori, ne kadar güçlü olursa olsun, yanlışlanma olasılığına kapalı değildir. Ve bu açıklık, teorinin zayıflığı değil; gücünün kaynağıdır.

Öğrenen bir siyaset, yanılabileceğini bilen siyasettir. Farklı sesi bastırmak yerine dinleyen, hatayı gizlemek yerine açıklayan ve gerçeklikle her karşılaşmayı bir tehdit değil bir fırsat olarak gören yapıdır. Demokratik toplum inşası böyle bir örgütlenme anlayışı olmadan yürüyemez. Çünkü inşa etmeye çalıştığın şey, tam da bu anlayışın somutlaşmış halidir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İşte işkence görüntüsü

Sonraki Haber

İngiltere ile ‘sıfır atık’ köprüsü kurulacakmış!

Sonraki Haber

İngiltere ile 'sıfır atık' köprüsü kurulacakmış!

SON HABERLER

Kobanê Üniversitesi, Polonya’nın Curie-Skłodowska University ile anlaşma imzaladı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

İngiltere ile ‘sıfır atık’ köprüsü kurulacakmış!

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Kesinlik kültürü örgütlü siyaseti nasıl köreltiyor?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

İşte işkence görüntüsü

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Komünler inşa etmemiz gerekiyor

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Metaların efendilerine karşı, sitüasyonistler

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Kongreye giderken DEM Parti…

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır